Fetva Meclisi
Soru
Karmin katkılı renklendirici kullanılmış yiyecekler yenebilir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, böyle bir üretim ne yazık ki yaygın olarak vardır ve yaygın olarak da kullanılmaktadır. KARMİN BÖCEĞİ veya benzeri isimlerle anılan bu böcekten üretilen maddeler renklendirici madde olarak kullanılmaktadır. Bildiğimiz kadarı ile bu böcek çokça yetiştirilip sıcak suda kaynatılarak veya fırında kurutularak boyar maddeye dönüştürülmektedir. Bazı durumlarda bu maddenin etil alkolle saflığının artırılması sağlanmaktadır. Tavuk ve et ürünleri, çilek aroması verilen gıdalar, tatlılar, kek, bisküvi, süt ürünlerinde bu madde kullanılabilmektedir. Bu da daha cazip renk oluşturmak ve yeniden renk verebilmek için kullanılır. Neticede bir böcek olan bu hayvanın temiz olup olmadığı konusunda fukaha arasında AKICI KANI OLMADIĞI için necis olmayacağı görüşü vardır. Bir böcek olarak bazı fakihlerin söz konusu kimyasal işlemlerden sonra gıdada çok cüzi bir miktar katıldığı için kullanılabileceği görüşü bir çağdaş zorunluluk olarak alınabilirse de takva olanın böyle tereddütlü şeylerden uzak durulması olduğu bilinmelidir.
Her kaza namazı için ezan ve kamet gerekir. Ancak yapılmaması namazı aksatmaz.
Sorunuzun içeriği anlaşılamıyor, daha aydınlatıcı sorabilirseniz cevaplamaya çalışırız.
Gıybet orucun ecrini eritebilir ama orucu bozmaz.
Yenen bir hayvanın bağırsaklarından yapılan şeye kokoreç diyorsanız yenmesi caizdir.
Muhtevasında alkol ve benzeri bir sakınca yoksa ve tıbben insan bünyesi için sakıncalı olduğu söylenmiyorsa yenmesinde sakınca olmaz.
helal konusundaki diğer fetvalar
Etil alkol gibi sarhoş edici bir nesne direkt katılırsa gıdayı haram hale getirir. Alkol gıdada kendiliğinden oluşursa sarhoş edici seviyeye geldiğinde haram olur. Meyve suları, sirke, turşu gibi gıdalarda oluşan alkol %0,2-0,3 düzeyine kadar sarhoş edici olmadığı için gıda da haram olmaz. Kefir, boza bunun örneğidir. O noktaya gelmedikçe haram olmaz. Gıdanın köpürmesi, tadının keskinleşmesi, paketli gıdalarda son tüketim tarihi veya açıldıktan sonraki tüketilme için verilen tarih alkolleşme ihtimalinde ölçü olarak alınabilir. Alkol çözücü olarak kullanıldığında ise (mesela aromanın çözümünde kullanılması durumu) farklıdır. Her ne kadar sarhoşluk verici bir nesne olarak içilmesi haram ise de cüzi bir oranda çözücü olarak kullanıldığında gıdayı haram hale getirmeyebilir.
Siz takva sahibi bir hanımefendisiniz. İçinizin rahat etmediği bir işte veya şüphelerin bulunduğu bir ortamda çalışmayın. Bana sunduğunuz alternatifler arasında el çantası satılan yerde çalışabileceğinizi söylesem de kalbinize danışmadan iş yapmayın. Kaygılanmayın; rızkınızdan fazla da kazanmazsınız daha azını da almayacaksınız. Siz çabaladığınız sürece Allah'ın rızık kargosu sizi bulacaktır.
Yaptığınız işte bir harcama kapalılığı yani tartışma konusu olabilecek bir nokta veya ücret oranı üzerinde tartışma olmadığına/olmayacağına göre sizin açınızdan ve işi veren açısından helallik sorunu da yok demektir. Bu şekilde çalışabilirsiniz.
İnsanlığın ve toplumun makul ve helal bir ihtiyacını karşılayan her iş kendi ekseninde önemlidir. Haram olmadıktan sonra hiçbir iş için “gereksiz” denemez. Böyle bir iddia ya kendimizi başkalarından üstün görme yani kibir gösterir ya da bindiğimiz dalı kesmeyi gösterir; ikisi de kabul edilemez. Atık su işinde çalışmak basit ve seviyesiz görülebilir ama bugünkü hayatta kaç gün o işin bakımı yapılmadan sağlıklı yaşanabilir? Tepeden bakan anlayışı hayata uyumlu bir anlayış olarak göremeyiz. Helal ve sağlıklı olduktan sonra her iş rızık kazanmak için uygundur. Elbette belli bir kabiliyet, eğitim ya da benzeri birikimlere sahip olanlar daha iyi işleri seçeceklerdir. Müslüman olarak da seçmelidirler. Ancak böyle bir seçme gerekliliği başka işlerde bulunanları hor görmeye ruhsat oluşturmaz. Kur'an’ımız bize Davud aleyhisselamı büyük bir Peygamber aleyhisselam olarak tanıtırken aynı zamanda bir DEMİRCİ USTASI olduğunu da bildiriyor. Tekrar vurgulayacak olursak, biz ve çocuklarımız kaliteli ve zengin işlerde çalışsın isteyebiliriz, istemeliyiz de ama onların kabiliyetlerini ve toplumun ihtiyacını istesek de yok kabul edemeyiz. Allah Teâlâ’nın yarattığı bu düzende büyük bir planlama ve hikmetler bulunmaktadır. Biz en iyi için yatırım yaparız ama taş yuvarlanır yerini bulur; hayat budur, böyledir. Ölçümüz helal ve sağlıklı olmalıdır. Kabiliyet ve fırsatları yok kabul edemeyiz. İnsanları meslekleri ve işleri üzerinden değerlendirmek asla kabul edilemez.
İşini aldığınız işveren size “bizzat sizin yapmanızı şart koşuyorum” dedi ise o işi ikinci birine yaptıramazsınız. Sadece işin kalitesi ve zamanını size şart getirmiş ise sizin onu başkasına yaptırıp kâr etmenizde sakınca olmaz.
Gizli saklı bir iş olmadıkça, devlet yöneticisinin ve onu temsil edenin bu tür müsamahaları normaldir. Bir hak ihlali olarak görülmez. Zira mesul kişi sorumluluğu altındaki işi icra etmekle mükelleftir. İcra edebileceğine inanarak belli müsamahalar gösterebilir. Eğer bir sorumluluk varsa o sorumluluk yetkiliye aittir.