Fetva Meclisi
Soru
Hocam, koronavirus şüphesi olan kişilerle direkt temasta olan sağlıkçı hanımların sorusu: "Abdestimizi alıp steril tulum ve maske giyiyoruz. Kaynaklarımız sınırlı, her abdest için tekrar steril tulum maske kullanmamız mümkün değil. Bu durumda teyemmüm edebilir miyiz?" "Karantina otelinde ya da hastanede nöbet tutarken koruyucu kıyafetlerimizi çıkarmak risk oluşturuyor. Ya da uzun uzun soyun giyin abdest al vaktimiz olmayabiliyor. Kısıtlı zamanda ortamda su bulunmasına rağmen teyemmümle namaz kılabilir miyiz?"
Cevap
Benzer fetvalar
Allah Teâlâ’dan o ve benzeri bütün hastalıklardan afiyet dileriz. Salgın hastalıklardan birine yakalanan bir mü'min, Yoğun bakım şartlarında ise: a- Abdest alamayacağı için mümkünse teyemmüm eder. Teyemmüm de mümkün olmayabilir. Şuuru yerinde ise yatağında ima ile namaz kılar. Şuuru kapalı veya yirmi dört saatten fazla uyutulmuş durumda kalırsa ondan, o namazlar düşer. Sonra kaza etmesi de gerekmez. Bir günden az olan o yoğunluk şartlarındaki namazları ise sonra kaza eder. Tutamadığı Ramazan oruçları olursa onları kaza eder. b- Serviste veya evde ise: Normal abdestini alır. Alamayacak veya kendisine yardım edilebilecek bir durumda ise teyemmüm eder. Onu da yapamayacak bitkinlikte ise o da ima ile namazını kılar. Oruçlarını zaten kazaya bırakacaktır. c- Böyle hastaların öncelikli olarak namazların farzlarını eda etmeleri yeterlidir. Kendilerini uygun buldukları takdirde sünnetleri de kılarlar. Allah Teâlâ hepimize afiyetler ihsan etsin.
Allah Teâlâ hastanıza afiyet size sabırlar ihsan etsin. Bilginiz eksik bir bilgidir, doğrusu şu şekildedir: Suyun bulunduğu yerde teyemmüm olmaz ama suyu kullanması mümkün olmayan mesela bir hasta teyemmüm eder. Çünkü su, sizin hastanız için yok durumundadır. Hastanızı teyemmüm ettirin, namaz kaçırmasın. Allah’a emanet olun.
Allah Teâlâ afiyetinizi daim etsin. Sıkıntınızı ve ağrılarınızı günahlarınızın temizlenmesine vesile kılsın. Âmîn. Durum şöyledir: 1- Yoğun bakımda veya eliniz kolunuz bağlı gibi bir durumda olmadığınız sürece gusletmeniz gerekecektir. 2- Evet, bir bayan olarak gusletme fırsatı bulamayabilirsiniz. Buradaki bulamama sıfır imkân denebilecek bir bulamama olsun. 3- Bu noktadan sonra teyemmüme geçebilirsiniz. Teyemmüm edin, o teyemmümle namaza geçin. İlk su fırsatında da gusledersiniz. Geçmiş olsun.
Gusül abdestini almak farz iken su bulunuyor ancak uygun bir ortam -örneğin mahremiyet sağlayacak, üstünü açıp rahatça yıkanabileceğin bir yer- bulunamıyorsa, kişinin mahremiyetini koruyamayacağı bir durumda suyla gusletmesi gerekmez. Bu durumda teyemmümle yetinmesi caiz olur. Çünkü suyun varlığı değil su ile yıkanmanın fiilen mümkün olup olmaması dikkate alınır. Nitekim Kur'an-ı Kerim'de: "Eğer hasta olur ya da yolculukta bulunur ya da tuvaletten gelir veya kadınlara dokunur da su bulamazsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin..." (Maide Sûresi, 6. âyet) buyrulmuştur. Bu ayette geçen "su bulamamak" sadece fiziksel yokluk değil, suya erişimin fiilen mümkün olmaması veya kullanmanın ciddi sıkıntıya yol açması hâllerini de kapsar. Banyo tadilatı gibi bir durum, başka güvenli ve mahrem bir yıkanma yeri yoksa geçici olarak teyemmümle ibadet etmene izin verir. Ama bu teyemmüm geçici bir çözümdür. Uygun ortam oluşur oluşmaz gusül alınmalıdır.
Böyle salgın zamanında sizin gibi bir hastanenin acilinde nöbet tutan doktorların, koruma amaçlı olarak giydikleri kıyafetlerini çıkarmadan namaz kılmalarında hiçbir sakınca yoktur. Hatta çok yoğun durumlarda, üzerinizdeki tulumu çıkarmanın sağlık açısından sakıncası veya yenisini temin etmede zorluğu olacaksa teyemmüm bile etmeniz mümkündür. Sizin bu durumda kıldığınız namaz biiznillah cephede mücahitlerin kıldığı namaz gibidir. İhlasla ve gayretle yaptığınız her çalışma sizin adınıza büyük bir hasene olarak yazılacaktır. Salgın geçtikten sonra insanlar, doktorları övmekten vazgeçeceklerdir hatta kusur olarak bir şeyler saymaya bile başlayabilirler ama melekler sizin gayretlerinizi asla unutmayacaktır. Sizin ve bütün insanların en dar günü olan mahşerde bugünkü gayretleriniz sizi bulacaktır. Bundan emin olarak heyecanla çalışın. Allah yardımcınız olsun, sa'yinizi meşkûr kılsın. Elinize şifalar indirsin. Kardeşlerimize selamlarımızı ve dualarımızı hasseten bildiriniz.
