Fetva Meclisi
Soru
Namazdayken secdede veya rükûda dudak dahi kıpırdatmadan ‘sübhane rabbiyel azim -ya da- ala’ dediğimizde sünnet sevabı alabilir miyiz? Çünkü kendimizin duyacağı düzeyde olmayan okumalar okuma sayılmıyor diye biliyorum. Dudak kıpırdatmadan söylersek okuduğumuz sahih olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Gerekmez; sevabı azalır.
Selamünaleyküm. Şafii uleması nezdinde sabah namazında ikinci rekat rükuundan sonra kunut Sünnet’tir. Terk edilmesi namaza zarar vermez. Ancak sehiv secdesi yapılması gerekir. Namaza devam ettiğiniz camide imam namazı nasıl kıldırıyorsa öyle kılmanız doğru olandır.
Zikrettiğiniz şekillerden hiçbiri için sehiv secdesi gerekmez.
Evet, bu mekânlarda Sünnet'te varid olan dualar okunabilir. Özellikle nafile namazlarda okunması daha yerinde olur. Cemaatle kılınırken ise tesbihat ile yetinilmesi evladır.
Selamünaleyküm. Bu durumda sehiv secdesi yapılır. Zira kunut yapmak vaciptir.
Öyle yapılırsa bir sünnet icra edilmiş olur ama “o namazlarda onlar okunur, başkası okunmaz” algısı oluşursa onda sıkıntı olur. Bu nedenle ara sıra başka sureler de okunursa bu sıkıntı oluşmaz. Allah Teâlâ kabul buyursun.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
1-Gül ve misk gibi şeyleri koklamak. 2-Gözüne sürme çekmek. 3-Misvak kullanmak, dişlerini macunsuz fırçalamak. 4-Ağzına su alıp çalkalamak, burnuna su çekmek. 5-Serinlemek için yıkanmak.
El-İhtiyar temel Hanefi kitaplarındandır. Zuhayli'nin kitabı ise daha derli topludur. Her ikisinin de tercüme olması ayrı bir konudur.
Orucu bozmamakla beraber yapılması mekruh durumlar şunlardır: 1-Bir koca, yemeğin tuzunun az veya çok olmasından dolayı hanımını rahatsız ediyorsa, kadın bir şey yutmadan diliyle yemeğin tadına veya tuzuna bakabilir. Yemek pişiren ücretli için de durum böyledir. Bu durumda olanların oruçları bozulmaz fakat bunu yapmaları mekruhtur. 2-Bir kimsenin hanımını öpmesi ve kucaklaması mekruhtur ama bu durum orucu bozup kazayı gerektirmez. 3-Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak mekruhtur. 4-Kan aldırmak veya ağır bir işte çalışmak gibi kendisini zayıf düşüreceğine kanaat getirdiği bir iş yapmak, oruçluyu zor durumda bırakacağı için uygun görülmemiştir. Fakat bu kişilerin oruçları bozulmaz. 5-Nafile olarak tutulan orucu özürsüz olarak bozmak mekruhtur ve aynı zamanda yerine kaza orucu tutulması gerekir. Verilen şeyi veya ikramı reddetmemek için nafile orucu bozmak mekruh değildir fakat daha sonra bu oruç kaza edilmelidir.
Bekâr ve doğum yapmamış bir kadından da süt gelebilir. Onun sütünü yeteri kadar içen çocuk da süt çocuğu olabilir. Böyle bir şeyi ihtiyaç yok iken yapmayı tavsiye etmeyiz.
Bunu kış günlerinde insanların grip olmasına benzetebilirsiniz. Bedenlerimiz hasta olabileceği gibi imani kimliğimizde de hastalıklar olabilir. Bunu geçici kabul edin. İyileşmek için tedavi uygulandığı gibi bunun da tedavisi vardır. Muhakkak, - Arkadaş çevrenizi, evinizi değiştireceksiniz. - Camiye, cemaate en az günde bir vakit devam edin. - İzlediğiniz internet siteleri, TV programları dâhil göz kirliliğinize sınırlama getirin. - Anne babanızın duasına biraz daha yakın olun. - Özel dua saatleri ayarlayın. Samimi dualar yapın.
Oruçlu olduğunu unutarak yemek, içmek, Kulağına su kaçmak, Göze ilaç damlatmak, Gece yıkanması gerekirken sabahleyin yıkanmak, Kendi isteği olmayarak kusmak, İhtilam olmak (yani uyurken cünüplük hâli meydana gelmek) Kan aldırmak, Kendi isteği olmayarak boğazına toz, duman girmek, Ağzındaki tükürüğü yutmak… — Hayız ve nifas hâlindeki bir kadın oruç tutmaz. Oruçlu iken hayız veya nifası başlarsa orucu bozulmuş olur. Ramazandan sonra engel kalktığında uygun bir zamanda tutamadığı kadar orucu kaza eder. Ramazanda gün ortasında bir özür nedeni ile orucunu bozanın, İmsaktan sonra hayız ve nifastan temizlenen kadının, Yolculuğu bitenin, İyileşen hastanın, Ergenlik çağına giren çocuğun, günün geri kalan kısmını oruçlu gibi geçirmeleri gerekmektedir.