İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam bu hadis sahih midir? “Resûlullah (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurdu: Hicaz’ı (Suudi Arabistan) (Fahd) isminde hayvan ismi olan bir adam yönetecektir. Uzak bir mesafeden baktığınız zaman gözlerini şaşı olduğunu göreceksiniz. Eğer yakından bakılırsa normal gözükecektir. Abdullah isminde olan kardeşi tarafından desteklenecektir. Eyvahlar olsun ki onların peşinden gidenlere! Rasulullah (sallallahu aleyhi ve sellem) üç kez tekrarladı. Bana onun (Abdullah) ölümünün haberini verin ki ben de size Mehdinin zuhurunu haber vereyim.”

Cevap

Mevcut Müsned’te böyle bir hadis yoktur. Büyük ihtimalle Şii kaynaklı bir bilgi olarak yayılmış bulunmaktadır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ahlaken sormadan yapmanız uygun olmaz.

Selamünaleyküm. Hocam “sahih hadisler” diye bir site var. Bu siteyi hazırlayan k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, böyle bir hadisi şerif Buharî ve Müslim'de vardır. Sahihtir ancak hangi zaman ve durum için söylendiği hakkında net bir bilgimiz yoktur.

Timurtaş (rahmetullahi aleyh) hocamın derslerini dinliyordum; "Araplar harap ola
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Peygamber aleyhisselam efendimiz, dünya ve ahiretimiz için gerekli bütün bilgileri bize aktararak bu dünyadan gitmiştir. Onun bize aktardığı bilgiler arasında kıyamete kadar olacak olağan dışı bazı olaylar da bulunmaktadır. Bu aktardığı bilgilerin bir kısmı herkesin çıplak gözle bile görebileceği kadar açık konular, bazıları da derin bilgi gerektirecek konulardır. Sözünü ettiğimiz bu derin konuları ele alırken şu noktalara dikkat edilmesi gerekmektedir: Peygamber aleyhisselam efendimizden bize ulaşan bilgilerin sahih olanı ve olmayanı vardır. Sahih, ona ait olduğunda şüphe bulunmayan demektir. Bu bilgilerin önce sahih olup olmadığına bakılır. Özellikle sahih olmayan hadislerin sıradan insanlara aktarılıp zihinlerinin karışmasına ve umutsuz kalmalarına neden olmak yanlıştır. Hadisler bize Arapça dili ile taşınmıştır. Hadisleri anlarken iyi bir Arapça bilmeyenin iyi anlaması mümkün değildir. Hadislerde geçen konuları “işte şu olay/işte şu kişi/işte şu mekân” şeklinde muayyen bir noktaya tahsis etmek isabetli olmayabilir. Dünyanın ne kadar daha ömrü varsa bu hadisler o zamanlar için de geçerlidir ve bizim büyük, dehşet diye yorumladığımız nice olay belki de gelecek zamanlar içinde basit kalacaktır. Bu ihtimal unutulmamalıdır. Hadislerde anlatılan ağır olaylar Müslümanların umutsuz kalmalarını ve bir kenara çekilmelerini gerektirmemektedir. Müslüman için kural şudur: Her şeye rağmen Müslümanca hayatı devam ettirmek, kıyamete birkaç dakika bile kalsa elindeki fidanı dikmek. Bu ciddiyet ve önemseme ile bakılmadığında bu hadisler üzerinden Resûlullah sallallahu aleyhi ve selleme söylemediğini veya kastetmediğini söyletmiş oluruz. Allah muhafaza buyursun. Bu da Müslümanları yarın Rablerinin huzurunda mahcup olacakları evhama, vesveselere ve hatalı uygulamalara sevk edebilir. İnsanlara zulmetme, belli yerleri uğursuz görme, zaman ve umut israfına neden olma gibi sonuçlar da muhtemel olur.

