Fetva Meclisi
Soru
Kızım var, okula başlama yaşında. Okula gönderme konusunda düşünüyorum ne yapmalıyım diye. Şu anki ortam gerçekten çok kötü; en dindar aileler bile zor durumda kalıyor, baş edemiyorlar okuldaki ahlaksızlıkla, bu da beni üzüyor. Okula göndermeli miyiz? Onun yerine hafızlık yapabilecekleri bir ortam mı sağlayalım kızlarımıza?
Cevap
Benzer fetvalar
Endişelenmeyin. Uzaktan yapıp yapamayacağına dair bir karar vermek isabetli olmaz. Şu anda da vakıf olarak kapalıyız. Yalnız sözünü ettiğiniz durum ortada ise çocuğa acilen hafızlığı bıraktırın. Bunu yaparken de bir plan dâhilinde yapın. Şöyle yapabilirsiniz: Hocası ile görüşün. Hocası kızımızın tıkandığını bir süre izin yapmasının yararlı olacağını size ve ona söylesin. Siz de “elbette, bize kızımızın huzuru gerekli, o nasıl isterse biz öyle yaparız” gibi bir cevap verin. Kızınız, sizden ve evden ürkmesin. Böylece kıza en az üç ay izin alın. Bu üç ayda kızımız toparlanabilirse zaten kendisi ben gideceğim der, sorun da çözülmüş olur. Olmazsa üç ay daha izin alırsınız. Bu arada da asla onunla bırakma konusunu tartışmayın. Alakanız azalmasın. Bilhassa annesi yüz asmasın onun yanında. Akrabanızla onun bu durumunu paylaşmayın. Özellikle de onun yanında hiç konuşmayın. Bu zaman zarfında imkânlar düzelir de bize gelebilirseniz biz de inceler size cevap veririz biiznillah. Diğer okul programı da bu arada devam etsin. Şeytan sizi yıkmasın, dikkat edin. Yavrunuz için sabah namazlarından sonra dua edin. O size, iyi bir insan, iyi bir Müslüman olarak lazımdır. Böyle yaparsanız bunları kaybetmezsiniz Allah’ın izni ile.
Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.Bu durumdaki genç bir kız için nasihat, rica gibi yöntemler veya azarlama, kınama gibi tavırlar olumlu sonuç vermez. Büyük oranda daha da sertleşmeye ve uzaklaşmaya götürebilir maazallah. Şöyle bir yöntem izlemenizi ve sabırla sonucu beklemenizi tavsiye ederiz: - Sanki küçük bir çocukmuş da başını açmış gibi bakmaya çalışın, buna kendinizi ikna edin. - Onunla günlük hayata dair ortak noktalar oluşturun. Mesela sevdiği aile bireylerini beraberce ziyaret etme, onunla birliktelikten hiç bunalmıyormuş gibi gösterip beraberce gezme... - Örtü ve benzeri konuları onunla hiç konuşmayın ama hiç! - Babalık ve annelik sevginizi, alakanızı artırın. 'Canım kızım' gibi ifadeleri samimi bir şekilde kullanın. Mantığımız şu olacak: Zaten bu küçük çocuk, başını örtmese de olur. - Sevginizi artırmakla onun imandan çıkmasını engellemiş olursunuz. Çok geçmeden de eskisinden daha iyi örtünür biiznillah. Örtüsüne takılır kalırsanız yarın maazallah imanı ile ilgili ne yapacağınızı araştırmak zorunda kalabilirsiniz. Beterin beteri var. Kendinizden ittikçe o da şeytana daha yakın duracaktır. Bu durumda iken onu kurtarma ihtimaliniz üç ise o zaman bire düşecektir. - İnsanların, akrabalarınızın ne dediğine ne diyeceğine takılmayın. Sizin derdiniz size yeter, ateş düştüğü yeri yakar. Sizden başkası size kesin çare olacak şeyler göstermez. - Bu reçete zordur ama en azından sebep siz olmadığınız için veya onu daha fazla itmediğiniz için huzur içinde olursunuz. Aksi ise hem onu kaybetme hem kendinizi yıpratma ve kahretme şeklinde olur. - Bitmez tükenmez bir dua hamlesi başlatın. Onun yüzüne veya duyacağı ortamlarda değil ama siz ve Rabbiniz başbaşa iken çokça dua edin. Özellikle zaman zaman teheccüde kalkın ve dua edin. Duanız ve sabrınız yoksa Allah'ın yardımı da yok gibidir, bunu unutmayasınız. - Allah yardımcınız olsun, size sabırlar indirsin. Amin.
