Fetva Meclisi
Soru
Hocam, teyze ve hala çocuklarım arasında on dokuzu evli. Bunlardan sekizi boşandılar. Geri kalanlarda da evliliği çok iyi olan üç dört kişi var. Benim de evlilik yaşım geldi ama bu görüntüye bakınca evlenmekten uzak durmak istiyorum. Annem de bana hak veriyor. Ben evlenmesem günaha girer miyim? Bu kadar kötü örnekten sonra sağlıklı bir evlilik düşünemiyorum bile.
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, sizin anlattığınız bu görüntü boşanmayı makul duruma getiriyor ama sizin de duygusal bir karar verip vermediğinizi iyi bellemeniz gerekir. Muhakkak bir hakem ile karar verin. Şeytan iş bitikten sonra sizi pişman ettirebilir. İyi düşünün ve bir kere karar verin.
Evlenmek erkek veya kadın için normal durumlarda sünnettir. Sünnet olması evlenmeyenin günaha girmeyeceğini gösterir. Evet, aile istikrarı ve huzuru açısından zor zamanlar yaşadığımızı inkâr edemeyiz, bu tespitiniz doğrudur. Yalnız her zorluktan kaçarsanız nasıl yaşayacaksınız? Yollarda çok trafik kazası oluyor diye insanlar trafiğe çıkmasınlar mı? Hayır, trafiğe çıkıyorlar ama tedbirlerini artırarak çıkıyorlar. Evlenmeyi de öyle görmeliyiz, çok dikkat ederek, sabrederek ve benzeri tedbirlerle evlenmeyi tercih etmek gerekir. Böyle bir fitne zamanında evlenmekten kaçan mı kâr eder içinde sabreden mi onu bilemeyiz. Kararınızı tekrar düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Hayat bu değildir, kendinizle ve geleceğinizle ilgili bir konuda insanların ne diyeceğine bakarak yaşamanız büyük bir zafiyettir. Size tavsiyemiz kendinize gelmeniz ve dik durarak istikrarlı kararlar vermeye çalışmanızdır. Kulağınızı kapatın, insanları dinlemeyin, onun yerine kalbinizin sesine kulak verin.
Biyolojik olarak evlenmemenin sana zarar vermediği ve evli olmadığın için harama düşme tehliken yoksa evlenmek zorunda değilsin. İstersen evlenirsin istersen bekâr kalırsın. Bu şartlarda evlenmez ve bekâr olduğun için günaha bulaşmazsan vebalin olmaz. Yalnız şunu da bilmelisin: Kaderin sana ne hazırladığını bilmiyorsun. Kimse ile görüşmekten korkman gerekmez. Dik dur. Rabbine dayan. Kaderinde varsa evlenmeye hazır ol.
Anneni veya teyzen gibi sana mahrem birini devreye sok, bu işi o takip etsin. Kadınlar birbirlerinin dillerini ve hâllerini erkeklerden daha iyi anlarlar. O mahremin sana tavsiye ederse yola koyul değilse terk et ve kendini kurtar.
boşanma konusundaki diğer fetvalar
Sorunuzdan şu anda boşanıp boşanmadığınız net olarak anlaşılmıyor. Boşanmış olduğunuzu kabul ederek cevap veriyoruz: Boşandıktan ve iddet bittikten sonra iki yabancı gibisiniz. Resimleriniz de iki yabancının resimleri gibidir. Çocuğunuz da sizde kalmalıdır. Sizde kalması sizin özel bir sorununuz yoksa dini hükümlere daha uygun bir durumdur.
Boşanmış hamile bir kadın, doğum yapana kadar İDDET bekler. İddet bekleyen kadınla evlilik görüşmesi yapılamaz. Asla caiz olmaz bir iş olur bu. Böyle düşünsünler ve doğumdan sonra ne yapacaksa yapsınlar.
Talakın bir ve ikide kalması şu demektir. Bir veya iki talak hakkını kullandığında erkek, kadın o erkeğin nikâhından çıkmış olur. İddeti bitince yaklaşık olarak (iki ay kadar), dilediği bir erkekle yeni bir evlilik yapabilir. Kocasına geri de dönebilir. Üç talak bittiğinde ise kadının kocasına dönmesi artık mümkün değildir. İddeti bittikten sonra başka bir erkekle hileli olmayan normal bir evlilik yapar ve ondan da normal bir boşanma ile boşanır veya o kişi ölürse eski kocasına tekrar nikâhla dönebilir. Bu nedenle talakın üç veya üçten az olmasının böyle bir bağlayıcılığı vardır.
Çocuklara harcanmak üzere tahsis edilen bir paranın onlardan başkasına harcanması caiz olmaz. Sadece anne veya baba aciz muhtaç kimseler ise ve çocukların parası onların ihtiyacı olmayacak şekilde artıyorsa o artandan anne veya babaya da harcanabilir.
Hanefi mezhebi fukarasına göre bir kadın, evlilik nikâhı akdi esnasında boşama hakkını istediğini söyleyebilir. Erkek de bu şartı kabul ederse kadın, istediği zaman kendisini boşayabileceği hakkı sahiplenmiş olur. Kadının boşama hakkına sahip olması erkeğin bu hakkının iptal edilmesi anlamında değildir. Yani erkeğin boşama konusunda bütün yetkisi iptal edilmiş gibi olmaz. Sadece kadın da boşama hakkına sahip olur. Boşamayı kasteden, evliliği bitirmiş olmayı kesin bir ifade ile beyan eden “Boşadım” gibi cümle ile boşama olur. “Seni istemiyorum, gözüm görmesin, evine git, senden boşanmak istiyorum” gibi cümleler kesinlik değil tehdit ifade etmektedir. Elbette söyleyenin niyeti tekrardan değerlendirilmelidir.
İstiharenizi ve rüyanızı bilemem ama siz eş seçiminde acele etmişsiniz, onun karakteri bu imiş zaten, siz geç öğrendiniz. Size tavsiyem şudur: Eşinizin bu yapısını maddeler halinde bir psikologla istişare edin. Psikolog sizi nasıl yönlendirirse onu yapın, ayrılmak veya devam etmek konusunda bilimsel destek almış olun. Allah yardımcınız olsun.