Fetva Meclisi
Soru
Hocam ben şöyle bir iş yapıyorum: A kişisi ev yaptıracak. Ben onun müteahhitliğini üstleniyorum. Anlaşmamız şöyle, ben, ev için gereken bütün masrafları faturalı bir şekilde yapıyorum. Malzemeyi alıyorum, çalışanları ayarlıyorum ve organizeyi sağlıyorum. İş bitip anahtarı teslim edince ben harcamanın bütününün yüzde on beşini ücret olarak alıyorum. Bu yaptığım iş helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu çağda böyle ürünlere ekonomik değer yüklenmektedir. Bunu yapmanızda ve karşılığında ücret almanızda bir sakınca olmaz. Bir öğretmenin matematik öğretip ücret alması gibi bir iştir netice olarak yaptığınız iş.
İşini aldığınız işveren size “bizzat sizin yapmanızı şart koşuyorum” dedi ise o işi ikinci birine yaptıramazsınız. Sadece işin kalitesi ve zamanını size şart getirmiş ise sizin onu başkasına yaptırıp kâr etmenizde sakınca olmaz.
Siz, genel bir üretim yapıyorsunuz. Birilerinin onu ne için kullanacağını bilemezsiniz, bilmeniz de gerekmez. İşiniz helal bir iştir.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
Mahkemenin size takdir ettiği ilk miktarı alırsanız kalbinizin rahat edeceği iş yapmış olursunuz. Gerisini de bir fakire verin.
Sizin satın alma işleminizde bir olağandışılık yoksa ve birisi onu sizden talep etmiyorsa inşaallah sıkıntı yoktur.
helal konusundaki diğer fetvalar
Siz takva sahibi bir hanımefendisiniz. İçinizin rahat etmediği bir işte veya şüphelerin bulunduğu bir ortamda çalışmayın. Bana sunduğunuz alternatifler arasında el çantası satılan yerde çalışabileceğinizi söylesem de kalbinize danışmadan iş yapmayın. Kaygılanmayın; rızkınızdan fazla da kazanmazsınız daha azını da almayacaksınız. Siz çabaladığınız sürece Allah'ın rızık kargosu sizi bulacaktır.
Aşağıdaki cevabımızı inceleyebilirsiniz: https://fetvameclisi.com/fetva/e120-gibi-katki-maddesi-iceren-gidalar-tuketmek-caiz-midir
Etil alkol gibi sarhoş edici bir nesne direkt katılırsa gıdayı haram hale getirir. Alkol gıdada kendiliğinden oluşursa sarhoş edici seviyeye geldiğinde haram olur. Meyve suları, sirke, turşu gibi gıdalarda oluşan alkol %0,2-0,3 düzeyine kadar sarhoş edici olmadığı için gıda da haram olmaz. Kefir, boza bunun örneğidir. O noktaya gelmedikçe haram olmaz. Gıdanın köpürmesi, tadının keskinleşmesi, paketli gıdalarda son tüketim tarihi veya açıldıktan sonraki tüketilme için verilen tarih alkolleşme ihtimalinde ölçü olarak alınabilir. Alkol çözücü olarak kullanıldığında ise (mesela aromanın çözümünde kullanılması durumu) farklıdır. Her ne kadar sarhoşluk verici bir nesne olarak içilmesi haram ise de cüzi bir oranda çözücü olarak kullanıldığında gıdayı haram hale getirmeyebilir.
İnsanlığın ve toplumun makul ve helal bir ihtiyacını karşılayan her iş kendi ekseninde önemlidir. Haram olmadıktan sonra hiçbir iş için “gereksiz” denemez. Böyle bir iddia ya kendimizi başkalarından üstün görme yani kibir gösterir ya da bindiğimiz dalı kesmeyi gösterir; ikisi de kabul edilemez. Atık su işinde çalışmak basit ve seviyesiz görülebilir ama bugünkü hayatta kaç gün o işin bakımı yapılmadan sağlıklı yaşanabilir? Tepeden bakan anlayışı hayata uyumlu bir anlayış olarak göremeyiz. Helal ve sağlıklı olduktan sonra her iş rızık kazanmak için uygundur. Elbette belli bir kabiliyet, eğitim ya da benzeri birikimlere sahip olanlar daha iyi işleri seçeceklerdir. Müslüman olarak da seçmelidirler. Ancak böyle bir seçme gerekliliği başka işlerde bulunanları hor görmeye ruhsat oluşturmaz. Kur'an’ımız bize Davud aleyhisselamı büyük bir Peygamber aleyhisselam olarak tanıtırken aynı zamanda bir DEMİRCİ USTASI olduğunu da bildiriyor. Tekrar vurgulayacak olursak, biz ve çocuklarımız kaliteli ve zengin işlerde çalışsın isteyebiliriz, istemeliyiz de ama onların kabiliyetlerini ve toplumun ihtiyacını istesek de yok kabul edemeyiz. Allah Teâlâ’nın yarattığı bu düzende büyük bir planlama ve hikmetler bulunmaktadır. Biz en iyi için yatırım yaparız ama taş yuvarlanır yerini bulur; hayat budur, böyledir. Ölçümüz helal ve sağlıklı olmalıdır. Kabiliyet ve fırsatları yok kabul edemeyiz. İnsanları meslekleri ve işleri üzerinden değerlendirmek asla kabul edilemez.
Gizli saklı bir iş olmadıkça, devlet yöneticisinin ve onu temsil edenin bu tür müsamahaları normaldir. Bir hak ihlali olarak görülmez. Zira mesul kişi sorumluluğu altındaki işi icra etmekle mükelleftir. İcra edebileceğine inanarak belli müsamahalar gösterebilir. Eğer bir sorumluluk varsa o sorumluluk yetkiliye aittir.