Fetva Meclisi
Soru
Hocam derslerine katıldığımız ve insanları derslerine davet ettiğimiz bir hoca: “Nişan arifesinde olan bir erkek veya hanım nikâh olmadan da birbirlerinin anne ve babalarının elini öpebilir. Bu durumun üzerine gitmek tiksindirici bir durumu dile getirmektir." diye fetva verdi. Bu fetva geçerli midir ve bu hocaya karşı tutumumuz nasıl olmalıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Hukuki olarak mahkemeyi gerektirecek bir durum gene olmaz. Nikâh ile beraber boşanma, nafaka, nesep ispatı gibi haklar oluşur, nişan bunları oluşturmaz. Orada söylenmek istenen budur. Nişanlılık veya başka bir beraberlik iki insanı bir araya getiriyorsa kesinlikle bir hak oluşabilir. O hak da ahirete intikal ederse yani bir helalleşme olmadan taraflardan biri ölürse hesap mahşere kesinlikle kalır. Nişana gerek yoktur, bir toplu ulaşım aracındaki beraberlik bile hesabı görülecek hakka dönüşebilir elbette. Allah Teâlâ huzuruna bu tür hakları götürmekten hepimizi muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Eğer iki şahit ile nikâh yapmış idiyseniz siz nikâhlı idiniz. Eşinizin yaptığı da tam anlamıyla bir boşamadır ve siz ondan boş durumdasınız. Şahitsiz bir nikâh yapıldı ise o nikâh değildi siz zina durumunda idiniz. Şu anda yapacağınız şey, bir müftülüğe gidip yüz yüze fetva almanızdır.
Düğünden en fazla bir hafta önce olabilecek bir nikâha yanaşın. Bile bile kendi aleyhinize olan bir iş yapmış olursunuz aksi tekdirde.
Evlisiniz, yalnız kendinizi çevrenizin dedikodu fitnesinden de korumalısınız. Sabırlı olun. https://fetvameclisi.com/fetva/dini-nikah-kiyildiktan-sonra-iliskiye-girilebilir-mi
Selamünaleyküm. Eşinizin önceki eşine tutumu, sizin bir kışkırtmanız olmadığı sürece sizi rahatsız etmemelidir, onun ile Rabbi arasında bir konudur bu. Nikâhınızın da sizin anlattığnınız kadarıyla bir eksikliği yoktur.
Burada iki durum var. Birincisi, sen eğer gerçekten nikâh yaptı isen o ne derse onu yapmak zorundasın. Nikâhınız uyduruk bir nikâh ise zaten nikâhlı sayılmayacaksınız. Ailenin yanında kalman bir mani sayılmaz. Annen senin onunla bir arada olmana izin vermiyorsa izin verdikleri nikâhın anlamını bilmiyorlardır. İkincisi, fiilen bir araya gelmenize mani bir ortam varken onun böyle bir istekte bulunması bir çocukluktur. Senin de onun da çocukluk yapmamanız gerekir. Sabredin, sabretmeyene bereket gelmez, işi de hayırlı olmaz.
anne konusundaki diğer fetvalar
Kadının kocasının yanında yalnızken giyinmesinin hiçbir sınırlaması ve şekli yoktur. Eşini mutlu edeceği ve kendisinin zevk alacağı her giyim ona serbesttir. Muhtemel tek sakınca, evin dışarıdan izlenebilme ihtimaline karşı tedbirli olmak olabilir. Çocukların bulunduğu bir ortamda ise kadının bilhassa baliğ erkek çocuklarının yanında onların fitneye düşebileceği kıyafetlerden uzak duracaktır. Dar veya şeffaf giyinmeyecektir. Üzerindeki kıyafet, çocuklar açısından cinselliği yansıtmamalıdır. Kız çocukları için de kötü örnek oluşturmaması bakımından buna dikkat edilecektir. Bebeklik zamanı hariç bütün çocukların gözü, anne babalarının üzerinde muhakkak hassas bir kamera gibi kabul edilmelidir.
