Fetva Meclisi
Soru
Namaz kılarken bazı yerlerde elleri kaldırarak tekbir almalı mıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Evet, bu hususta farklı rivayetler vardır. Ama dediğiniz gibi o nedenle namazın olmayacağı şeklinde bir söz asla doğru değildir.
Namazda tekbir alırken eller kaldırıldığında KULAK YUMUŞAĞI HİZASINA KADAR kaldırmak sünnettir. Kulağa temas etmesi gerekmez. Genel kural böyledir.
Namazda iftitah tekbirinde eller KULAK HİZASINA KADAR kaldırılır. Kulağa temas şart değildir. Temas ettirilirse daha makbul olduğunu söyleyebiliriz.
Hadsiz bir söz olmuş bu. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dua ederken ellerini kaldırdığına dair pek çok hadis vardır. İbadet ve din konularında böyle ulu orta sözler söylenmemelidir.
Kunut için ellerin kaldırılması yeterlidir. Aşağı salınması gerekmez. Salınırsa da namaza zarar vermez.
Namazın bozanları arasında ayakların yerden kaldırılması yoktur. Ancak bir secde boyu iki ayağın da bilerek yerden kaldırılmasının abes bir iş olduğu kesindir. Allah'a emanet olunuz.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Böyle bir nedenle nikâh düşmez ama Allah'ın razı olmayacağı bir iş yapılmış olur.
Kadının erkeğe veya fotoğrafına bakması yalın bir bakma olduğunda haram değildir. Bakışta bir fitne ve kasıt riski varsa o zaman bakmak caiz olmaz.
Ölülerin dirilere tasarrufu olamaz.
İki tuvaletli, odaları farklı daire gibi olabilecek bir evde sözü edilen şekilde bulunulabilir ama sıradan bir dairede sizin işaret ettiğiniz noktada haklısınız. Bizim kanaatimiz hem mahremiyet açısından hem de huzur açısından evlenenlerin farklı evlere çıkmasının daha doğru olacağı şeklindedir. Size tavsiyemiz anne babanızı üzmeden bu ikazı yapmanızdır. Kaş yaparken göz çıkarmayın. Ağabeyinizle aranıza kalıcı bir fitne girmesin.
- GURRE, anne rahmindeki cenine onun hayatına son verecek şekilde müdahale etmektir. Bu da bir cinayet meselesidir. Cenin, anne karnında henüz kimliği olmayan bir canlı ise de bilhassa kırkıncı gününden sonra o da sıradan bir insan gibi kabul edilmiştir. Ona müdahale ancak anne sağlığının tehlikede olması gibi makul bir gerekçe ile mümkündür. Böyle bir gerekçe olmadan yapılan müdahale kürtaj gibi tıbbî bir yöntemle de yapılsa kabul edilemez. Yapan için istiğfar ve tevbenin ötesinde bir maddi ceza konmuştur. O cezanın adı GURRE'dir. - Cenini düşüren veya kürtaj yapan GURRE'yi öder. Ona yardım edenler de günah işledikleri için tevbe ve istiğfar etmelidirler. - Ödenen Gurre'den sonra da altmış gün peşpeşe keffaret orucu tutmaları tavsiye edilir. Bu da tevbelerinin kabulü içindir. - GURRE'nin yani kürtaj ile ya da başka bir yöntemle kasten cenini düşürenin/aldıranın ödeyeceği cezanın muasır miktarı 200 gram altın veya bedelidir. Bu rakamı 212,5 gram olarak ölçen ilim adamları da vardır. Mümkün olduğu kadar en ihtiyatlı olanını yapmak gerekir. - Gurre'yi cinayeti kasten işlemesi durumunda kadın malından öder. Kastı olmadan bir hata ile işledi ise ya da imkânı gerçekten ödemeye müsait değilse bu bedeli onun AKİLE'si öder. Akile de bu ödemeyi üç yıla yayabilir. - Ödenecek olan GURRE, doğması engellenen çocuğun var olan mirasçılarına ödenir. Genelde bu mirasçı baba ve kardeşleri olur. Dinen ona mirasçı olduklarında payları ne kadar ise o kadar o paradan alırlar. Katil durumundaki anne ya da ona onay veren baba bu gurreden pay alamazlar. - Her hâlükârda bu işe iştirak edenlerin muhakkak istiğfar etmeleri gerekir. Bu dosyanın adı bir CİNAYET DOSYASIDIR.
Kesinlikle durum şöyledir: İntikam almaya gücü yettiği ve almayı düşündüğü hâlde Allah rızası için bundan vazgeçen sevap kazanmıştır ve bu sevap büyük bir sevaptır.