Korkmasa idiniz aklınızdan şaşardım. Elbette uykularımızı kaçıracak kadar vahim bir gidişata doğru yürüyoruz. Allah yardımcımız olsun. Korkmakla, korkumuzun esiri olmak arasında denge kurmalıyız. Tıpkı hastalıklar gibi; nasıl hastalıktan ve hele salgından ödümüz patlıyor ama tedbirimizi alıp hayatı devam ettiriyoruz, bunu da genel çizgileriyle öyle yapacağız. Şöyle bir planlama yapın: Bir kere bu durumu size mahsus bir sıkıntı görmeyin. Dünya böyle oldu. Her sabah ahirete bir gün daha yakınız bu hayatta. Bunlar da kıyametin gerekleri. Ne olursa olsun, ne yaparsa yapsınlar, yaşları ne olursa olsun asla çocuklarınızın size olan sevgi ve saygılarını eskitmeyin. Kızacağınız zaman bile banyoya gidin gizlice orada ağlayın ama onlara hissettirmeyin. Sevginizin ve onların size saygısının gücü polisin onların üzerindeki gücünden çok daha fazladır. Bunu sakın unutmayasınız. Ana ilkeniz bu olacak. Din ve ahlâk verirken lokma lokma verin. Büyük dilimle boğabilirsiniz çocukları. Onlardan çok çevreleri ile ilgilenin. Arkadaşları kim ise onlar da o olacaktır. Gerekiyorsa en yakın aile yakınlarınızla bile bağınızı kesebilirsiniz. Mesela teyzeleri tesettür konusunda kötü örnek oluyorsa o, sizin baypas edilmiş bir anne durumuna gelmenizi sağlar uzun zamanda. Siz de dışarıda aradığınız mikrobu elinizle onların ciğerine salmış olursunuz. Salgında en yakınlarımıza bile maskeli durduğumuz gibi bakacağız bu konuya. Baba ve anne olarak onların önünde çift bakışlı durmayacaksınız. Onlarla ilgili farklı düşünseniz bile bunu hissetmesinler. Eşinizle ne kadar mutlu ve tek beden olabilirseniz çocuklarınızı o kadar iyi yetiştirirsiniz. Hiçbir eğitim kurumuna güvenmeyin. Siz anne olarak dünyanın en iyi okulu ve medresesiniz. Duanız büyük bir silahtır. Her namazdan sonra zaman zaman gece namazına kalkarak hususi dualar etmelisiniz. Ve sabırlı olun. Yüzlerce sene sürebilecek bir mücadeleye hazır hissedin kendinizi. Acele ederseniz şeytan sizi çok sever. Allah yardımcınız olsun.
Beş yaşında çocuğunuzu hafız yapma arzunuz mükemmel ve mübarek bir duygudur. Yürekten tebrik ederim. Ama bulunduğumuz ortam itibarı ile getirisi ile götürüsü arasında yakınlık olmayan bir uygulamadır. Maalesef size onu yapmanızı tavsiye edemeyeceğim. Yapanlar vardır. Ama onların da çocukları üzerinde umduklarını bulabildiklerini söylemek zor. Özellikle size tavsiyem, çocuğunuzu Kur'an sevdalısı biri olarak yetiştirin. Hafız olmasın ama Kur'an denen yerde ayağa kalksın. Kur'an üzere yaşama hasreti taşısın. O yaşta acilen vermeniz gereken bilgi ve heyecan budur. Bunu da siz, anne ve baba olarak vereceksiniz. Çocuğunuza buna uygun bir muhit oluşturacaksınız. Evinize giren çıkan yakınlarınızı, misafirlerinizi buna göre belirleyeceksiniz. Bu büyük ve uzun bir mücadeledir. Bunu becerebilirseniz, zaten bir zaman sonra çocuk kendini Kur'an'a vermek isteyecektir. Umarım, maksadı anlatabilmişimdir. Evet, uzun bir harita çizdim ama uygulanabilmesi bakımından bu daha pratiktir. Dualar ederim, dualarınızı beklerim.
Selamünaleyküm. Yüksek okula gönderirken hata ettiğinizi bilmeliydiniz. İki yıllık okullarda ve diğerlerinde bu tür açılımlar hemen herkesin tehlikesidir. Bundan sonraki bölümde tavrınız normaldir. Allah yardımcınız olsun.
