İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Fıkıha giriş-2 başlıklı sohbetinizi dinledim. Sohbette geçen “Ümmetimin ihtilafı rahmettir“ sözü ile alakalı, sanki fıkıhta kullanılabileceği ama akidede kullanılamayacağını anladım. Bu ayrımın nereden kaynaklı olabileceğini sormak isterim. İlim ehlinden böyle bir ayrımı bulamadığımı ve itibarın asıl neye göre olması gerektiğini bilmek istedim. Ulaşabildiğim ilmi eserlerde alimlerin bazıları bu sözün hadis olmadığını zikrediyorlar. Bunu açıklayabilir misiniz?

Cevap

1- Bu hadisin sahih olmadığı kesindir. Aslının olmadığını söyleyenlerin yanında zayıf olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır. Zayıf olmasına rağmen, hüküm için olmamak kaydıyla örneklendirme yapmada kullanılabileceği söylenmiştir. Örneklendirme için kullanılma ile kastedilen de şudur: Zihin açma, fikir üretmeye yönlendirme seviyesinde kullanma. Söz konusu derste de bu maksatla kullanılmıştır. 2- Fıkıhta kullanılması ile akidede kullanılması arasında ise şu fark vardır: Fıkıh, içtihada açık bir ilimdir. Kıyas yapılır ve kıyas üzerinden yeni hükümler verilir. Bu hükümlerde de içtihat edenlerin içtihatlarına göre farklılıklar bulunabilir. Ancak akidede içtihat nasıl yapılacak? Akidenin çizgileri azaltılmamak ve çoğaltılmamak üzere sınırlandırılmıştır. İçtihat edilip imanın şartların yediye mi çıkarılacak ya da meleklere iman mı kaldırılacak? Akidede yapılacak bir içtihat, insanların iman mıdır küfür müdür üzerinden ihtilaf etmelerini doğurur ki böyle bir ihtilafta ne rahmet olur ne da maslahat. Bunun için akidenin esasında içtihat yoktur. Akideyi anlamada kullanılan kelam veya felsefe menşeli ek bilimler üzerinden içtihatlar yapılabilir ki o da dinin esası değildir. Allah ilminize ve amelinize bereket versin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fıkhın özünde farklılığa uygunluk vardır. Bunda da din açısından bir sakınca yoktur. Fıkıh Kur'an veya hadis değildir, ehlinin yaptığı içtihatlardır umumu itibariyle. Ve fıkıhtaki ihtilafta bir yolla uzak durmak ama gereğinden kopmamak müstehaptır. Müslüman, fakihler ihtilaf ediyor diye çelişki içinde kalmak, bir öyle bir böyle düşünüp yapmak durumunda değildir. Fıkıhtaki farklılıklardan uzak durmak için: a. Takvaya en uygun olan tercih edilebilir. b. Söz sahiplerine bakılıp daha kalbî kimliği olan tercih edilebilir. c. Harama ruhsat veren ve ruhsat vermeyen iki farklı görüş olduğunda haramdan uzak tutan tercih edilebilir. Aynı şekilde farzdır diyenle değildir diyen arasında farzdır diyen tercih edilebilir. d. Sahabeden itibaren bu zamana gelen seyir içinde daha eskilere ait olan görüş daha yeni olana göre tercih edilebilir. e. Muteber kabul edilen mezhep imamlarından birinin görüşü ilke olarak benimsenerek farklılıktan uzak kalınabilir. f. Müslüman bir yöneticinin tercihi ilke olarak kabul edilerek uzak kalınabilir. Genel olarak farklı fıkıh içtihatları ile karşılaşanlar için hangisini alsam sorularına böyle bir cevap verilmektedir. Elbette kişi, keyfiliği değil de dinine daha sıkı bağlı kalmayı amaç ediniyorsa. Gevşek bir nokta arayan için tercih zaten nefsin hoşuna gidenden yana olacaktır.

