Fetva Meclisi
Soru
Hocam nikotin sakızı kullanılırsa günah olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Çok veya az kullanıldığında beyinde uyuşturucu etkisi yapan ve ilaç olmayan her şey alkol niteliğindedir ve haramdır. Belirttiğiniz nesnenin ne olduğunu bu açıdan ele alırız. Adına yapılan ilave veya değişiklik önemli değildir. Önemli olan uyuşturma yönünün bulunmasıdır. Eğer sakızın üretilmesinde böyle bir madde kullanılıyorsa tüketilmesi caiz olmaz.
Uyuşturucu içeren ilaçlar ancak uzman doktorun tavsiyesiyle ve alternatifi bulunmadığı durumlarda kullanılabilir. Böyle bir ilaç kullanan ne dediğini anlayamayacak kadar ilacın etkisi altında kalıyorsa onun namazı caiz olmaz. O iyileştiğinde namazını kılar veya kaza eder. Dediğini anlayabiliyor, yaptığı hareketleri bilinçli yapabiliyorsa uyuşturucu içeren ilaç kullanmış olsa da namazı kabul olur. O halde iken namaz kılmasında hiçbir sakınca olmaz.
Aleykümselam. İlaç kullandığınız için ve gerekli tedbirleri aldığınız hâlde namaza kalkamıyorsanız Allah'ın affını temenni ediniz. İlk fırsatta kalkmaya azimli olunuz.
İdrar necistir. Necasetle tedavi normal şartlarda caiz değildir. Olağanüstü durumlarda ve alternatifsizlikte bir tedavi aracı olarak kullanılabilir. Bunun için de: - Uzman doktorun bunu önermesi, - Alternatif olabilecek bir ilacın bulunmaması, - Zorunluluğun gerektirdiği orandan fazla kullanılmaması şartı ile caiz olabilir.
Herhangi haram bir nesne prensip olarak tedavide de olsa kullanılamaz. Kural böyledir. Alternatifi bulanmayan durumlarda ise bilimsel kurallar çerçevesinde yani tıbbın laboratuvar bilgileri eşliğinde ve kontrolünde kullanılması caiz olur. Alternatifi bulunduğunda ise tekrar kullanımı yasak olmuş olur. Allah Teâlâ muhtaç etmesin. Âmin.
İlaç alınırken bir hileye başvurulmamış yani yasaya tam uygun olarak alınmış ise o ilaç sizin mülkünüz olmuştur. Siz onu bir başkasına da verebilirsiniz.
doktor konusundaki diğer fetvalar
Geçmiş olsun. Böyle bir durumda yapılan normaldir. O günü Ramazan'dan sonra bir gün olarak kaza edersiniz.
Bir insanın bedenindeki arızanın giderilmesi ne ise çocukla ilgili arızayı gidermek de odur. Caizdir hatta gereklidir de. Tedavi olmamanız zaman içinde sizi evlilik bağından uzaklaştıracak bir neden olabilir. Belki üç yıl henüz erkendir ama zaman içinde doktora gitmeniz daha isabetli olur. Allah yardımcınız olsun.
Allah Teâlâ yavrunuza afiyet size sabırlar versin. Meseleyi uzman doktorlarımızla da görüştük. Size şunu tavsiye edebiliriz: Çocuğunuza, o yaşta uyuması gereken miktar ve şartlar açısından uyku düzeni oluşturun. Yeteri kadar ve uygun bir şekilde uyuduğundan emin olun. Uzman doktorun kontrolünde, epilepsi nöbetinin tam olarak ne zaman ve neden oluştuğuna dair kanaat için gerekli incelemeleri yapın, bitirin. Düzenli uykuya rağmen, uzmanınız size bu çocuk namaz saatinde kalkmayacak diyebilirse çocuğunuzu o saatte kaldırmayabilirsiniz. Namazını kaza etmesinde de bu şartlarla sakınca olmaz. Ancak uyku düzeni sağlamadan direkt sabah namazını kazaya bıraktırmanız hata olur. Zira sabah namazı farklı mevsimlerde farklı saatlerde kılınıyor. Sorun sabah namazı ile sınırlı değildir. Kimi zaman okul saatine de tesadüf edecektir, okula da gitmesin mi diyeceksiniz?
Sendikaya üyelik aynı meslek grubuna sahip olan kimselerle dayanışma demektir. Sahip olunan hakkın korunması veya elde edilmesi açısından değerli görülebilir. Yeter ki sendika kötülüğe hizmet etmesin, haksız bir işin savunuculuğu yapmasın veya sömürü/şantaj aracı olarak kullanmasın. Kanuna aykırı olmadığı kesilen parada da devletin bu sendika aracılığıyla verdiği parada da sorun yoktur. Bu konuda aynı mesleğe ve derde sahip kardeşlerinizle bir arada olmanızı tavsiye ederiz.
a-Tıp budur, böyledir. Bunu eğitim kalitesinden ödün vermeden değiştirmek zor gibi görülmektedir. Siz, kendi adaletinizi kendiniz tanzim ederek ileriki kaçamaklara da kapı aralamış olabilirsiniz. Özet olarak şunu söyleyebilirim: Bölüm sorumlusu hocanız izin vermedikçe oradan on dakika ayrılmanız bile caiz olmaz. Mesele sadece ücret meselesi değildir. Sizin orada ücret almanızdan önce mesleğin inceliklerine vakıf olmanız söz konusudur. Bu incelik sadece tıbbi bilgi değildir; kalabalık veya az insanlarla muhatap olmak, göreve sadakat gibi başka yerde elde edemeyeceğiniz birikiminiz olmaktadır. Görevi hocadan izinsiz terk etmeniz iş aksasın veya aksamasın yanlıştır. Böyle başlarsanız doktorluğunuz da tartışılır olur Allah göstermesin. b-Avret hassasiyetiniz elbette imanınızdan ve hayanızdan geliyor. Keyfi bir durum olmadıkça hastanede ve tedavi şartlarında zaruretler söz konusudur. Sizin erkeğe sonda takılmasını bilmemeniz mesleğiniz açısından bir eksiklik olacaksa zaruret şartlarına göre hareket edebilirsiniz. Doktor olduktan sonra kendinizi evinizdeki gibi rahat hissetmeniz elbette mümkün olmayacaktır. Dikkat edeceksiniz, tavizden yana olmayacaksınız ama ameliyathane şartlarına uyacaksınız. Allah yardımcınız olsun.
Tıp alanına giren işlerde erkek/kadın farklılığına rağmen tedavide ruhsat vardır. Tüp bebek de bir tedavidir ve ruhsatla ilgili alandadır. Yalnız şunu bilmemiz gerekiyor: Kadının erkeğe, erkeğin kadına gitme ruhsatı hastanın kanunen tedavi olabileceği ortamlarda en azından aynı şehir içinde kendi cinsinden bir doktor bulunmaması durumları için geçerlidir. Ayrıca uzmanlık farkı da bir ruhsat nedenidir. Daha uzman birini seçmekte sakınca olmaz. Bu uzmanlığı ya daha önce tedavi olan hastaların birikiminden ya da akademik durumlarından belirleyebiliriz. Bunda da biiznillah sakınca yoktur.