Bazı hocaların konuşmalarında kıyametten önce ortaya çıkacak savaşlardan fitnele
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Denizde boğulanın şehit sayılacağına dair hadis sahihtir. Deniz kenarında serinlenmek veya yüzmek için gitmiş olsa bile boğulan mü'min biiznillah şehit sevabı kazanmış mü'mindir. Şu kadar ki, cihat meydanındaki şehit ile o tür şehitler arasında Allah katında var olan ama bizim takdir edemeyeceğimiz bir fark muhakkak vardır. Neticede ise boğulanın şehit olacağı haberi sahihtir.

Hocam, ibadetlerini tam yapan bir insan denizde boğularak ölürse, şehit olacağın
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bu hadisin pek çok rivayeti vardır. Hiç biri sahih değildir. Genelde zayıf hadisler arasında zikredilmektedir. Bu tür faziletler hususunda da zayıf hadislerle amel etmek genel bir kural gibidir.

Selamun aleykum hocam. İbnı mesud dan rıvayet edıldıgıne gore "Her gece sure ı v
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İsa aleyhisselamın inmesi ve Mehdi ile alakalı bilgiler hadis kitaplarında sağlam bilgiler arasında vardır. Kur'an'da bulunmaması bir bilginin yok olmasını gerektirmez. Dinimize ait olan pek çok husus Kur'an'da hiç bulunmadığı hâlde dini meselelerimiz arasında zikredilmektedir hatta inanılmaktadır. Herkesin kendisinden mesul olacağı bir diyara gideceğiz. Orada asırlardan beri kimin batıl bir hikâyeye inandığı kimin de batılın adamlarından etkilenerek ümmetini ayıpladığı belli olacaktır. O zamana da çok yoktur.

Hocam sorum; mehdi tartışması ve Hz.İsa. Çok gündemde olan bu soru zihnimi işgal

hadis konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Muaviye radıyallahu anh sahabidir. Peygamber aleyhisselam efendimizin hanımlarından Ümmü Habibe radıyallahu anhanın kardeşidir. Peygamber aleyhisselamdan hadisler rivayet etmiştir. Pek çok sahabi de ondan hadis öğrenmiştir. Peygamber aleyhisselamın uzak kabilelere yazdığı mektuplarının yazarlarındandı. Kur'an ayetlerini de yazan resmi yazarlardan olduğu hakkında sağlam rivayetler vardır. Bunun için VAHİY KÂTİBİ olarak anılmıştır. Allah ondan razı olsun.

Hocam Muaviye radıyallahu anh kâtipmiş deniyor. Bu ne demektir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hadis ilmi literatürüne göre söz konusu haber sabittir. Eşkıya, müminlerin halifesi Osman bin Affan radıyallahu anhın evini kuşatmışlardı. İçeri girilmesine ve dışarı çıkılmasına izin vermiyorlardı. Günlerce denebilecek kadar uzun sürdü bu kuşatma. Son günde Osman radıyallahu anh oruçlu idi. Uykusunda Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemi rüyasında gördü. Ona: “Bu gece bizde iftar et” buyurdu. O günde de eşkıya onu Kur’an okurken şehit etti. Bu olay sabittir. Allah ondan razı olsun.

Hocam üçüncü halifemiz Hazreti Osman’ın evinin kuşatıldığı gün Peygamberimizi rü
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mü'min namazı, dini ve hayatı bilir. Vakit bulursa namaz kılan değil vaktini namaza göre tanzim eden kişi mü'min kişidir. Uyku insanın kontrol edemediği bir ihtiyacıdır. Gerekli tedbiri aldığı halde uyuyunca görevini aksatan vebale girmez. Mesela uyurken alarm ayarlayan tedbir almış sayılır. Her şeye rağmen uyanamayıp namaz vakti çıktıktan sonra uyanan kimsenin o namazı kaza etmesi gerekir. Kaza ederse biiznillah vebalden kurtulur. Sahih ve sarih hadislerde: “Uykusundan ötürü namazı kaçıranın o namazı kaza etmekten başka çaresinin olmadığı” söylenmiştir. Namazla ve uyku ile ilgili bu değerlendirme üzerinden şöyle bir kural tespit edebiliriz: Hangi sebeple olursa olsun namaz kaçıran o namazı kaza etmek zorundadır. Özürsüz bir şekilde namazı kaçırdı ise ayrıca tevbe etmesi gerekir.

