Fetva Meclisi
Soru
Selamün Aleyküm, Benim 54 yaşında bir ablam var eşi özrlü bu 2. Eşidir 26 yaşlarında bir oğlu var 5 yıldan beri eşi doğru dürüst eve gelmiyor gelmekte istemiyor oğlu ise aynı şekilde 10 15 yıldır eve senede birkaç defa uğrar toplamda 1 ay değildir. Kaynı ile beraber kalmaktaydılar kaynı şuan da bina sahibi olmuştur yaklaşık 27 sene evvel beraberken kiracı idiler ablama 15 sene evvel bina yapımına başlarken bu sene şu sene diyerek ablam ve ailesine daire vereceğini vaat etmiştir eniştenin özürlü maaşı var bunuda sürekli kullanmışlar 15 ay evvelde ablamı hırsızlıkla itham etmişler sabun kaynının kızının çeyizlerinin çalındığı ve benzeri iftiralarla kovmuşlardır. Kendisi yanımızda kalıyor resmi nikahı, boşanması halollmadı uzuyor malum mahkeme süreçleri şu an mahkemeyi beklemek istemiyor. Karşı tarafla resmiyet dışında bütün ilişkileri bitmiştir . Yeni bir evlilik yapması doğru olur mu ? Dinimizce sakıncası var mı varsa nedir.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tekrar bir araya gelmeniz yeni bir nikâh ile mümkün olabilir ama bunu siz iyi düşünün. Bu darbeden sonra ne kadar saadet ortamı oluşturabilirsiniz onu hesap edin.
Selamünaleyküm. Nikâhlandıktan sonra bir kadının birinci derecede ihtimamı erkeğine karşı olmalıdır. Ailenizi bu hususta ikinci plana atmalısınız. Eşiniz huzurunuz için şarttır.
Selamünaleyküm. Boşamanın gerçekleşmesi ile beraber yeni bir evlilik görüşmesi yapabilmesi için üç hayız süresi geçmesi gerekmektedir. Dört ay on gün kocası ölen kadın içindir. Avukata vekalet verilmesi ile beraber bir boşama gerçekleşmiş olabilir ama yine de erkeğin bir çeşit zulüm olarak boşamamasını engellemek gerekir.
Selamünaleyküm. Siz, eşinizle ilişkinizi düzgün tutun. İyi bir eş olun, eşiniz dışında kimse ile iyi geçinmek zorunda değilsiniz. Bu bir insanlık meselesidir, görev değildir. Hak etmeyene insanlık yapılması gerekmeyebilir.
Selamünaleyküm. Evliliği sakın bir şirkete benzetmeyesin, evlilik dünya hayatının en çetrefilli işlerindendir. Hesapla, kitapla evlilik olmaz. Evlilik sabırla ve idareyle olur. O kadar sevdiğin eşini idare etmesini de bileceksin. Madem eşini seviyorsun biraz taviz ver ama bu taviz on beş gün başını alıp gitmesi olarak gerçekleşmesin. Esasen erkek ne kadar izin veriyorsa o kadar kalmalı kadın. Aynı il sınırları içinde iki veya üç gün normaldir. Fakat eşinin ayrı bir ev istemesi Allah'ın ona verdiği bir haktır, bunu da sen kısma. Bir de şunu bil ki, kırk kere evlensen önüne çıkacak sonuç üç aşağı beş yukarı böyledir, bilesin. Biraz idare et, biraz diş göster, biraz sabret, biraz görme, biraz duyma... İşte mutluluk!
Selamünaleyküm. Çok gergin bir durumdasınız. Eşinizin size verdiği iki yıl sözünde durması gerekir. Sizin de ev değiştirme uğruna ayrılmayı göze almanızı gayet çocukça buldum. Dul kalmaya değer bir işkence mi görüyorsunuz? Eşinizle daha makul ölçülerle konuşsanız, nihayetinde kadınların erkekleri ikna etmeleri kolaydır. İnatlaşarak ise bir yere gelemezsiniz. Eşinizin bir Sünnet'i yapmak için size sorması ise asla gerekmez.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Açık bir şekilde küfre ait bir simgeyi gösteren şeyin kullanılması caiz değildir.
Selamünaleyküm. Ehlisünnet'in iman ettiği hakikat şudur: Amel eksikliği, tembellik, ihmalkârlıktan kaynaklandıkça küfre girme nedeni olmaz. Küfür, imandaki sakatlıktan kaynaklanır. Allah'a ve Şeriat'ına imanda sıkıntı olmadıkça küfür söz konusu değildir. Bu noktayı yani küfürden aşağıda kalan ama imana da yaraşmayan noktayı FASIKLIK olarak isimlendiriyoruz.
Selamünaleyküm. Eş adayının tanınması için nişanlılık süresi iyi bir fırsattır. Zaten nişan da bunun için vardır. Şahsiyet sıkıntısı gösteren birini reddetmek için nişan iyi bir fırsattır. Kendinizi seviyeli biri, nişanlınızı da seviyesiz görüyorsanız kurtulmanız için iyi bir fırsattır bu.
Selamünaleyküm. Sabah namazı vakti girdikten sonra sadece sabah namazının Sünnet'i ve farzı kılınmalıdır. Sünnet olarak başka namazların kılınması mekruhtur. Kaza için ise böyle değildir. Ama o saati zikirle geçirmek daha efdaldir.
Selamünaleyküm. 'Düğünde takılanları mehir olarak' isteyen birisi, bunun ayrıntısını getirmemiş ise her hâlde sadece kendisine takılanlar kastedilmiş olur. Yine de aile büyüklerinin bundan ne anlaşılacağı sorulabilir.
Selamünaleyküm. Daha makul anlamları olan bir isim bulsanız; anlamında bir sakınca yok ama makul bir isim bulun.