Fetva Meclisi
Soru
Hocam Efendimizin “Nasıl yaşarsanız öyle ölür ve nasıl ölürseniz öyle dirilirsiniz.” hadisini bana, sormak istediğim soru üzerinden cevaplar mısınız? Nişanlım bir buçuk ay önce tutkunu olduğu yarış (hız) motoruyla maalesef kaza yaparak feci şekilde genç yaşta vefat etti. Bu hadisi bu ölüm şekli itibari ile açıklayabilir misiniz?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Bu söz, sahih bir hadis değildir. Yani Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin böyle bir söz söylediğine dair elimizde kesin veya kesine yakın bir bilgi yoktur. Bu bizi iki duruma götürür. Birincisi ya bu söz, sahabeden birine ait bir sözdür ki, böyle rivayetler vardır. Ya da zayıf dediğimiz yani Peygamber aleyhisselama ait olduğunda şüphemiz bulunan bir hadistir. Her iki durumda da bu sözün din gibi algılanması çok doğru değildir. Hayatı bir denge xüzerinde yaşamanın önemini anlatan ikaz edici nitelikte bir söz olarak görmemiz en güzel olanıdır.
“Nasıl iseniz öyle idare edilirsiniz” sözü sahih bir hadis değildir. Selefe ait bir söz olma ya da zayıf bir hadis olma ihtimali yüksektir.
Allah Teâlâ nişanlınızı mağfiret buyursun. Nikâh akdinden önce ahirette eş gibi buluşma mümkün değildir. İnşaallah iki mü'min gibi buluşmak ikinize de nasip olur. Böyle bir meseleye takılıp kalmanız doğru olmaz, hayat hızlı bir şekilde devam ediyor. Kendinizi yıpratmayın, ona mağfiret dileyip siz iyi bir mü'min olarak yaşamaya bakın. Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin.
Selamünaleyküm. Böyle bir sonuç değerlendirmesi yapmanız yanlıştır. Onun eceli değişmeyecekti, o tam vaktinde öldü. Hatanız veya ihmaliniz oldu ise onun için arkasından istiğfar edin, dualar edin, hakkınızı helal edin, gerisini de Allah'a salın. Allah eşinizi mağfiret etsin. Size ve yavrularınıza afiyet ihsan etsin.
Sizi tebrik ederim, Peygamber aleyhisselamın hatrı için nefsinin arzusundan vazgeçen kadın olarak dirilmek sizin kazancınız olacaktır biiznillah. Ne mutlu size! Evet, tespitinizde haklısınız; şeytan eşinize: “nasıl olsa o alttan alacak” dedirtir. Bunun da yakın zamanda çözümü olmaz. Siz önce şunu yapın: Eşinize, bu tavrınızın sevgili Peygamber aleyhisselam efendimizin yüce hatrı ve sünnetine uymak için olduğunu ve ölmeden de onun sünnetini terk etmeyeceğinizi söyleyin. Uygun bir zamanda ve tatlı bir dille bunu izah edin. Böylece bir sünneti de hatırlatmış olun. Bir ihtimal kalbi yumuşayabilir. İkinci olarak da mesela öğlen namazını her gün her gün kılmaktan bıkmadığınız gibi bundan da bıkmayın. Bir ecir kaynağı için nasıl “hep ben yapıyorum!” diyebilirsiniz? Aman şeytan sizi boş bulunurken yakalamasın, aman ha!
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Hocamızın meali özellikle hadislerle izah edilmesi bakımından da faydalıdır ve Türkçesi güzel bir mealdir. Meal okuyup anlama düzeyinde birisi için inşaallah yararlı olur.
Bu ortamdan imanını ve aklını koruyarak çıkmaya çalış. Böyle bir sözün sahibi ile tartışma sakın. Tam anlamıyla bir söz tuzağı ile karşılaşmışsın. Allah seni korusun.
Psikoloji, ahireti unutan neslin en çok muhtaç olacağı bilim dallarından biridir. Gitgide ahiret daha çok unutulduğuna göre bu ihtiyaç da artacaktır. Size psikolojiyi Müslümanlaştırmış eserlerden kalın bir demet ne yazık ki tavsiye edemeyeceğim. Direkt psikoloji üzerine yaygın bir kitap ağı yoktur. Ama şunu tavsiye ederim: a- Bu ihtiyacı gidermeye siz kendinizi adayın. Okuduğunuz eserleri mesleğinizle buluşturun. Bilhassa âyet ve hadisleri bu mantıkla tefekkür edin. b- Özellikle hadis bilginiz sizin için temel kaynak niteliğinde olur. Riyâzu’s Salihin isimli hadis kitabını şerhi ile beraber üzerinde yorum yaparak okuyun. c- Tefsir dersleri bulursanız izleyin. Kur'an size ufuk açar. d- İmam Gazali’nin bütün eserleri sizin için temel eser niteliğindedir. e- Muayyen konularda ilmine itibar ettiklerinizle istişare edin. “Şu konu hakkında din ne der?” muhtevalı sorular araştırın. Allah yardımcınız olsun.
Selamı alıp cevaplayacak bir pozisyonda olmayana selam vermek, onu taciz etmek olur gerekçesi ile böyle söylenmiştir. Yemek ortamı böyle bir sakınca taşımıyorsa selam verilebilir.
Vahyin ilk indiği yıllara ait tek tek gelen hükümlerin zamanını düşünmelisiniz. Şimdi ise bir bütün olarak dinimizin tamamı elimizdedir elhamdülillah. O zamanki şartların değiştiğini gören sahabiler ilk zamanlarda sakladıklarını son günlerinde tebliğ etmiş oldular. Ara vakitleri kendinizi kültür ve fizik çalışarak da olsak dinçleştirerek, abdest alarak, bir âyet veya hadis ezberleyerek değerlendirmeye çalışın.
İSTİHARE için bir rüya görmek şart değildir. Rüyanın da çok önemi yoktur. İki rekât namaz kılıp dua ettikten sonra daha sonraki zaman diliminde kalbinizin meylettiği düşünce sizin istiharenin sonucu demektir. Rüyaya takılmayın.