Fetva Meclisi
Soru
Hocam biz bir iş ihalesine girdik. Anlaşarak ihaleyi aldık ama işi başka birine daha ucuz bir fiyata yaptırıp aradaki farktan kazandık. Bu bize helal olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Eğer size işveren firma/kurum sizinle yaptığı sözleşmeye “başkasına yaptırmama, bizzat kendin yapma” gibi bir şart getirmedi ise sakıncası olmaz. Eğer öyle bir şart getirdi ve siz de kabul etti iseniz imzanıza sahip çıkmalısınız.
Size işveren özellikle “başkasına yaptırmayacaksın” diye bir kayıt koymadı ve sorumluluk da sende ise sakıncası olmaz.
İki şahıstan birinin vekili değilseniz ve ihaleye girecek kişilere cebir ya da hile kullanmadı iseniz bir sakıncası yoktur. Allah'a emanet olun.
İhale eden firmaya/kuruma karşı kurulmuş bir tuzaktır bu ve gizli yapılmaktadır. Bu yolla elde edilecek gelir helal olmaz. Müslüman hile ve yalan ile mal kazanmaz, kazanırsa o mal ona helal olmaz.
Yaptığınız işte bir harcama kapalılığı yani tartışma konusu olabilecek bir nokta veya ücret oranı üzerinde tartışma olmadığına/olmayacağına göre sizin açınızdan ve işi veren açısından helallik sorunu da yok demektir. Bu şekilde çalışabilirsiniz.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
helal konusundaki diğer fetvalar
İnsanlığın ve toplumun makul ve helal bir ihtiyacını karşılayan her iş kendi ekseninde önemlidir. Haram olmadıktan sonra hiçbir iş için “gereksiz” denemez. Böyle bir iddia ya kendimizi başkalarından üstün görme yani kibir gösterir ya da bindiğimiz dalı kesmeyi gösterir; ikisi de kabul edilemez. Atık su işinde çalışmak basit ve seviyesiz görülebilir ama bugünkü hayatta kaç gün o işin bakımı yapılmadan sağlıklı yaşanabilir? Tepeden bakan anlayışı hayata uyumlu bir anlayış olarak göremeyiz. Helal ve sağlıklı olduktan sonra her iş rızık kazanmak için uygundur. Elbette belli bir kabiliyet, eğitim ya da benzeri birikimlere sahip olanlar daha iyi işleri seçeceklerdir. Müslüman olarak da seçmelidirler. Ancak böyle bir seçme gerekliliği başka işlerde bulunanları hor görmeye ruhsat oluşturmaz. Kur'an’ımız bize Davud aleyhisselamı büyük bir Peygamber aleyhisselam olarak tanıtırken aynı zamanda bir DEMİRCİ USTASI olduğunu da bildiriyor. Tekrar vurgulayacak olursak, biz ve çocuklarımız kaliteli ve zengin işlerde çalışsın isteyebiliriz, istemeliyiz de ama onların kabiliyetlerini ve toplumun ihtiyacını istesek de yok kabul edemeyiz. Allah Teâlâ’nın yarattığı bu düzende büyük bir planlama ve hikmetler bulunmaktadır. Biz en iyi için yatırım yaparız ama taş yuvarlanır yerini bulur; hayat budur, böyledir. Ölçümüz helal ve sağlıklı olmalıdır. Kabiliyet ve fırsatları yok kabul edemeyiz. İnsanları meslekleri ve işleri üzerinden değerlendirmek asla kabul edilemez.
Gizli saklı bir iş olmadıkça, devlet yöneticisinin ve onu temsil edenin bu tür müsamahaları normaldir. Bir hak ihlali olarak görülmez. Zira mesul kişi sorumluluğu altındaki işi icra etmekle mükelleftir. İcra edebileceğine inanarak belli müsamahalar gösterebilir. Eğer bir sorumluluk varsa o sorumluluk yetkiliye aittir.
Mezar kazma işinden ücret almakta ve ücret vermekte sakınca olmaz. Elbette Allah rızası için yapılırsa daha iyi olur, sevap bir iş olur.
Dinimiz her şeyi niyete bağlamıştır. Niyet ise kulun arzusunun Allah Teâlâ tarafından samimi bulunan şeklinin adıdır. Bizim adına niyet dememizin anlamı olmuyor, Allah “kulun niyeti” diye bir şeyi kabul ediyorsa o niyet muhteşemdir, olduğu gibi kazançtır. O niyet sayesinde kul, yatağında öldüğü hâlde şehitler gibi dirilebilir kıyamet gününde. Kul, malını helal yollarla kazanıyor, o maldaki Allah’ın hakkı olanı veriyor ve kazancını Allah’ın helal ettiği alanlarda tüketmeye niyetli bulunuyorsa biiznillah onun malı o öldükten sonra onun için hayır kapısı olur.
Size sunulan yemek hakkı iki türlü olabilir: Size orada yemek yeme izni vermiştir. Şu kadar yiyebilirsin dediği zaman oradaki yediğin sana helaldir ama bu helal olma sadece ORADA YEMEKLE sınırlıdır. İkinci durumda ise orada yiyeceğinizi SİZE VERMİŞTİR. Yani “bu senindir” demiştir. Bu şekildeki izni söz konusu ise onu yiyebilir veya götürebilirsiniz. Bu iki durumdan hangisi size aittir bilemiyorsanız sorumlu yöneticiye sorarak tespit edebilirsiniz.
Helal şeyleri helal bir yöntemle tarif ediyorsan bundan bir sakınca oluşmaz. • Yenmesi/içilmesi haram olan şeyleri tarif etme. • Mesela sol elle yenebileceğine dair bir hatayı gösterme. • İsraf olacak bir uygulama yapma. • Yalan ve hile yapma, doğru ve gerekli olanı göster. • Müslümanlara ait olmayan ve Müslümanları etkileyebilecek olan kültürleri övme. • Sana bağlı ortamda avret teşhiri gibi bir hata olmasın. Sakınca olmaz biiznillah, kazancın da helal olur.