Fetva Meclisi
Soru
Din adamlarının birçoğu, boşanma davası açıldığında boşama yetkisinin hâkime devredildiğini ve bu nedenle de boşanmanın (dava açmakla değil) hakim kararı ile gerçekleşeceğini söylüyorlar. Ancak unutmamak gerekir ki, ülkemizde şer'i hükümler değil medeni kanun hükümleri geçerlidir. Yani bir erkek sosyal hayatını gereği gibi devam ettirmek için resmi olarak da boşanmaya, mahkemeye başvurmaya zorunludur. Kanaatimce bu durumda boşanma davası açmakla hâkimin vekil kılındığını ya da yetkilendirildiğini söylemek doğru değildir. Kaldı ki yetkilendirilen kişi bu yetkisini talep yönünde kullanmak zorundadır. Oysa medeni kanuna göre hâkim, davayı reddedebilir. Eğer bu düşüncem doğru ise, resmi boşanma davası açmakla boşanma gerçekleşir, hâkimin kararını beklemeye gerek yoktur. Sizin bu konudaki düşünceniz nedir? Cevap için şimdiden teşekkür ederim.
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Erkek, nikâhı elinde tutuyorsa yani elindeki nikâh sahih bir nikâh ise onu boşamadığı sürece boşama gerçekleşmez. Mahkeme nikâh ı feshedebilir. Bu da bir talak hükmündedir şüphesiz ama bu feshin bir zulme veya makul bir sebebe binaen olması gerekir. Ayrıca 'hangi mahkeme?' sorusunun cevabı da bizim işimiz değil elbette. Buna göre meselenin baştan ele alınması gerekmektedir. Önceki durumlarda ne konuşuldu, ne sonuçlandı, önce onların bilinmesi gerekiyor.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin meseleye akıl yoluyla bakmanız gerekiyor; böyle bir mantıkla aile olmayı nasıl becereceksiniz? Fıkıh açısından ise mahkemenin boşaması en azından bir talak hükmüne düşer. Meri mahkemelerin niteliği ise ayrı bir meseledir. Ama normal durumlarda da mahkeme boşamaz fakat aradaki akdi fesheder ki o da bir ayrılma nedenidir. Daha rahat düşünmenizi tavsiye ederim size, siz bir çeşit intikam alır gibi davranmayın.
Selamünaleyküm. Cinsel olarak bağınız zayıfsa tekrar denemeye kalkmayın. Boşuna süreyi uzatmış olursunuz. Kadının bekâreti mehrinin karşılığıdır. Sizinle bir odaya girdikten sonra mehrini vermeniz için bir engel kalmamıştır. O, hakkından ferağat ederse vermeyebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bir kere sizin, bu ayrıntıya girmeden, öyle bir eşi boşama erkekliği göstermeniz daha doğru olurdu. Gereksiz bir ayrıntıya girmeyin. Öyle veya böyle, mahkemenin kararı nikâh açısından bir şüphedir. Şüphe ile nikâh devam etmez.
Bu tür durumlar hem duygusal hem de dini açıdan çok ağır imtihanlardır. Allah size kolaylıklar nasip etsin ve en hayırlı çıkış yolunu göstersin. Dinimiz, bir Müslümanın başkasının günahını yaymaktan kaçınmasını tavsiye eder. Ancak, bu kural kişisel mağduriyetlerin giderilmesi söz konusu olduğunda farklı bir bağlama sahiptir. Hak ve hukukunuza kavuşmak için durumu yetkili makamlara (örneğin mahkemeye) açıklamanız günah sayılmaz. Peygamber Efendimiz (s.a.v.) şöyle buyurmuştur: “Mazlum, hakkını aramak için zalimden şikâyet edebilir.” (Buhârî, Mezâlim, 21). Mahkemede haklarınızı savunmak ve çocuklarınızın geleceği için gerekli delilleri sunmak bir zorunluluktur. Eşinizin sadakatsizliği, tehditleri ve sorumsuzlukları boşanma gerekçesi olarak açıklanabilir. Bu, bir günahı yaymak değil, hak arayışıdır. Sadece gereksiz detaylardan kaçınarak süreci en sade şekilde yönetmeye çalışabilirsiniz. Resmî mahkemede verilen boşanma kararı, dinen de geçerli kabul edilir. Çünkü devletin onayladığı bir nikâh, İslam’a uygun bir akittir ve bu akdin sona erdirilmesi de dinen bağlayıcıdır. Eşinizin “seni boşamam” demesi, sizin boşanma hakkınızı engellemez. Mahkemenin verdiği karar boşanmayı tamamlar ve İslam’a uygun şekilde sonuç doğurur. Küçük yaşlardaki çocukların (özellikle yedi yaşına kadar) velayeti genellikle anneye aittir. Çünkü bu yaşlarda çocuğun şefkate ve bakıma daha çok ihtiyacı vardır. Baba, çocukların maddi ihtiyaçlarını karşılamakla sorumludur. Ancak anne, çocuğa fiziksel ve duygusal bakım sağladığı sürece, çocuk annenin yanında kalır. Bu süreçte duygusal olarak yıpranmamak için kendinizi güçlü tutmaya çalışın. Manevi olarak destek almak için dua ve ibadetlerinize yönelin. Şu dua, zor durumlarda huzur bulmanıza yardımcı olabilir: “Hasbünallahu ve ni’me’l-vekil.” (Allah bize yeter, O ne güzel vekildir.)
