Fetva Meclisi
Soru
Selamunaleykum, Nisa suresi 34. ayetinde erkeklere kadınlarla anlaşmadıklarında bir yol gösteriliyor peki neden kadınlara bir yol gösterilmiyor?
Cevap
Benzer fetvalar
‘Kadını dövün’ diyen bir ayet yoktur. Bu soruyu soruşunuzda sıkıntı var. Ayetin son cümlesidir o. Ayette ise, bütün makul çarelerin tükendiği noktada, dağılma ve facianın önlenmesine adına son çare olarak hafifçe vurmayı tercih edin mesajı vardır.
Gusül almamak ibadet yapmamak anlamına gelmektedir. Bu da bir felakettir şüphesiz. İnşaallah iman açısından bir sorun yoktur da nikâh zarar görmemiştir. Eşi sabırla ve sebatla izah etmeye çalışacak. Yalvaracak, rica edecek. İş iman meselesi ise ortada nikâh sorunu var demektir.
Buna fıkıh ilminde HUL’ denmektedir. Hul’, kadının erkeğe mal teklif edip boşanmayı sağlamasıdır. Bu gerçekleştiğinde boşanma ortaya çıkar. Ve bu boşanma da bir BAİN TALAK olur. BİR BAİN TALAK da şu anlama gelmektedir: Yeni bir evlilik yapar gibi yeni bir nikâh akdi ile bir araya gelmeniz mümkündür. Ama bunu muhakkak kendiniz için bir ibret noktası olarak tutun diye size tavsiye ederiz.
Selamünaleyküm. Bize dışarıdan gelen kültürün süzülmeden olduğu gibi alınmasını kabul edemeyiz. Mü'min kimliğimizin sadece camide iken bizimle beraber olmasını isteyecek hâlimiz yok her hâlde. Camide de sokakta da mü'min olarak yaşamalıyız. Sokakta bir mü'minin eşinin omzuna elini koyması haram değildir. Buna haram diyecek kimse de yoktur. Fakat, kâfirlere ait bir görüntünün bizim üzerimizde çirkin göründüğünü de unutmayalım. Evet, o görüntü haram değil ama haramlara açılan yollar hep öyle başlıyor. Erimemek için dikkat etmemiz gerekir.
Bu soruda bir ezilmişlik görüntüsü okunmaktadır. Allah’ın dini İslam, erkek ve kadın bütün insanlarındır. Erkek olmak veya kadın olmak değil mü'min ve muhlis olmak sonucu değiştirmektedir. Nahl Suresinin 39, Âl-i İmran suresinin 195. âyetleri bu gerçeği beyan etmektedir. Din açısından kadın ile erkek arasındaki fark, her ikisinin de yaratılış farklılıklarının üzerine belirlenmiş farklardır. Evet, Nisa suresinin 34.ayeti erkeklerin bir puan önde olmalarını emretmektedir. Bu önde olma bir erkeğin bir kadından bir puan önde olması değildir. Erkek cinsinin kadın cinsinden sorumluluklar açısından önde olmasıdır. Nice kadınlar vardır ki benzeri erkek az yaratılmıştır. Erkek olmak tek başına önde olmaya yeterli değildir. Cennet aynı cennettir ve herkese kadın ya da erkek olarak aynı şartlarda sunulmuştur. Yaşanan hayatta feminist anlayışların Müslüman nesillere etkisinden kaynaklanan endişelerden uzak durulmalıdır. Allah Teâlâ hepimizi razı olacağı hayata yönlendirsin.
Selamünaleyküm. Bir kere Kur'an'ın Bakara suresinden başka yüz on üç suresi daha var. Bakara suresindeki ayetler genellikle evlilikle alakalı ayetlerdir. Evlilikte de yük erkeğin omzunda olduğu için, mes'ul kişi olarak ona hitap edilmektedir. Ancak bu ifadenin Kur'an'ın tümüne şamil olmadığını bilmelisiniz.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Allah muhafaza buyursun, dinden çıkmayı gerektirecek bir iş yapanın nikâhı da anında biter. Eğer kadının iddeti bitmeden tevbe edip iman ederse biiznillah nikâh da devam eder. İddet bittikten sonra olursa yeniden akit yapmak gerekir.
İnsan hayvan değildir, kimse kimseye hayvan muamelesi yapamaz. Kimsenin deliliğini çekmek zorunda olan bir insan da yoktur. Ortada böyle bir durum varsa bir psikolog/aile danışmanı nezaretinde durum tespiti yapılır, onun yönlendirmesi ile de yol alınır.
Dört mezheb fukahasına göre böyle bir neden boşanma nedeni olmaz. Aile devam eder. İki taraftan birinin bu durumu kaldıramaması gibi bir durum söz konusu olursa oturulup değerlendirilebilir. Tek başına böyle bir özrün varlığı boşanma sözcüğünü devreye sokmaz.
Bir kadının sütünü emen çocuk onun süt çocuğu olur. Kadının o andaki kocası da onun süt babası olur. Daha sonra bir boşanma olsa da bu durum değişmez; ebedi süt anne ve ebedi süt baba olarak kalır.
Selamünaleyküm. Bu toplumun ahlak anlayışına göre boşanma gerçekleşmeden evlilik için görüşme yapmak yakışa kalmayan bir iştir. Kardeşiniz uygun olanı yapmış.
Selamünaleyküm. Şeriat’ımıza göre akdedilmiş bir nikâh neticesinde erkeğe bazı haklar verildiği gibi kadına da haklar verilir. Her ikisinin hakları da Şeriat’ın teminatı altındadır. Cinsel hak her iki taraf için de aynıdır. Erkeğin o hakkını alamaması veya kadının o hakkını alamaması durumunda mahkemeye müracaat etme veya boşama/boşanma talep etme de muteber olur. Cinsel hakkın ne kadar olacağı ise bir uzman tarafından belirlenmelidir. Sınırsız bir talep kimsenin hakkı olamaz. Bu nedenle böyle bir sıkıntı hissedildiğinde önce uzman doktorla görüşülüp realite tespit edilir. Gerekli ise tedaviye başvurulur. Düzelme olmaması durumunda ise bir aile danışmanı aracılığı ile denge kurulmaya çalışılır. Bütün bunlar yararlı olmazsa ve hakkını elde edemeyen hak arayışını sürdürüyorsa boşanmaya gidilebilir.