Fıkıhçıların farklı görüşler belirtmesine karşı biz nasıl davranabiliriz? Aynı k
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. ‘Müçtehidin hatasını Allah’tan başkası bilemez’ sözü anladığınız gibi olamaz. O sözü şu şekilde anlamalıyız: Müçtehit eğer müçtehitlik vasıflarını taşıyarak bir içtihat yaptı ise onun yaptığı içtihadın, Allah’ın hükmüne isabette tam olup olmadığını yani hakkı temsil edip etmediğini biz bilemeyiz. Bunu kesin olarak Allah Teâlâ bilir.’ Böyle kesin bir doğrulama cetveli elimizde yoktur, olamaz da. Bu durumda da içtihat şatlarını barındıran müçtehitlerin içtihatlarını birbirine kırdırma gibi bir yetkimiz de olamaz. Sizin zikrettiğiniz örnekte, yanlışı ortaya çıkardığını söylüyorsunuz ama bir müçtehidin kanaatini, kendisi gibi birinin değerlendirmesi durumunda ortaya bir sonuç çıkabilir. Cümle güzelliği ve benzeri yüzeysel etkilerle hangisinin haklı olduğu üzerinde bir kanaat kullanılamaz. Bundan dolayı da bizim gibi avamdan birilerinin müçtehitler arasında mekik dokuması boş bir iş olur. Bir müçtehide, zahiren hatalı bir tutumu ortaya çıkmadıkça bağlı kalmak zorunlu olmaktadır. Allah’a emanet olunuz.

Hocam bir mü’min olarak acizane kendimce ilim öğrenmeye, araştırmalar yapmaya ça
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Okuduğunuz ilmihal kitabından daha fazla akaid bilgisi sizin için bile bile kafa karıştırmaktır. Siz dininizi yaşamak için öğreniyorsanız, size gerekmez. Hayır, tartışmak ve felsefesini yapmak için ise bulduğunuzu dinleyin, gördüğünüzü izleyin o zaman. Allah yardımcımız olsun. Bize bizi cennete götürecek bilgiler gerekiyor.

Selamünaleyküm kıymetli hocam. Size daha önce yazmış ve ilmihal derslerine başla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ niyetinizi mübarek kılsın. Esasen tebrik edilecek bir planlama içindesiniz. Ne var ki, HIZLI BAŞLAYIP çabuk çökmekten ise ADIM ADIM BAŞLAYIP uzun yürümek daha doğrudur. Tıp dersleri ağırdır, bu tespit yabana atılamaz. Çevreniz ve size etki edenler açısından da bu yapacağınız iş takdir görmesi zor bir iştir, bu da ikinci bir sorundur. Bu nedenle size çizgi olarak şunu tavsiye edebilirim: Planınız büyük ve uzun soluklu olsun. Uygulamanız ise boyunuza ve çapınıza göre olsun. Ya da şöyle diyebilirim: Acele etmeyin ama ihmal de etmeyin. Hayat realiteniz ve planlarınız dengeli olsun. Böylesi ile daha istikrarlı ve daha kalıcı işler yapabilirsiniz. Öncelikli gayeniz okumak ve bilgi artırmak değil mü'min kimliğinizle ayakta kalmak, fitnelerde savrulmamak olsun. Bunun için de önce her biriniz BEN ERİMEMELİYİM demelidir. Böyle diyebilen üç kişi veya iki kişi ile yola çıkın. Beş yıl sonra bir kişi daha ancak size katılıyor olsa bile zararda değilsiniz. Kaldı ki ihlasınız size katılımı bereketli yapacaktır. Bunun özeti şudur: İmanda ve ibadette, ahlâkta erimeden yürümeniz sizin bütün bilgilerden daha önemli bir ihtiyacınızdır. Maazallah eridikten sonra bilgi ne işinizi görecek ki? Bu noktadan sonra haramlardan uzak durmak ve farzları eksiksiz yapmak günlük işiniz olmalıdır. Farzlarda eksiğiniz yoksa BİLDİĞİNİZİ YAŞIYORSUNUZ demektir ki gaye de budur zaten. Planlarınızı izleyeceğiniz dersleri bitirme mantığına yaslamayın. Aksine hazmetme mantığına yaslayın. “Şu kadar dersi şu kadar zamanda” yerine “şu konuları kavrama” çizgisi çizin. Sözünü ettiğiniz ders grubundan ilk on dersi mesela hazmedin ve bir yolunu bulup ziyaret ederek veya bir iletişim kanalını kullanarak konuşanı/yazarı ile o dersleri mütalaa edin. Sonuca göre yeni bir plan yapabilirsiniz. Elbette sabredip sebat edebilenler gayelerine ulaşacaktır. Onlar da oldukça azdır. Dökülenlere takılmadan gayeniz için yürümeye bakın. Allah yardımcınız olsun.