Evet, nikâh ve talak konularında zikrettiğiniz başlıklar önemli bir sorun olarak önümüzde durmaktadır. Ne yazık ki sizin zikrettiğiniz kadar da kolay çözümü yoktur bu sorunların. Bugün mü’minler olarak biz, bize ait olmayan bir sistemin içinde yaşıyoruz. Her şeyi kökten reddeden bir anlayış, beraberinde çözümsüzlük getiriyor. Üstün körü her şeyi kabul etmenin de akide açısından sorunları var. Ben size başka bir noktayı daha zikredeyim, siz de onu inceleyin: Bu meselelere ilgi gösterecek, çözüm için mesai verecek bir kitle bulabilir misiniz? Sadece bir noktadan yara alanlar dinin bu husustaki emrini veya yasağını merak ediyorlar. Ne yazık ki böyle. Dilerim gelecek kuşaklara dinimizin bu bölümünü aktarmakta yetersiz kalmayız. Allah yardımcımız olsun.
boşama konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. Durum tam anlattığınız gibidir. Allah sonumuzu hayretsin. Bir erkeğin dört kadınla nikâhlı olması, Kur'an'ımızın sarih ruhsatları arasındadır. Yok saymamız hiçbir asır için mümkün olmaz. Şu kadar ki, erkeğin ikinci bir nikâh yapmasına getirilmiş bazı şartlar vardır. O şartları yerine getirmeyen erkek vebal altında olur. Şu yaşadığımız, tesettürün bile zinaya açılan yollara hizmet edebildiği ortamda ikinci evliliğin önlenmesi neredeyse mümkün değildir. Tam anlamıyla taşlar bağlanmış ve köpekler salınmış gibidir. Bunu ahir zaman fitnesi olarak açıklamaktan başka bir çare göremiyorum. Kadınlarımız Allah'tan korkmalı ve eşlerini ikinci bir arayış içine girmeye sevk edecek sıkıntılar oluşturmamalıdırlar. Temel sorun kadınların, evliliği mobilya ile nikâhlanma olarak anlamalarından, başkalarına göstermeyi birinci plana almalarından kaynaklanmaktadır. Bu sorunda birinci çare kadınlardır. İkinci olarak da bu durum, gizlilikten ötürü bu boyutlara gelmiştir. Alenen evlenebilen ve şartlarını oluşturan evlenmelidir. Diğerlerinin yaptığına makul bakmamamız gerekiyor. Her halükârda, bir erkeğin nikâhı altındaki kadınlar için 'birinci' 'ikinci' ayrımını biz yapıyoruz. Dinimizde böyle bir tasnif yoktur ya iki hanımı vardır ya da yoktur. Birincisine göre ikincisinin ayrı bir fıkhı olmaz. Size ve bize çok iş düşüyor; işimiz vaktimizden çoktur. Büyük olaylar diye, bazı konulara takılı kalınca altımızın oyulduğunu ve iffetimizin zedelenmeye başlandığını anlayamadık. Çok dua edelim. Allah'a emanet olunuz.
Selamünaleyküm. Bununla eş boşanmaz ama ahlâk gidebilir.
Selamünaleyküm. Eşinizle beraber size yakın bir müftülüğe giderek yüz yüze görüş almalısınız.
Selamünaleyküm. Eşinizin dediğini yaptı iseniz bir talakınız düştü demektir. Ona göre tedbir alacaksınız.
Selamünaleyküm. Eşiniz o görüşmeyi yapmayacak siz de bir sözün neye mal olduğunu anlayacaksınız.