Fetva Meclisi
Soru
Ben 20 yaşında İslami ilimleri tahsil etme gayretinde olan bir hoca adayıyım. Eğitimim daha bitmedi ama evlilik için bazı talepler oluyor, bir hocamızın kardeşiyle görüştüm; ahlaklı bir genç fakat muhasebeci. Eğitim sürecinde evlenmek ve muhasebe mesleği hakkında endişelerim var, aydınlatırsanız sevinirim.
Cevap
Benzer fetvalar
Doğru şeyleri masa başında düşünmüşsün, seni tenkit edenler çok haksız değiller. Ortasını bulabileceğin bir yöntem geliştirmelisin. Bir kere senin yaşın her şeyi en doğrusu ile değerlendirebilme yaşı değildir. Kendine Allah için sana yardım edecek, istişarelerine cevap verecek bir ağabey bulmalısın. Onunla beraber düşün, biiznillah daha hayırlı sonuçlar elde edersin.
Devletin rızık dağıttığı yanlış bir düşüncedir. Rızık Allah’ın elindedir. Seninle devlete güvenip evlenecekler zaten senin saf destekçin hiçbir zaman olmayacaktır. Seni sen olduğun için mü'min insan olduğun için beğenip kabul etmeyenlerle evlenme ve yıllarca bekar kal, hiçbir zararın olmaz. Şunu bilesin: Allah’ın kaderinde yazmayan olmaz. Onun kaderinde yazanı da engelleyebilecek kimse olmaz. Zamanını bekle, iffetini ve onurunu koru, dik dur; vakti gelince hey şey kendiliğinden olur biiznillah.
Selamünaleyküm. Katiyetle güzel düşünüyorsunuz. Allah’ın kulları, Allah’ın rızasını esas alarak düşünürler. Hemen evlenme sürecini başlatın. Önce kendinize, ideallerinizi takdirle karşılayacak bir eş adayı bulun. Onunla bunları açık seçik konuşun. Sonra durumu ailenize açın. Onların makul hiçbir gerekçeleri olmaması gerekiyor. İnat olsun diye itiraz ederlerse onlara bakmayın. Kız tarafının, babasından izinli olması yeterlidir sizin için. Bu işin en kolayı rızık tarafıdır. En garantili o duru. Çünkü rızık Allah’ın garantisindedir. Hemen yola koyulun.
Bu sürecin nasıl başladığını izah etmen gerekmiyor ama süreci ahlaka uygun, şeriata göre sürdürmen gerekiyor. Şeriat hassasiyetini koru, hayır ve bereket umarak yola devam et.
Boşanmayı düşünerek evlenmek caizdir. Zira hiçbir evlilik ölesiye değildir. Evlenme/boşanma konusunda insanın hürriyeti kalkmış olmaz. Bu bir ahlak eksikliği, şahsiyet bozukluğudur. Müslüman’a yakışmaz. Asla insani bir tutum olmaz bu. Buna rağmen çağdaş ifadesiyle hukuken geçerli bir evliliktir bu evlilik. Yapılan iş ise haramdır. Çünkü ortada bir aldatma, gizli hesap çevirme vardır. Sizin yapmanız gereken şey şudur: Tevbe edin, istiğfar edin. Şahsiyeti güçlü ve açık yürekli bir Müslüman olmaya çalışın. Evliliğinizde bir sakınca yoktur biiznillah. Kıymetini bilin.
Bu anlamda bir denklik dinen şart değildir, herkes ana ilkelerde buluşulduktan sonra evlenilebilir durumdadır. Şunu da unutmamamız gerekir: Evlilik risk üzerine risktir, sizin verdiğiniz örnek bu riske ilave bir risk daha getirmiş oluyorsunuz. Kimseyi işinden dolayı ayıplayamayız ama bir tekstil işçisi ilim adamı birini takdir edemiyor olabilir. Evlenmek sizin için farz durumuna gelmedi ise tavsiye etmeyiz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Sizin namazınızın her halükârda birinci rekâtı kılınmamıştır. Birinci rekâtını imamdan sonra tamamladı iseniz namazınız tamamdır. Aksi takdirde o namazı tekrar kılmanız gerekir. Allah’a emanet olun.
Kesinlikle tıbbî müdahale yapılmalıdır; tıbbî müdahalenin sonucuna göre tavsiyelerde bulunulabilir.
'Tecdid' yenilemektir. Buradaki yenilemeden iki kasıt vardır. Birincisi, 'ola ki eskimiştir, yenileyelim!' tarzındaki anlayıştır ki, yaygın olan budur. Fıkıh açısından bir dayanağı yoktur bunun. Özellikle nikâhın bu şekilde yenilenmesi mümkün değildir. İmanın yenilenmesi ise bir tür istiğfar olacağından mümkündür. İkinci yenileme çeşidi ise, bozulan nikâhın eğer üç talakla tamamen kaybolmamış ise kadının da onayı ile yapılacak yeni bir akit şeklinde gerçekleşir. Genelde yapılanın bu olmadığı aşikârdır.
Vakıa suresinin 11. âyetinde geçen MUKARREBÛN kelimesi YAKINLAŞTIRILANLAR anlamında bir ifadedir. Amelleri sayesinde Allah'ın rızasına ve cennetteki yüksek makamlara yakın tutulanları işaret etmektedir. Her mü'minin hedefi bu olmalıdır. Allah Teala her birimize bunu nasip etsin.
İki mü'minin dini üzerinden tartışması, büyük ihtimalle şeytanı hoşnut edecektir. Onun için dinimiz üzerinden tartışma yapmamayı ilke edinelim. Ne sizin onu ne de onun sizi ikna edemeyeceği bellidir; sadece birbirinizi üzecek, kul hakkına tecavüz edeceksiniz. Eğer siz, doğru yolda olduğunuza inanıyorsanız, yolunuza devam edin. O da doğru yolda olduğuna inanıyorsa yoluna devam etsin. Önemli olan Allah Teala'nın rızasına ermemiz değil midir? Kardeşimizin söyledikleri yanlış şeyler değildir. Ama uygulama imkânı olan şeyler de değildir. O düşüncede olan kardeşlerimiz, mezhepleri kaldırıp kendi anlayışlarını tatbik ederken kendilerini bir mezhep yerine koymaktadırlar. Bakın ne diyor: 'Öyle de olur ama böylesi daha iyi.' İşte mezhep de o demektir zaten. Kardeşimizin ahirette mezhepten sormazlar dediği yüzde yüz doğrudur. Mezhepten sormazlar ama mezhebin içeriği sorulacak şeydir. Kısaca şunu söyleyebiliriz: Bu tartışma aylarca sürse gelebileceğiniz bir nokta yoktur. Boşuna vakit israf etmiş olursunuz. Kardeşliği zedelemeyin, yolunuza devam edin. Allah'ın bize emrettiği çok daha yoğun ve aktif bir şekilde yapmamız gereken görevlerimiz vardır. Onlara yönelelim.
Zina etmiş bir kadınla evlenmenin fıkhi hükmünü soruyorsanız, evlenilebilir. Ancak, şimdi ona acıyorken ileride siz acınacak hale gelebilirsiniz. Dikkat edin, duygusal olmayın. Evet, tevbesi mümkündür, etmiştir de. Ama siz bunu ne kadar ölçtünüz, ya da o tevbesinde ne kadar direnebilecek? İyi düşünün, acınacak hale gelmeyin. Allah'a emanet olun.