Allah Teâlâ size sabırlar ihsan etsin. Bu fani dünyanın en ağır imtihanlarından biri insanın anne veya babası ile kavgaya zorlanmasıdır. Allah yardımcınız olsun. Size şunu tavsiye ederim: a- Asla anne babanızın arasında hakem rolüne girmeyin. Size göre “o annem”, “o da babam” siz bu dünyadan göçene kadar devam etsin. Birinin hatırı için diğerini ezmeyeceksiniz. Birinin kızmasını önlemek için öbürünü terk etmeyeceksiniz. Gerekiyorsa mesela, babanızla muhabbetinizi annenizden gizleyeceksiniz ama babanızı asla silmeyeceksiniz. Onların kavgasına alet de olmayacaksınız kürek de. b- Eşinizin öfkesinin geçmesini bekleyin. Eşiniz üstünlüğü terk etmemeli, o düzeye düşmemelidir. Evet, eşiniz haklıdır haklı olmasına ama dünya budur, her ailenin buna benzer bir sıkıntısı olabilir. Biz mü'min olarak olayların altında değil olayların üstünde rol almalıyız. İmanımız bunu gerektiriyor. Eşinizin zamanla kurallarını gevşetmesini bekleyin. O izin vermedikçe de annenizin sizin evinize gelmesi doğru olmaz. Sorun sizin eşinizle aranızda dal budak salmaya başlaması şeklini alır ki asıl afeti o zaman görürsünüz. Annenizle buluşmanızı üçüncü mekânlarda yapmaya çalışın. c- Bütün bunlarda en temel çizginiz, sizin aile huzurunuz olmalıdır. Ailenizin huzurundan verip alabileceğiniz bir şey yoktur. O noktaya gelmeniz anne babanızın macerasını tekrarlamanız olur ki bunu yaparsanız, tarihten ibret almama cahilliği yapmış olursunuz. Allah'a emanet olunuz.
Senin vazifen anne babanın gönlünü yapmak değildir. Vazifen Allah’ın anne babana hizmet et emrini yerine getirmektir. Sen hizmete hazır bekle. Beni arayın de. Arayınca koş, dediklerini yap. Gerisinden sana ne? Senden bir şikâyetleri de yok. Demek ki sen işi vesveseye kaydırıyorsun. Gerek yok buna. Sen, Allah’ın emrini yerine getirmeye hazır bekle.
Kızım, bir de şöyle baksan olmaz mı? Allah Teâlâ seni oturduğun yerde sevap kazanan kulu yapmak istiyor olmasın? Zannedersem öyledir, çektiğin sıkıntı senin için sevaptır. Namaza ağırlık ver, namazlarını daha huzurlu kıl, rahatlığı içinde hissedersin. Babanın tavırlarını duymazdan gel, görmez gibi yap. Bu sabrının boşa gitmeyeceğine de iman etmelisin. Kimseni seni anlamasını bekleme, seni Rabbin anlasın yeter, değil mi? Bir de sana amca tavsiyesi: Sakın bu gelişmeler seni, sana uygun olmayan bir evliliğe evet dedirtmesin, sakın ha! Yağmurdan kaçarken doluya tutulursun maazallah. Senin için hususi dualar ediyorum kızım.