Aleykümselam. İhtimale binaen bir hüküm değiştiremeyiz. Hastalığınız kesin o nedenle ise eğer abdest almayabilirsiniz. Onun yerine teyemmüm edersiniz ama bu durum bir ihtimal ile değil kesin bilgi ile olmalıdır. Rahatlatıcı alternatifler üretmeye çalışın. Mesela çorap mest giyin.
Corona konusundaki diğer fetvalar
Bulaşıcı hastalık zamanında insanların topluca bulundukları yerler için DEVLETİN belirleyeceği kurallar arasında; cuma ve bayram namazlarının kılındığı cami ve mekânları kapatmak gibi bir tedbir uygulanıyorsa, cuma namazı öğle namazı olarak eda edilebilir. Bulaşıcı hastalık kendisine isabet etmiş bir kişi cuma namazı için ona tahsis edilebilecek bir yer sağlanamıyorsa cuma namazına gitmemelidir. Ulemanın cumhurunun görüşü bu şekildedir.
Böyle bir tespit isabetli olmaz. Dışarıdan izlendiği kadarıyla, Kâ’be etrafında tavafın güvenlik/sağlık gibi nedenlerle geçici olarak engellenmesi tabii görülmelidir. Tabiki yöneticilerin niyetini Allah bilir. Bu durum tarihte ilk değildir. Evet, yaygın olmayan bir durumdur ama ilk değildir. Bunu kıyametle ilişkilendirmek yerine insanoğlunun isyanı sebebiyle yer yüzünün afetler diyarına dönmesinin sebep ve akıbetleri üzerine kafa yormak daha doğru olur. Corona virüsü veya benzeri salgın bir hastalık, Müslüman doktorların ve bilim adamlarının tespitleri doğrultusunda umre ve haccın geçici bir süre yasaklanmasının sebebi de olabilir. Böyle bir uygulama biiznillah sakıncalı değil, aksine Müslümanların menfaatine, insanlığın lehinedir. Dinin maksadına daha yakın bir uygulama olacağını umarız. Allah Teâlâ ümmetimizi ve insanlığı benzer afetlerden muhafaza buyursun.
Bu şartlarda öyle bir şey olamaz. Bu durum daha da değişirse belki düşünülebilir. Bunun tek istisnası, hastalığa yakalanan ve tedavisi yapılan kimseler olabilir.
Cuma namazı vaktinde ticaretin haram olması, Cuma namazı kılması farz olanlar için bir kuraldı. Nedeni de Cuma namazına mani oluşturması ihtimali idi. Bu durumda ‘Cuma namazına mani olma’ riski bulunmadığına göre o saatte ticarete de engel yok demektir.
Şu fani alemde söylenebilecek en gerçek söz şu sözdür: İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn / Biz Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz. Bu kadar. Şu anda insanlık olarak, istilası altında olduğumuz bela herkesi sarsmıştır. Kendisi gittikten sonra da izi senelerce sürecek gibi durmaktadır. Allah Teâlâ rahmeti ile hepimizi muhafaza buyursun. Belki şu anda zamanı değil ama bütün insanlık ve bütün mü'minler neden geldi, nasıl geldi sorusunu maddi ve manevi her iki yönden incelemelidirler. İnşaallah hepimiz için de büyük bir ders olur. Bu olay gösterdi ki insan, öyle sanıldığı kadar da abartılı bir gücün sahibi değildir. Hastalıktan önce hastalık korkusunun erittiği bir insan nasıl kendisini ‘Allah’ın kulu’ olmanın ötesinde bir yerde görebilir? İnsan zayıf yaratılmıştır. Herkes Allah’a muhtaçtır. Beşer olarak becerebildiğimiz kadar tedbirler alıp Allah’ın kapısında yalvarır olacağız, kurtuluş buradadır. Öldürme oranı yüzde üçü bulmayan bir hastalıktan korku her şeyi alt üst etti. Hâlbuki ölümün öldürme oranı yüzde yüzdür, ölümden korkup tedbirler almamız gerekirdi. Hastalık bulaşan kardeşimizle alakalı olarak neler yapabilirize gelince: Zaten tıbbın kontrolü altına alındığını söylüyorsunuz. Yapabileceğimiz yapılmıştır. Doktorların tavsiyesine de kulak verelim. Onunla alakalı ve çevresi ile alakalı neler tavsiye ediliyorsa o yapılsın ve asla ihmal edilmesin. O ve hepimiz, sabrederek bu sıkıntıyı sevaba dönüştürmeliyiz. Çok dua edelim. Genel dualar yapalım, kardeşimizin ismi ile de dua edelim. Biiznillah kardeşimiz iyileştiğinde günahlarından temizlenmiş olarak iyileşecektir. Bu da onun için kazanç olacaktır. Eğer kaderinde aramıza dönmek yoksa bu da onun için bir şehitlik mertebisidir ki, ne mutlu ona deriz o zaman. Bu süreçte kasıtlı veya kasıtsız ama ihmalle bir insana hastalık bulaştırmanın büyük bir vebal olacağını hiçbirimiz unutmayalım. Allah’tan umudumuzu eksiltemeyiz. Son nefesimizde bile biz onun rahmetini umarak bitiririz nefeslerimizi. Allah yardımcımız olsun.
Cuma namazı öğlen namazı değildir. Öğleni camide kılamadığımız için evde tek veya cemaatle kılabiliriz. Cuma namazı ise sadece camide ve devletin tayin ettiği görevlinin arkasında kılınır. İbadet ciddiyetimizle duygusallığımızı karıştırmamalıyız. Cuma kılamama nedenimiz biiznillah makuldür. Bu nedenle bir vebalimiz yoktur.