Hocam uyuduğu için namazı kaçıran kimse o namazı kaza etmesi gerekir mi?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mantar Allah Teâlâ’nın nimetlerinden bir nimettir. Diğer bitkiler için geçerli kural mantar için de geçerlidir. İnsanların özel arazilerinde yetiştirdikleri mantarlar özel bahçelerde yetiştirdikleri meyveler gibidir, izinsiz yenemez. Devlet arazilerindeki mantarlar ise toplanıp yenebilir, bir sakıncası yoktur. Yalnız şunu tespit etmemiz gerekir: Mantar hakkında sahih hadisler vardır. Bu hadislerde Peygamber aleyhisselam efendimiz onu övmüş ve hatta suyunun göze şifa olduğunu söylemiştir. Yaşadığımız topraklarda da pek çok insan mantar zehirlenmesi ile ya hayatını kaybetmiş ya da ağır hastalıklar yaşamıştır. Basit bir iştahla mantar toplanıp yenmemeli ve asla tıbbi tecrübe olmadan ilaç olarak kullanılmamalıdır. Nimetleri helak sebebimiz yapamayız.

Hocam mantar toplayıp yemenin dini bir boyutu var mıdır, devletin ormanlarından
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Koltuk altı ve etek temizliği ilgili olarak şunu bilmeliyiz: Sahih hadislerde en son KIRK GÜN olarak rakam belirtilmiştir. Buradaki kırk gün EN SON anlamındadır. Gerekiyorsa daha önce de temizlik yapılmalıdır. Kırk günü aşması ise bazı fakihlerin içtihadında haram düzeyinde sakıncalı bulunmuştur. Temizlenmesi gerekecek düzeyde uzama/kirlenme olmuyorsa bu gün sayısına takılmaya gerek yoktur. Zira önemli olan beden temizliğinin gerekiyorsa yapılmasıdır.

Hocam bedenimizdeki kıl temizliği (koltuk altı ve benzeri…) en çok kırk günde bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kur'an’ımızda ve hadislerde Allah’a ait bazı isimler ve sıfatlar öne çıkarılırken bu isimler ve sıfatların biz insanlar olarak anladığımız anlamı ile Allah’a yakıştırılması uygun mudur değil midir diye endişe edilmesinden kaynaklanan ilmi bir tartışma sonucu tefviz yani anlamını Allah’a salma, içeriğine karışmamayı tercih etmişlerdir. Bu manadaki tefviz iki türlü yapılmıştır. Birincisi, bu tür isim ve sıfatların varlığını kabul edip anlamlarını yok kabul etme yani ne anlama geldiğini bilemeyeceğimizi kabul etme şeklinde olandır. İkincisi de bu tür isim ve sıfatların anlamlarının bilinebileceğini ama Allah Teâlâ için konuşulduğunda bizdeki anlamı ile düşünülemeyeceğini “Allah’ın zatına ve azametine uygun bir anlamı olacağını” söyleyen tefviz vardır. Örneklendirecek olursak âyet, “Allah’ın eli, Allah’ın Arş’a istiva ettiğini…” bildiriyor. Birinci anlayışa göre böyle bir âyet vardır ama ne demektir bilemeyiz sonucu çıkar. İkinci anlayışa göre ise bu ayetlerde veya hadislerde bahsedilen anlam gayet açıktır ama bu açık anlamı Allah için uyarlayamayız, nasıl ve ne kadar olacağını da tartışmayız şeklinde bir sonuç çıkmaktadır.

Hocam Allah’ın isim ve sıfatlarının tefvizi ne demektir? Bu konuda neden tartışm

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.