Ben tıp fakültesinde okuyorum. Aynı zamanda da daha iyi bir Müslüman, evlat, ark
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, bu konu hadislerde vardır. Uygulamadaki içtihatlar da sizin belirttiğiniz gibidir. Farklılığın temelinde ise bu hükme kaynaklık eden hadisi Şafii ulemasının yorumlamasındaki gerekçeleridir. Bir müçtehidin böyle bir yorum yapması ise Şeriat'ımız açısından mümkündür. Hanefi olanlar hükme uyduklarında hadislerin bizzat özüne uymuş olurlar. Şafiiler hükme uyduklarında ise içtihatla açılmış bir kapıyı kullanmış olurlar. Biiznillah ikisinde de dine uymak ve onu yaşamak vardır. Bu da ümmet için bir rahmettir.

Bugün cuma sohbetinde hoca, bayanların hacca gitmesi ile ilgili iki mezhebin far
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. İleri derecede bir ilim çalışması yapmayacaksanız RİYAZUSSALİHİN isimli hadis kitabı şerhiyle beraber size yeterli olur. Fıkıh olarak da ilmihallerden birini birkaç kere okumalısınız.

Selamun aleykum ve rahmetullahi ve berakutuhu sorum Nureddin hocama; hocam sizde

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Farz namazların ilk iki rekatında, nafilelerin her rekatında kıraat farzdır.

Hanefi mezhebine göre hareket ediyorum. Farz namazların üç ve dördüncü rekatları
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tavaf ve namaz için olan sakıncayı genişletmemelisiniz.

Hayızlı bir kadının tavaf yapmaması gerektiğini biliyoruz. Peki, hayızlıyken Kâb
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kaş aldırma konusunda sahabeden Abdullah bin Mesud radıyallahu anhın rivayet ettiği bir hadisi ulemanın büyük bir bölümü esas alıp haram olduğu şeklinde yorumlamışlardır.

Kaş aldırmanın hükmü nedir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selam, bizim nazarımızda bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi selam da orijinalliği bozulmadan yapılmalıdır.

Selam olsun demek bidat mı?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle ibadetlerde kimse kimsenin yükünü taşıyamaz, herkes kendi işini görmelidir.

Nişanlımla ayrıldım ve bir anlık sinirle "bir daha barışmayacağım" diye yemin et
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ciğerin başında bekleyen kedi psikolojisi ile beklemek doğru değildir. Bir erkeğin nikâhlı eşi dışında bir yolla boşalması tıp ve ahlâk açısından yanlıştır. Elle boşalmayı alışkanlık hâline getirirseniz, evlendikten sonra bile o işi terk edemeyebilirsiniz. Bu da bir hastalıktır. Şehvetiniz sizi bastırıyorsa evleneceksiniz. Ateşle şakalaşılmaz, ateşin yakması için deneme yapılmaz.

Bir kızı gerçekten seviyorum ve evlenebilmek için okulumuzun bitmesi gerektiğini

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.