İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bir müslümanın, zengin olduğunda, üstüne vazife olan zekat, sadaka ve fitresini verdikten sonra değerli bir arabaya veya eve sahip olması, lüks bir hayat yaşaması caiz midir?

Cevap

Maldaki Allah'ın hakkı olan zekât ve yakın akrabanın nafakası verildikten sonra Müslüman'ın zenginliğine bir sınır yoktur. Sınırsız denebilecek bir zenginlik mübahtır. Kaliteli ve lüks kullanmanın da zararı yoktur. Haram olan, bütün yönleri ile israftır. Zenginliğin getireceği mübahlarda boğulma tehlikesi ise ayrı bir sorundur. Zengin fakir herkes bir çeşit imtihana tabi tutulacaktır; herkes kendi imtihanını başarmaya çalışacaktır. Allah'a emanet olunuz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Din, duygularımız üzerinden değil ölçülerimizin üzerinden yaşanır. Ölçülerimiz de haramlar/helaller şeklinde dizilmiştir. Allah Tela, zekâtını ve diğer mali görevlerini yerine getiren mü'min kuluna dünya nimetlerini bütün lükslüğü ve çekiciliği ile mübah kılmıştır. Yani helal tutmuştur. Duygusallıkla din yaşamak zordur. Evet, bir mü'min, daha mütevazı yaşamayı prensip edinebilir. Edinmesi de hoştur. Ama lüks nimetler kullanması uygun değildir, diyemeyiz. Dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayalım. Altı ölü dolu bir toprağın üstünde diriler olarak gezindiğimiz gibi, fukaranın ortasında da zenginler gezinecektir. Vardır bir hikmeti bu işlerin.

Hocam, Müslüman’ın meşru şartlar altında lüks arabaya ve villaya sahip olabilece
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tirmizi'nin ve diğer muhaddislerin rivayet ettiği bir hadiste Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz, Allah Teala'nın verdiği nimetin izini kulunun üzerinde görmekten razı olacağını bildirmektedir. Eğer Allah Teala, bir kuluna orta halli bir araç edinecek kadar nimet verdiyse onun üzerinde o nimet görülmelidir. Lüks bir araç edinecek kadar nimet verdiği kulu da lüks araç edinmelidir. Uygun olan budur. Şu ayrıntıyı da kaydetmemizde yarar olacaktır: Zekât ve benzeri hakların çıkarıldığı bir malı konuşuyoruz. Farz olan ödemeleri yapılmamış veya kul hakkı ile elde edilmiş mesela işçinin haklarından kısılarak kazanılmış bir malı gündem bile yapamayız. Bu bir. İkinci olarak da mubahlar, kulun dilediği gibi kullanabileceği alanlardır. Kul, mubahtan ötürü hesap vermez. Ama ölçüsü şaşırılmış bir mubah mubah olmaktan çıkar. Bugün Müslümanlar olarak içine düştüğümüz çıkmazların başında mubah azmanlığı gelmektedir. Hakkı verildikten ve azdırmadıktan sonra hiç bir nimet Müslüman'a çok değildir. Müslüman, lüks villada otursun ama evini dininin hizmetine açsın. Ensar evi yapsın onu. Evinde ilim halkaları kurulsun. Müslüman'ın yazlığı olsun, kışlığı olsun ama gittiği yeri şeriatı ile gitsin. En lüks araçlardan birine binsin binmesine de, o araçla cihad edebilsin, o aracı binsin; araç onu binmesin. Allah yardımcımız olsun, elimizi, ayağımızı korusun.

Orta halli 10 bin liraya da araba var, 100 bin liraya da. Orta hallice bir araba
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Eğer siz, geçinmeyi maaşla ve parayla zannediyorsanız evlenmeyin, o ayet kimseyi zengin etmez. Geçinmek bereket ile ise Allah evlenen ve evliliği mubahlar dairesinde olan her mü'min kulunu yeteri kadar geçindirir, bu ayet bunu anlatmaktadır.

Nur suresi 32. ayetinde Allah fakirleri evlenmeleri sebebiyle, o kimseleri zengi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu bilmeliyiz: Fakirliğin bir imtihan olduğu kadar zenginlik de bir imtihandır. Sadece zekât vererek malla alakalı imtihanlar bitirilmiş olamaz. Elbette ortada bir imtihan vardır. Bu imtihanı kazanmakla zühd ile israf arasında bir denge çizgisi korunması gerekmektedir. Zühd takva için şarttır ama imanın şartlarından değildir. Sizin belirttiğiniz zafiyetimiz ise bir afetin öncü bilgileri olarak ne yazık ki hepimizi bir rengi ile kuşatmıştır. Toplu ret ile batıp gitme arasında itidali buluncaya kadar gayret edeceğiz. Rabbim muinimiz olsun.

Hocam, Allah nimetini kulunun üzerinde görmek ister diye bir hadis var. Siz de f
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Maldaki Allah'ın hakkı olan zekât veriliyor ve kaynağı helal olan bir kazanç olarak elde ediliyorsa, mal biriktirmenin bir sakıncası yoktur. Bilakis Müslümanlar, daha zengin ve varlıklı olmalıdırlar. Para en büyük silahtır. Cihat için para kadar gerekli bir şey yoktur. Ancak, hakkı verilmeyen, harama harcanan, israf edilen bir mal sakıncalı maldır. Malı kalbe değil de kasaya koydukça ortada bir sorun yok demektir.

