Fetva Meclisi
Soru
Hanefi mezhebine göre hareket ediyorum. Farz namazların üç ve dördüncü rekatlarında kıyamda Fatiha okumak sünnet. Ancak Fatiha suresinden sonra zammı sure okumak sehiv secdesi gerektirir diyenler de var. Ne yapmalıyız? Bir de farz namazların üç ve dördüncü rekatlarında kıraat sünnet midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Farz namazların, üçüncü veya dördüncü rek'atında Fâtiha sûresinden sonra, bir sûre veya âyet okunması sünnete aykırıdır. Ancak yanılarak sûre okunduğunda farz olan rükû ve secdenin geciktirilmesine sebep olsa da kıyam, kıraat mahalli olduğu için bu durumda sehiv secdesi yapmak gerekmez (İbn Nüceym, el-Bahr, 2/102).
Namazda bir miktar Kur’ân okumak farzdır. Hanefîlerde tercih edilen görüşe göre bu miktar, en az üç kısa âyet veya bu miktarda bir âyet olmalıdır. Özellikle Fâtiha sûresinin okunması vâciptir. Dolayısıyla namazda Fâtiha sûresi okunmakla, hem farz kıraat hem de vâcip yerine getirilmiş olur. Ancak Fâtiha’dan sonra üç kısa âyet veya bu uzunlukta bir sûre okumak da vâciptir. Bu sebeple, farz namazların ilk iki rek’atında, sünnet namazların tüm rek’atlarında Fâtiha’dan sonra sûre ya da birkaç âyet okumayan kişi vâcibi terk etmiş olur. Unutarak terk edilmesi sehiv secdesini gerektirir. Kasten terk edilmesi hâlinde ise namazın iadesi vâciptir. (İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/458) Şâfiîlere göre ise kıraat farzınınyerine gelmiş olabilmesi için asgari olarak Fâtiha’nın okunması gerekir. Buna ilaveten bir sûre veya birkaç âyet daha okumak ise sünnettir. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/353, 361)
Selamünaleyküm. Hanefi mezhebinin muteber kitaplarından el-Bahru'r-Raik isimli eserin er-Rukû' ve's-Sücûd fi's-Salat bölümünde şu hüküm vardır: 'Farzların ilk ikisinde, nafilelerin bütün rekâtlarında, vitir ve bayramlarda Fatiha vaciptir. Farzların son ikisinde ise Sünnet'tir.'
Namazların ilk iki rek'atında Fâtiha’dan sonra Kur’ân’dan bir miktar daha okumak (zamm-ı sûre) vaciptir. Vaciplerin kasten terk edilmesi günahtır, unutarak terk edilmesi veya geciktirilmesi ise günah olmaz, fakat namazın sonunda sehiv secdesi yapılması gerekir. Buna göre, bir imam dört veya üç rek'atlı farz namazların ilk iki rek'atında, Fâtiha’dan sonra bir sûre veya bir miktar âyet okumamışsa, bu sûre veya âyetleri üçüncü ve dördüncü rek'atlarda Fâtiha’dan sonra okusa da okumasa da sehiv secdesi yapması gerekir. Çünkü namazdaki bir vacibi geciktirmiş veya terk etmiştir (Kâsânî, Bedâi‘, 1/166; Merğinânî, el-Hidâye, 1/74).
Hanefi mezhebi ulemasına göre namazın üçüncü ve dördüncü rekâtlarında özellikle Fatiha suresini okumak Sünnet'tir. Allah'a emanet olun.
Namazda KIRAAT farzdır. Bu kıraatin Fatiha suresi olması ise vaciptir. Vacip de bir çeşit farz olduğuna göre namazın fatiha ile kılınması gerekmektedir. İmamla kılınan namazda ise imam Fatiha okur ona uyanlar Fatiha okumazlar. Allah'a emanet olun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
1- Bu hadisin sahih olmadığı kesindir. Aslının olmadığını söyleyenlerin yanında zayıf olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır. Zayıf olmasına rağmen, hüküm için olmamak kaydıyla örneklendirme yapmada kullanılabileceği söylenmiştir. Örneklendirme için kullanılma ile kastedilen de şudur: Zihin açma, fikir üretmeye yönlendirme seviyesinde kullanma. Söz konusu derste de bu maksatla kullanılmıştır. 2- Fıkıhta kullanılması ile akidede kullanılması arasında ise şu fark vardır: Fıkıh, içtihada açık bir ilimdir. Kıyas yapılır ve kıyas üzerinden yeni hükümler verilir. Bu hükümlerde de içtihat edenlerin içtihatlarına göre farklılıklar bulunabilir. Ancak akidede içtihat nasıl yapılacak? Akidenin çizgileri azaltılmamak ve çoğaltılmamak üzere sınırlandırılmıştır. İçtihat edilip imanın şartların yediye mi çıkarılacak ya da meleklere iman mı kaldırılacak? Akidede yapılacak bir içtihat, insanların iman mıdır küfür müdür üzerinden ihtilaf etmelerini doğurur ki böyle bir ihtilafta ne rahmet olur ne da maslahat. Bunun için akidenin esasında içtihat yoktur. Akideyi anlamada kullanılan kelam veya felsefe menşeli ek bilimler üzerinden içtihatlar yapılabilir ki o da dinin esası değildir. Allah ilminize ve amelinize bereket versin.
Selam, bizim nazarımızda bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi selam da orijinalliği bozulmadan yapılmalıdır.
Böyle ibadetlerde kimse kimsenin yükünü taşıyamaz, herkes kendi işini görmelidir.
Yalova ile aranızdaki mesafe önemlidir; Kartal'da oturuyorsanız Yalova'da zaten seferi olmazsınız. Mesafe doksan km'yi aşıyorsa o zaman seferilik mümkündür. Yolda her halükârda seferisiniz. Orada ise kendi eviniz gibi size tahsis edilmiş bir ev varsa seferi olmazsınız. (Afedersiniz, Yıldız ismi erkek ve bayan için kullanılabilmektedir. Eğer erkek iseniz durum budur. Bayan iseniz eşiniz ne ise siz de öyle olacaksınız. Seferilikte kadın, eşine tabidir.)
Tavaf ve namaz için olan sakıncayı genişletmemelisiniz.
Kaş aldırma konusunda sahabeden Abdullah bin Mesud radıyallahu anhın rivayet ettiği bir hadisi ulemanın büyük bir bölümü esas alıp haram olduğu şeklinde yorumlamışlardır.