Fetva Meclisi
Soru
Hiç çocuğu olmamış ve hamile dahi olmayan kadın süt evlat edinebilir mi? Maksadı, gelecekte mahremi olsun ve böylece mahremiyet sıkıntısı olmasın. Böyle bir hanım oğlumu süt evladı edinmek istedi, ben izin vermedim ve ‘dinimiz sen rahat edesin diye suiistimal edilmez. Cenabı hak dileseydi bunu sizin için takdir buyururdu’ dedim. Ama doğrusu nedir bilemiyorum. Nedir doğrusu?
Cevap
Benzer fetvalar
Süt emdiğiniz kadın sizin annenizdir. Onun kardeşi de dayınızdır. Dayı ile evlenilmez. Allah'a emanet olun.
Süt emmenin yirmi dört ayı geçmemiş olması gerekir. Ve belli bir oranda mesela emdi bıraktı denecek oranda emzirilmesi gerekir. Buna göre hareket edilmelidir. Fukahanın önemli bir bölümü kadının sütünün hamilelikten kaynaklanmasının şart olmadığını söylemiştir. Süt hormonu sağlayan bir uygulama ile kadının göğsünden süt geliyorsa direkt memeden veya bir kaba konarak kaptan çocuk onu içince sütanneliği gerçekleşir. Kadın sütanne olunca da mahremiyetle ilgili kurallar gerçekleşir. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir husus gelen nesnenin KADINDAN GELEN SÜT olmasıdır. Süt gibi bir şey olması yeterli olmaz.
Selamünaleyküm. O çocuk, eşinizden süt emmedikçe sizin çocuğunuz olması mümkün değildir. Erkek ise hanımınıza, kız ise size buluğ çağı ile beraber yabancı durumunda olacaktır.
Bir çocuk, bir kadının sütü emdiğinde o kadının bütün çocukları ile kardeş olur. Onlarla evlenemez.
Çocuk iki yaşını bitirmeden olursa süt emzirme süt evlatlığı gerçekleşir. Mahremiyet açısından da bir sorun kalmaz. Size sadece şu ikazı yapmamızda fayda vardır: a- Süt bağı miras hakkı getirmez. O açıdan yabancı olmaya devam eder çocuk. Sizin çocuğunuzla bunun nasıl bir sonuç getirebileceğini iyi düşünmelisiniz. Şu anda ve o küçük yaşta hissedilmeyen bir sorun olabilir bu ama ileriki yaşları da düşünmek gerekir. b- Sizin bu mübarek diyebileceğimiz duygunuz tebrike şayandır ama insanların öz çocuklarından aradıklarını bulamadıkları bir zamanda sizin, aradığınızı bulamayınca hangi haletiruhiyede olacağınızı iyi düşünmelisiniz. c- Bu hususta sizin kanaatinizle eşinizin kanaati arasında aynılık olmazsa bile bile bir sorun kümesi üretmiş olabilirsiniz. Bunu da iyi düşünün. Allah yardımcınız olsun.
Sütannenin Müslüman olmaması süt emmeye mani değildir. Özellikle Müslüman olana bakılsın, bulunmazsa o emzirebilir ama adı şanı iyi tespit edilsin ki yarın, süt hukuku konusunda bir sıkıntı yaşanmasın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
El-İhtiyar temel Hanefi kitaplarındandır. Zuhayli'nin kitabı ise daha derli topludur. Her ikisinin de tercüme olması ayrı bir konudur.
Bunu kış günlerinde insanların grip olmasına benzetebilirsiniz. Bedenlerimiz hasta olabileceği gibi imani kimliğimizde de hastalıklar olabilir. Bunu geçici kabul edin. İyileşmek için tedavi uygulandığı gibi bunun da tedavisi vardır. Muhakkak, - Arkadaş çevrenizi, evinizi değiştireceksiniz. - Camiye, cemaate en az günde bir vakit devam edin. - İzlediğiniz internet siteleri, TV programları dâhil göz kirliliğinize sınırlama getirin. - Anne babanızın duasına biraz daha yakın olun. - Özel dua saatleri ayarlayın. Samimi dualar yapın.
Dudak kıpırdatmadan okumak değil tefekkür etmek mümkün olur herhâlde. Bunu yerine gelmiş bir sünnet göremeyiz.
1-Gül ve misk gibi şeyleri koklamak. 2-Gözüne sürme çekmek. 3-Misvak kullanmak, dişlerini macunsuz fırçalamak. 4-Ağzına su alıp çalkalamak, burnuna su çekmek. 5-Serinlemek için yıkanmak.
Orucu bozmamakla beraber yapılması mekruh durumlar şunlardır: 1-Bir koca, yemeğin tuzunun az veya çok olmasından dolayı hanımını rahatsız ediyorsa, kadın bir şey yutmadan diliyle yemeğin tadına veya tuzuna bakabilir. Yemek pişiren ücretli için de durum böyledir. Bu durumda olanların oruçları bozulmaz fakat bunu yapmaları mekruhtur. 2-Bir kimsenin hanımını öpmesi ve kucaklaması mekruhtur ama bu durum orucu bozup kazayı gerektirmez. 3-Tükürüğünü ağzında biriktirip yutmak mekruhtur. 4-Kan aldırmak veya ağır bir işte çalışmak gibi kendisini zayıf düşüreceğine kanaat getirdiği bir iş yapmak, oruçluyu zor durumda bırakacağı için uygun görülmemiştir. Fakat bu kişilerin oruçları bozulmaz. 5-Nafile olarak tutulan orucu özürsüz olarak bozmak mekruhtur ve aynı zamanda yerine kaza orucu tutulması gerekir. Verilen şeyi veya ikramı reddetmemek için nafile orucu bozmak mekruh değildir fakat daha sonra bu oruç kaza edilmelidir.
Yorumlanabilir işleri mümkün oldukça iyiye yorumlamayı ilke edinmeliyiz. Ölüp Rabbine gitmiş bir mü’min hakkında bu tür konuşmalar yapılmamalıdır.