Mü'mine bacım, Siz Almanya’dan seslendiniz bana, ben ise sizi önümde gördüm. Ümmetimin yüreği yanık kadınlarından birini, dini ile dertlenmiş ciğerlerinden birini gördüm gözlerimin önünde. Sizi kendim zannettim. Sizi Kâbe’nin örtüsüne yapışıp “Ey Rabbim..!” diye ağlayan kadınlardan biri zannettim. Sizi yavrusuna su bulmak için çırpınırken ana yüreği ile kanatlanmış Hacer zannettim. Size dualar ettim. Size ve hasretinize umut bağladım. Ah sizin dualarınız kabul olsa da biz de rahmete ersek diye mırıldandım. Rabbim sizi umduğunuza erdirsin. Âlim çocukların annesi olasınız. Şehit yavrusunun şefaati ile dirilmek nasip olsun sana. Saliha kadın olup salih evlatlar yetiştirmenin yücelten ululuğunu göresiniz. Sizi tebrik ederim. Eşinizi hasseten tebrik ederim. “Sünnet Evi” yapmaya çalıştığınız eviniz size kutlu olsun. Sabırla dimdik tuttuğunuz kaleniz gibi baki kalsın eviniz. Yeğenlerimi de gözlerinden öperim. Onlara yavrularım için yaptığım dualarımdan dua ederim. Allah yardımcınız olsun, sizi bu dertle yaşatıp bu dertle ruhunuzu kabzetsin. Bu dert bile sizin için sevap kaynağı olacaktır. Bunu sakın unutmayın. Cihattasınız, Bedir’desiniz, Uhut’tasınız kabul edin. Öyle kalın öyle yaşayın. Size satır başı diyebileceğim küçük tavsiyelerde bulunayım ama bunlar günübirlik kalmasın sakın, ilke edinin bunları: Çocuklarınıza karşı bu endişeyi taşıyın ama vesveseye kaydırmayın işi. Eşinizle birbirinizi dengeleyin sürekli olarak. Bir o ileri gitsin bir siz gidin derken hayat sizi yıpratmadan sürsün. Çocuklarınızın ibadet ehli olmasına ısrar edin ama yirmili yaşlarına kadar onların kaytarma denebilecek eksiklerini görmez gibi olun ara sıra. Onlara adam rolü biçerseniz sizden kopabilirler. Zaman zaman bir gözlü gibi, bir kulaklı gibi olun. Her şeyi en iyi şekliyle isterseniz erken bitebilir piliniz. Çocuklara yapabileceğiniz en iyi destek, onlara namazlı ve Kur'anlı arkadaş bulabilmektir. Hep tenkit eden, hep eksik bulan, hep azarlayan biri sakın olmayın. Dünya gibi olun. Kışı fırtınalı baharı çiçekli olun. Çocukların ara sıra eğlenme ve gezip tozma ihtiyaçları vardır ve bu tabiidir. Bunu siz becerip karşılayamazsanız onlar bunu razı olmayacağınız yöntemlerle bulurlar. Aman dikkat edin. Çocuk yetiştirmek bütün zamanlarda cihattı. Bu zamanda en büyük cihat durumuna gelmiştir. İşin önemini kavrayın. Bu uğurda yapayalnız kalabileceğinizi bilin, buna hazır olun. Duada kalsın elleriniz. Hiç indirmeyin ellerinizi. Allah’tan yardımını isteyin. Sabır dileyin, sebat dileyin. Enerjinizi zamana yayın. Yüzlerce yıl çalışacak bir umut ve enerji ile yol alabilirsiniz. Melekleri yanı başınızda görmenin yolu budur. Bilhassa gece namazına kalkıp dua edin; yavrularınıza, eşinize, kendinize ve bize dualar edin. Gayet iyi bilin ki siz veya Almanya gurbetindeki bir başka mü'min kadının gözyaşları toprağımıza rahmet yağma sebebi olacak. Hele siz annesiniz, dua makinesi gibisiniz siz. Siz çekirdeksiniz. Asırlardır bu merhume ümmet sizden bir Âsiye çıkmasını bekliyor. Sizinle dirileceğimiz günü hasretle bekliyoruz. Dua edin bacım. Elleriniz karıncalanıncaya kadar dua edin. Namazlarınızdan sonra ve namazlarınızdan önce hep dua edin. Siz görmeseniz de size âminler diyen meleklerle doludur bu gökler. Kadınlar ve analar mobilyalara, gelinliklere, komşu lakırdılarına, ev temizliği putuna, ne derler heykellerine takılıp kaldığı için gecikti göklerin yardımı. Açın ufkumuzu bacım açın. Açın ellerinizi de insin şu bulutlar göklerden. Hasretlerimiz bitsin. Gelsin hafız yavrularımız, Kur'an bülbüllerimiz. Kur'an okuyan ve yürüyen, Kur'an olan çocuklar verin bize. Açın ufkumuzu bacım açın Allah için.
Yaptığınız iş yasalara aykırı düşmüyorsa helallik açısından sıkıntı olmaz.