Kızınızın bir rahatsızlık geçirdiğini kabul edin ve ona daha fazla yaklaşın. Açılmayı konuşmayın, tartışmaya girmeyin. O haliyle bile onu çok sevdiğinizi ve kabullendiğinizi hissettirin. Bunu becerebilirseniz bir zaman sonra geri döner biiznillah. Böyle yapmazsanız, sürekli örtünmeyi konu edinirseniz düşüncelerinde kökleşebilir ve umduğunuzu bulamazsınız maazallah.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Namaza hazırlanarak çıkan imamı duymak bir tür zafer haberi gibi geldi kulağıma. Elhamdülillah; mihrabı ciddiye alan görevliler de varmış. Allah sizden razı olsun. Peygamber aleyhisselamın vekaleti olarak yürüttüğünüz göreviniz mübarek olsun. Kur'an'da hedef, onu okumak ve amel etmektir. Hatim diye bir hedef yoktur aslında. Ama biz, hatimle bir tür heyecanımızı artırdığımız için hatim bitirmeye önem veriyoruz. Bu anlamda, Kur'an'ın namazda hatmedilmesi nur üstüne nur olur. Fakat nerede olursa olsun, önemli olan okumak ve amel etmektir. Mübarek olun, makbul olun.
Şaka ile bile olsa, bir Müslüman'a kesici bir aleti doğrultmak caiz değildir. Ama o aletle maddi bir zarar vermedikçe mahkemelik bir suç da oluşmaz. Gönlünü alıp helalleşmek ve mağfiret dilemek gerekir. Kardeşliğimizin değerini bilelim.
Kendi vücudunuzdan sökülüp dikilerek yapılan tedavinin bir sakıncası yoktur. Başkasının saçını alıp dikme ise ihtilaflıdır. Siz, tedavinizi olduğunuza göre yapacak bir şey yoktur. Geçmiş olsun. Hatalarımız için istiğfar etmeye mecburuz. Allah kolaylıklar versin.
Demokrasi ve onun ürettiği sorunlar/çözümler akide ve fıkıh kitaplarımızın umumiyetle ele almadığı konulardan oluşmaktadır. Böyle bir durum da tabii olarak Müslümanların, nasıl bir tavır gösterecekleri konusunda aralarında ihtilaf etmelerine neden olmaktadır. Bu, bir ictihad meselesidir. Müslümanlar, samimi olduktan sonra birbirlerini ictihadi konularda tenkit etmemelidirler. Gaye Allah rızası ise, iyi niyetle yapılan işlerde akıbetin hayır olacağını umarız. Allah sonumuzu hayretsin.
Yolunuz mübarek olsun. Ne mutlu size; Allah'ın azabı ile karşılaşmadan mağfireti ile buluştunuz. Sizi defalarca tebrik ederim. Büyük bir nimetle karşılaşmış bulunuyorsunuz. Size tavsiyelerim şunlardır: 1- Kesinlikle Allah Teala'nın size olan nimetinin kıymetini bilin. Adeta ölümden döndünüz. Şeytan sizi yıldırıp bıktırmaya çalışacaktır. Sakın ona aldırmayın. Bir kere kurtuldunuz, geri çevirecek ayak kaymalarına, yalpalamalara sakın aldırış etmeyin. 2- En büyük hedefiniz, dönüş heyecanını kaybetmemek olmalıdır. Yani siz, üzerinizde Allah Teala'ya ödenmek üzere şu kadar namaz borcu olduğunu bilin, boyun büküklüğünüz devam etsin, gerisi çok kolaydır. 3- Baliğ olduğunuz günden itibaren, zamanını hatırlamıyorsanız on beş yaşından itibaren kılamadığınız namazları hesaplayın. Mesela iki bin sabah namazı, iki bin iki yüz öğlen namazı gibi. Toplam borcunuz belli olunca kendi kendinize azmedin. Ben her fırsatta kaza kılacağım deyin. Ve bunu tatbik edin; bir yerde iki sabah namazı kılın. Sonra iki öğlen, Üç akşam kılın. Sadece farzları ve vitri kılmanız yeterlidir; sünnetleri kılmayın. Böyle devam edin. Daha sonra, ömrünüzün yetip yetmeyeceğine aldırmayın. Yeter ki heyecanınız eksik olmasın. 4- Kur'an'dan ezberlemeye kendinizi zorlamayın. Namaz kılacak kadar bilmeniz şimdilik yeterlidir. Onun yerine aşırılığı olmayan bir ilim meclisi dersine katılın. Fıkıh öğrenin. Çokça dua edin. Ailenizin üzerine düşün. Çocuklarınızı ihmal etmeyin. Allah yolunuzu açık etsin. Sevinin, iyi yoldasınız.
Âlimlerin bir bölümüne göre namazda erkekle kadının bir farkı yoktur. Ama yaygın olan uygulama kadınların erkeklerden bazı hususlarda farklılığıdır. Bu farklılıkların hiçbiri namazın bütünü ile ilgili değildir. Daha çok kadının fiziki yapısı, tesettür hassasiyeti dikkate alınarak konmuş kurallardır. Rukûden oturuşa kadar farklılıkların hikmetinde bu sırrın bulunduğunu bilmeliyiz.