Fetva Meclisi
Soru
Mukarrabin makamı kimler içindir? Bizlerden birinin bu makamı istemesi doğru mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Zikrettiğiniz isimler bu ümmetin içinde sivrilen kimselerdir. Onlar veya bir başkaları hakkında; onları mümin kabul ettiğimiz sürece zekatı onlara vermemizde bir sakınca yoktur. Elbette kendi akrabanız varsa ona veya sizinle yakın bağı olan kimselere vermeniz daha evla olandır.
Selamünaleyküm. Fikir mezarlığında kalmış böyle bir konuyu gündemde tutmamızı doğru bulmuyorum. Mü'minler olarak çok daha yoğun işlerimiz olması gerekiyor.
Mü'min olduğuna inandığımız sürece vermemizde sakınca yoktur, vermeliyiz de. Hatta mü'min olmayanlara bile verebiliriz. 'En iyisini' tercih sürecimizi oluşturalım yeter.
'Yaratanlar' ifadesi Kur'an'ımızda mahlukat için de kullanılmıştır. Bu kullanma 'ortaya koyanlar' anlamında olduğu için de bize yönelik bir sakınca yoktur. Şu kadar ki biz mü’minler, edeben ‘yaratma’ fiilini sadece Allah Teâlâ için kullanmayı tercih ederiz.
Mukabele, bir kişinin okuyup diğerlerinin dinlediği ve o şekilde bütün Kur'an’ın hatmedildiği şeklin adıdır. Usul olarak bir oturuşta bir cüz okunur ama miktarın bir şartı yoktur. Daha az veya daha fazla da okunabilir. Ara verilerek de okunabilir. Yeter ki, bu esnada Kur'an okuma ve dinleme edeplerine aykırı bir iş yapılmış olmasın.
Selamünaleyküm. Kur'an ancak kendi okunma kuralları olan tecvid ile okunabilir. Kur'an üzerinde makam yani müzik notalarından etkilenilmiş bir uygulama yapılamaz. Böyle bir işi yapmanın hiçbir şekilde kabul edilirlik yanı olmaz. Tecvid ve güzel ses Kur'an okumanın tek kaynağı olmalıdır. Bayanlar arası bir yarışmaya katılmanın da bu kurallar üzerinden bakıldığında bir sakıncası olmaz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
İki mü'minin dini üzerinden tartışması, büyük ihtimalle şeytanı hoşnut edecektir. Onun için dinimiz üzerinden tartışma yapmamayı ilke edinelim. Ne sizin onu ne de onun sizi ikna edemeyeceği bellidir; sadece birbirinizi üzecek, kul hakkına tecavüz edeceksiniz. Eğer siz, doğru yolda olduğunuza inanıyorsanız, yolunuza devam edin. O da doğru yolda olduğuna inanıyorsa yoluna devam etsin. Önemli olan Allah Teala'nın rızasına ermemiz değil midir? Kardeşimizin söyledikleri yanlış şeyler değildir. Ama uygulama imkânı olan şeyler de değildir. O düşüncede olan kardeşlerimiz, mezhepleri kaldırıp kendi anlayışlarını tatbik ederken kendilerini bir mezhep yerine koymaktadırlar. Bakın ne diyor: 'Öyle de olur ama böylesi daha iyi.' İşte mezhep de o demektir zaten. Kardeşimizin ahirette mezhepten sormazlar dediği yüzde yüz doğrudur. Mezhepten sormazlar ama mezhebin içeriği sorulacak şeydir. Kısaca şunu söyleyebiliriz: Bu tartışma aylarca sürse gelebileceğiniz bir nokta yoktur. Boşuna vakit israf etmiş olursunuz. Kardeşliği zedelemeyin, yolunuza devam edin. Allah'ın bize emrettiği çok daha yoğun ve aktif bir şekilde yapmamız gereken görevlerimiz vardır. Onlara yönelelim.
Meselenin hakikati şudur: Bir insanın kanına bir kadının sütü karışınca o onun annesi hükmünde olmaktadır. Kana karışmak da litrelerce sütü gerektirmez. Üç beş lokma denecek kadar miktar yeterlidir.
Manevi bir yönü bulunduğunu düşünerek yapmanın elbette sakıncası vardır. Bunun dışındaki durumu tabiplere sormak gerekir. Eğer tabipler bunu yararlı buluyorsa caiz, yoksa caiz değil deriz.
Evet, insan kılından olmayan bir perukla dolaşmak 'saçı açık olmak' hükmünde değildir. Ancak bir yerde çalışmanın tek sakıncası 'saçın görülmesi' değildir. Yabancı erkeklerle bir arada bulunmak da bir sorundur. Çalışmaktan kaynaklanan, annelik veya hanımlık görevlerini aksatmak da bir sorundur. Bunları da düşünüp karar vermek gerekir.
Sizin namazınızın her halükârda birinci rekâtı kılınmamıştır. Birinci rekâtını imamdan sonra tamamladı iseniz namazınız tamamdır. Aksi takdirde o namazı tekrar kılmanız gerekir. Allah’a emanet olun.
Hocalık niyetiniz tebrik edilecek bir düşünce. Allah mübarek etsin. Ancak siz bu hocalığı 'davetçilik' olarak anlayıp adlandırın. Muhasebe, meslek olarak kökten yanlış görülmemelidir. Bazı yanlışların ağırlıklı olduğu bir meslek olarak görmemiz daha doğru olur. Sadece muhasebeci olması bir kişi hakkında sizi yönlendirmemelidir; ek gerekçelerle beraber karar vermenizi tavsiye ederim. Allah'a emanet olun.