Fetva Meclisi
Soru
Yaptığım araştırmalar sonucunda devlete verilen verginin aslında İslam’da yerinin olmadığını ve İslam’da sadece malın 40’da 1’i olan zekât ibadetinin yer aldığını öğrendim. Madem İslam’da zekât dışında devlete verilen verginin yeri yok, biz de devlete olan vergiyi, faize paramızı yatırıp faiz kısmıyla ödesek ve zekât ve kendi harcamalarımızı helal kazancımızdan yapsak olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Yaşadığımız afetin ağırlığı tartışılmayacak kadar büyüktür. Elbette böyle bir dönemde Müslümanlar, topraklarında yaşadıkları devlete sahip çıkacaklardır. Ancak zekâtın, özel bir ibadet olarak harcanma alanları devletin sıradan harcama alanları ile aynı değildir. Gördüğümüz kadarı ile devlet şu ana kadar, “zekât bölümü” diye bir ayrı hesap açmamıştır. Bu nedenle zekâtınızı ibadet açısından daha garantili olması için Diyanet Vakfı’na verseniz kabule daha yakın olur zannederiz. Allah kabul etsin.
Zekatı şahıslar verir. Kurumların zekatı olmaz. Cami ve dernek, vakıf kurumdur. Parasının zekatı olmaz. İş yeri, şirket gibi kurumların ise sahipleri bulunduğu için onlar zekat verirler.
Selamünaleyküm. Zekât bir ibadettir ancak niyetle yapıldığında sevaba dönüşür ve ibadet olarak yerini bulur. Siz o paraları verirken zekât olarak niyet etmediğiniz için sonradan onu ibadete dönüştüremezsiniz. Tıpkı, dün kıldığı bir nafile namazı bugünkü farz namazın yerine saymak isteyen biri gibi olur bu.
Zekât, ferdi bir ibadettir. Topladığınız para, aranızda bölüşmediğiniz ve ortak rızanızla kullanılan bir paradır. O paranın zekâtı gerekmesi için size dağıtılması ve her birinize 81 gram altın alacak kadar düşmesi, ondan sonra da üzerinden 255 gün geçmesi gerekir. Eğer daha önce zekâtını verdiğiniz bir mal varsa bu malı ona ilave edebilirsiniz. Onunla beraber bu paranın da zekâtı verilir. Allah'a emanet olunuz.
Müslüman, kendisini kötü gösterecek davranışlarda bulunmamalıdır. Vergi vermek veya vermemekten önce bu konuya dikkat etmeliyiz. Gizli yürüttüğünüz işlerde ise vicdanınızın sesine kulak verin, fetvaya gerek yoktur. Allah'a emanet olun.
Asla zekât ve vergiyi birleştiremeyiz. Bu şuna benzer: Teravih namazı çok yoğun, akşamı da ondan sayalım! Böyle bir şey olamaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Klozet şeklindeki tuvaletin etrafı genellikle necaset almaz. Evdeki terliklerin orada kullanılmasının necasete temas etme ihtimali oluşturmayacağını düşünürüz. Özel bir durum olmadıkça sıkıntı da yoktur.
Maalesef Müslümanlar arasında çıkan bazı gruplar, İslam namına yalan uydurmayı bir iş zannetmişlerdir. Bilhassa Şiilerin bu tür asılsız ithamları yaygındır. Değil inanmak, bilgi yerine koyup ilgilenmek bile makul değildir. Okumamış olun gitsin.
Nikâha zarar vermeyebilir ama insanlığa zarar verir. İnsanlığın zarar gördüğü yerde de din zarar görür.
Bir insanın imanının gittiği ancak kesin bir bilgi ile söylenebilir. 'Olabilir' türünden bilgilerle kimseye imansız denemez. İmanın düşmesinde elinizde kati bir bilgi yokken de sizin nikâhınızın düştüğünü söylemek mümkün değildir. İnşaallah daha sonraki dönemde imana yeniden döndüğünü gösteren belgeler kati olur ve siz rahat etmiş olursunuz.
Hanefi mezhebine göre bakılacaksa meseleye oradaki size uyarak namaz kılanların namazı eksik olmuştur. O kişileri bulabilirseniz o namazı kaza etmelerini rica edin. Bulamazsanız diğer mezhepler açısından bir tashih mümkün olduğu için inşaallah sıkıntı olmaz diye umarız.
İlk ve en önemli vazifemiz kendimizi geliştirmek olmalıdır. Evet, birilerine faydamız olmalı ama bu ne istediğimiz gibi olabilir ne de böyle bir isteği ilk işimiz yapabiliriz. Gerçekçi olmamız gerekir; önce kendimiz sonra da yapabildiğimiz kadar çevremiz ilgi alanımız olmalıdır. Yaşınız gereği sizin tecrübeniz de azdır. Zamanla biraz daha gelişeceksiniz ve olaylara, insanlara daha geniş bir perspektiften bakabileceksiniz. O zamanki yorumlarınız da farklı olacaktır. Kendinizi geliştirmeniz ise önce sağlam bir iman oluşması olmalıdır. Ardından da ibadetlerinizi eksiksiz yapmaya gayret edeceksiniz. Çevrenizi kesinlikle 'onun gibi olmak istemeyeceklerinizden' arındırmanız gerekir. Kış günü sokak ortasında hiçbir soba sizi ısıtamaz. Bozuk insanların ortasında da siz iyilik yolunda hızlı ilerleyemezsiniz. Dua edin, gayret edin. Allah yardımcınız olsun.