Bir müslümanın para biriktirmesi caiz midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. 'Üzerinde görmek' ifadesini, verdiği nimetleri kullanması olarak anlamalıyız. Allah Teâlâ bir kuluna mal vermiş ise o kul, o malı kullanabilir, kullanmalıdır da. Elindeki mala rağmen fakir yaşaması doğru olmaz. İfade budur. Sizin örneğinizdeki durum ise yapılabilir bir şeydir. Kul, riyaya kaçmadıkça öyle bir hayat yaşayabilir ama bunu dengeli yapmak gerekir. Dengeyi nasıl oluşturacağı hususunda ise ehli ile istişareler eder.

Zengin Kim adlı konuşmanızı izledim. Bu konuşmada “Allah verdiği nimeti kulunun

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıbleden dönülmedikçe saftan ötürü yapılan hafif hareketin namaza zararı yoktur. Allah'a emanet olun.

Hocam, camide kılınan farz namazlarda bazen namaz başladıktan sonra saf araların
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konya ile Karaman arasındaki mesafe seferilik mesafesini doldurmaktadır. Buna göre bu iki şehir arasında yolda iken her hâlükârda seferisiniz. Karaman’da eşinizle kalabileceğiniz bir eve malik olmanız ise orayı da kendinize ikamet mekânı edindiğinizi gösteriyor. Orada seferi olmamanız daha uygun düşer. Allah’a emanet olunuz.

Bir insan Konya’da yaşayıp, işi gücü ve evi orada olsa (vatan-i asli), Karaman’d
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sadece geçim sıkıntısı nedeniyle vakti gelmiş bir nikâhı geciktirmek caiz değildir. Neden sadece bu ise ailelerinize durumu daha kesin ifadelerle ama nazikçe anlatın. Onları kararlılığınıza inandırmaya çalışın. Evlilikten de vazgeçmeyin. Allah'a emanet olun.

Ben evlenmek istiyorum ama ailem ve etrafımdakiler geçim sıkıntısı çekerim diye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Benzer bir soruyu Peygamber aleyhisselam efendimize soracak olsaydınız size diyeceği şu olurdu: Ne diye Müslüman oldun ki? Müslümanlık bu mücadeleyi yapmanın adıdır. Her Müslüman böyle bir gel git içinde hayatını geçirir. Sonunda mağlup olmayanlar kazanarak giderler, bir yerde yığılıp kalanlar da helak olurlar. Bunu siz şöyle de anlayabilirsiniz: Bir minderde güreş yapıyorsunuz; elbette düşüp kalktığınız olacaktır. Düştüğünüz zaman ağlamaya başlarsanız rakibiniz sırtınıza oturur ve siz mağlup olursunuz. Vazifemiz belki düşmemektir ama o çok zordur, biz nebi değiliz. Düşeceğiz ama düştüğümüz yerde kalmayacak dikileceğiz. Biiznillah da kazanan olacağız. Size tavsiyem, kesinlikle bir ders halkasını izleyin. Allah’tan korkanlardan oluşmuş bir arkadaş grubunuz bulunsun. İlmihal bilginizi de sık sık tazeleyin. Kâfirlerin ağırlıkta olduğu ortamlardan, yayınlardan uzak durun. Cemaatle namazı ihmal etmeyin. Az da olsa sürekli Kur’an okumaya çalışın. Göreceksiniz kazanan olacaksınız inşaallah. Allah yardımcınız olsun.

Hocam ben 24 yaşındayım, nefsimin arzu ve isteklerine uymamaya çalışıyorum ama ş
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sözleriniz bir noktaya kadar doğrudur; önemli olan kadının bedeninin eşi dışında birisine güzel görünmemesi meselesidir. Yaptığınız iş gayet doğrudur. Mesela hayız döneminde iken eşine karşı süslenmeyi düşünen bayanların da var olduğunu duymaktan memnun oldum. Bu yaptığınız mübarek bir şeydir. Ancak kullandığımız nesnelerin de helal olmaları gerekmektedir. Sizi örnek olarak zikredelim, bir çarşafı çalsanız da tesettür olarak giyseniz bunun hükmü ne olabilir? Onun için alkol ve domuz gibi ürünlerin bulaşmadığı mamüller kullanmaya gayret edeceğiz. Oje için ikinci bir sorun da altına su geçirmemesi meselesidir. Çünkü oje bir tabaka oluşturmaktadır ve altına su geçirmiyor. Geçirecek olsa zaten kısa bir zamanda dökülür. Bir başka mesele de kâfirler arasında sembolik değerler kazanmış uygulamalardan da uzak durmamız şarttır. Takvayı gözeten hanımlar olarak siz, yeryüzüne inen rahmetin sebeplerisiniz. Cihadınız mübarek olsun. Allah'a emanet olun.

Hocam, insanın giydiği kıyafetin, yaptığı makyajın vs. günahı ya da haram boyutu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir şeyin en iyisini ister, onu yapmaya çalışırız. Mü'min olmamız bunu gerektirir. Ama en iyiye ulaşmamız mümkün olmuyorsa, tehlikeye girmemek için en iyiden iyiye, iyiden biraz iyiye doğru tavizler vererek hedefe doğru yürümeye çalışırız. Mesela saliha bir kadın ararken zinayla karşılaşmaktansa saliha olmayan bir kadınla evlenmeye razı oluruz. Bir de özellikle evlilik konusu için şunu belirtmek gerekmektedir: İyiliği ve kaliteyi sadece karşıda aramak yerine kendimizi de iyilik ehli yapmaya gayret etmeliyiz ki, Allah'ın yardımını hak edelim. Allah'a emanet olun.

Saliha eş konusunda çevremde nasibimi arıyorum, araştırıyorum ama Allah’ın isted

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.