Fetva Meclisi
Soru
Kâfir olan kocanın karısının nikâhının direkt olarak düştüğünü öğrendim sizden ve aklımda şüpheler var şu an. Eşim geçen senelerde bir zamanda dini bir konuda inatlaşınca ağzından istenmeyen sözler çıktı. Neler söylediğini hatırlayamıyorum ama o an onun imanıyla alakalı şüphe duyduğumu hatırlıyorum. Ama eşimin de bunu inatlaşma sonucu söylediğinin de farkındayım. Yine de ister istemez içime şüphe düştü, benim nikâhım düşmüş müdür diye. Çünkü nikâhım düşmüşse zina eder durumda oluyorum, Allah muhafaza. Söylediği sözleri hatırlamıyor olmam sonucu değiştirir mi? Nikâhım düşmüşse bu durumda ne yapmam gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ aklımızı ve dinimizi korusun. Ne büyük bir musibet bu. Bir insana veya insanlara kızıp intikamını dininden alır mı bir insan! Maazallah büyük bir cahillik, çok büyük! “Ben Müslüman değilim” şeklindeki bir söz, başka türlü yorumlanamayacak kadar açık bir dinden çıkma sözüdür. Ama sonra tevbe etmek veya hemen ardından namaza durmak gibi dönüş söz konusu değilse sözün sahibi dinden çıkmıştır. Dinden çıkanın karısı eşinden ayrılmış olur yani nikâhları düşer. Eğer karı koca olmadan önce böyle bir şey oldu ise yani nikâhları var ama karı koca olmamışlar ise ayrılık tamamen gerçekleşmiş olur. Erkek tekrar Müslüman olursa yeni bir nikâhla bir araya gelebilirler. Karı koca olduktan sonra dinden çıkma söz konusu ise kadın iddet beklemeye başlar. İddet üç aybaşı dönemi demektir. Üçüncü aybaşı bittiğinde kocası dine dönmedi ise nikâh tamamen bitmiş demektir. İddet içinde iken İslam’a geri dönse yani tevbe etse nikâhları devam ediyor olacaktı. İddetten sonra ise ancak tekrar Müslüman olmak şartı ile yeni bir nikâh ile bir araya gelebilirler.
Selamünaleyküm. Genel olarak değil de belli bir konuda ne dediğini bilmek gerekir ki nikâh düşüp düşmediği şeklinde konuşulabilsin. Mesela namaza gerek yok derse nikâh da düşer.
Selamünaleyküm. Nikâh açısından bu durumda bir sıkıntı yoktur.
Bu büyük bir afet olmuş. Büyük bir tevbe ile bu hatayı kapat. Tevbe et. Unutma, seni ilk defa bu hataya iten şeytan senin tevbeni de geciktirebilir, yaptığında da sulandırabilir. Bu tevbeyi hayatın bil. Eşin dâhil kimseyi bu bilgiye ortak etme sakın. Ve seni bu hataya iten sebeplere karşı kendini koru. Allah'ı unutma, kabir hayatını unutma, cehennemi sakın unutma!
Belirttiğiniz büyük günahı yani Allah’a küfretmeyi yapan bir insan dinden çıkmış olur. Eşi ile nikâhları da o anda biter. Eşinin iddet bekleme süresi (üç hayız dönemi) geçene kadar tekrar tevbe edip iman ederse yeni bir nikâha gerek kalmadan bir araya gelebilirler. Bu süre içinde tevbe etmezse iddet bitimi ile beraber nikâh da sonsuza kadar bitmiş olur. Yıllar geçse de durum böyledir. Daha sonra ne zaman tevbe eder ve yeniden evlenmek isterlerse iki şart önemlidir: a- İman ve tevbe gerçekleşmiş olacak. b- İlk evlilik gibi yeniden nikâh yapacaklar. Bu hükmü bu şekilde bilmeden dinden çıktığı hâlde karı koca olmaya devam ettikleri günler varsa, onun için Allah’a istiğfar edecekler. Ayrıca yapılacak bir iş yoktur.
Selamünaleyküm. Nikâhı imandaki hata düşürür. Namazı inkâr etmek gibi imanı yıkan bir durum yoksa eğer terk etmekten ötürü nikâh düşmez. Nasihat edip, düzelmesi için gayret edilmelidir.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Maalesef Müslümanlar arasında çıkan bazı gruplar, İslam namına yalan uydurmayı bir iş zannetmişlerdir. Bilhassa Şiilerin bu tür asılsız ithamları yaygındır. Değil inanmak, bilgi yerine koyup ilgilenmek bile makul değildir. Okumamış olun gitsin.
İlk ve en önemli vazifemiz kendimizi geliştirmek olmalıdır. Evet, birilerine faydamız olmalı ama bu ne istediğimiz gibi olabilir ne de böyle bir isteği ilk işimiz yapabiliriz. Gerçekçi olmamız gerekir; önce kendimiz sonra da yapabildiğimiz kadar çevremiz ilgi alanımız olmalıdır. Yaşınız gereği sizin tecrübeniz de azdır. Zamanla biraz daha gelişeceksiniz ve olaylara, insanlara daha geniş bir perspektiften bakabileceksiniz. O zamanki yorumlarınız da farklı olacaktır. Kendinizi geliştirmeniz ise önce sağlam bir iman oluşması olmalıdır. Ardından da ibadetlerinizi eksiksiz yapmaya gayret edeceksiniz. Çevrenizi kesinlikle 'onun gibi olmak istemeyeceklerinizden' arındırmanız gerekir. Kış günü sokak ortasında hiçbir soba sizi ısıtamaz. Bozuk insanların ortasında da siz iyilik yolunda hızlı ilerleyemezsiniz. Dua edin, gayret edin. Allah yardımcınız olsun.
Bir kere yaşadığımız ortamın bir İslam Devleti olmadığını bilmeniz gerekiyor. Bulunduğumuz şartları İslam devletinde bir mü’minin yapacağı işlerle kıyas etmeniz makul değildir. Zekât ve vergi bir arada olmaz, bu doğrudur. Bulunduğumuz yerin zekât yeri olmadığı da başka bir doğrudur. İki doğruyu birbirine karıştırmayalım.
Yorumlanabilir işleri mümkün oldukça iyiye yorumlamayı ilke edinmeliyiz. Ölüp Rabbine gitmiş bir mü’min hakkında bu tür konuşmalar yapılmamalıdır.
Klozet şeklindeki tuvaletin etrafı genellikle necaset almaz. Evdeki terliklerin orada kullanılmasının necasete temas etme ihtimali oluşturmayacağını düşünürüz. Özel bir durum olmadıkça sıkıntı da yoktur.
Nikâha zarar vermeyebilir ama insanlığa zarar verir. İnsanlığın zarar gördüğü yerde de din zarar görür.