Fetva Meclisi
Soru
Bende iki tane araba vardı, birinin zekâtını vermekte idim. İkinci arabayı sattım, elimdeki mevcut para vs. zekâtını ramazan ayında verecektim ama oğluma nişan yaptık. Oğlumun nişanlısının talebi üzerine paranın çoğunluğuna gelinime takı aldım. -Ramazan ayı öncesi oğlum ve gelinime almış olduğum takının zekâtından ben sorumlu muyum? -Şayet oğlum verecekse bunun zekâtı için 1 yıl beklemesi gerekir mi?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 1- Bir ailenin bir binek arabası zekâta tabi değildir. Ailenin bir başka ferdinin arabası da zekâta tabi olmaz. Ancak zikrettiğiniz gibi dört araba ve hepsi bir kişinin gibi duruyorsa ve bunlardan biri mesela iş yerine ait değilse üçünün zekâtı verilmelidir. 2- Bir kişinin bir oturduğu bir de yazlık evi olabilir. Ticaret için saklamadıkça yani emlakçi gibi satmak için tutmadıkça evlerinden dolayı zekât vermesi gerekmez. 3- Mesela Ramazan ayının onuncu gününü takvim kabul eden biri, dokuz Ramazan'da elinden çıkanı hesaba katmaz. Dokuz Ramazan'da eline geçeni de eskilerin arasında on Ramazan'da hesaba katar. On Ramazan'dan sonra ise giren veya çıkan önemli değildir.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sene mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zikat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Bu, zoraki yapılmış bir ibadet olabilir. Vermemeyi yeğleyin.
Malın zekâtı verilmesi için iki şart önemlidir. Birincisi mal NİSAB miktarına ulaşmış olmalıdır. İkincisi de nisab miktarına ulaşmış malın üzerinden bir HİCRİ YIL (355 gün) geçmelidir. Nisab altın üzerinden belirlenir, diğer zekât mallarına da o değer uygulanır. Bu ölçü 81 gramdır. (Net rakamla 80.18 gram.) Bu kadar altın veya bu kadar altının karşılığı olan para, ticaret malı zekât için nisaba ulaşmış demektir. İkinci şart olan yıl geçmesi de hicri yıl üzerinden hesaplanır. O da 355 gündür. Zekât için hesaplanan malın sahibinin elinde bir yıl beklemiş bir mal olması gerekir. Nisaba ulaştığı andan itibaren bu bir yıl başlamış olur, yıl bitince de zekât gerekir. Nisab miktarı mal ile zekât sürecini başlatan bir Müslüman yıl içinde o maldan harcar veya bir yolla mal azalırsa yıl sonunda elindeki kalanın zekâtını verir sadece. Eğer elinde kalan nisaptan daha az ise zekât vermez. Aynı şekilde yıl içinde mala katılmış ve çoğalmış ise o katılanın yılı dolmadığı halde onu da yılı dolmuşa katarak zekâtını vermiş olur. Uygulama böyledir.
Üzerinden bir yıl (355 gün) geçen malın zekatı verilir. Bu malın da 81 gram altın veya onun değerinde para, mal olması gerekir. Ancak eşlere ortak verilen hediyelerin veya takıların bölüştürülmesi daha uygun olur. Herkes malını bilir; zekât düşecek kadar ise zekâtını verir, düşmezse vermez.
Selamünaleyküm. Zekât için şu ölçülere dikkat edebilirsiniz: - Kendinize bir zekât günü belirleyin. Mesela bu gün, on Ramazan olabilir. Her sene o günü zekât için aşağıdaki hesabı yapma günü olarak belirleyin. - O hesap gününüzde elinizde seksen bir gram altın veya onun değerinde bir mal varsa siz zekât mükellefisiniz. Daha az ise o sana mükellef değilsiniz. - Elinizde nakit, çek-senet, alacaklar, satılık mal (maliyetleri üzerinden hesaplanacak) ne kadarsa onları toplayın. Bu toplam sizin sermayeniz olacak. - Alacaklardan geri dönmesi zayıf alacakları erteleyebilirsiniz. (Onların payını geri döndüklerinde yaparsınız.) - Varsa borçlarınızı, tahakkuk etmiş faturalarınızı toplayın; elinizdekilerin toplamından düşün. - Geriye kalan mal sizin zekat için muhatap olduğunuz maldır. Onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak verirsiniz. - Zekât verirken kişiye veriyorsanız zekât açıklaması yapmanız gerekmez. Kuruma veriyorsanız, zekât açıklaması yapıp onları vebalden kurtarmanız gerekir. - Somali veya bir benzeri yere sizin zekâtınızı götürecek kurumun fıkhî hassasiyeti varsa rahatlıkla gönderebilirsiniz. Allah'a emanet olun.
altın konusundaki diğer fetvalar
Altın olarak bulunanların toplamının zekâtı verilir. Hepsini olduğu gibi toplayıp ağırlığının yüzde iki buçuğunu verebileceğiniz gibi, altın olan oranlarını hesaplayabiliyorsanız onların toplamını da hesap ederek verebilirsiniz.
Eşinizin altınlarının nisabı doldurduğu tarih ilk aldığınızda ise tarih o tarih olur. Önemli olan o altınlar ne zaman 81 gram oldu ise o zamanı zekât tarihi olarak belirleyin.
Altın ve gümüş, serveti simgeleyen iki simge durumundadır. Servet, içindeki Allah'ın hakkı olan zekât verilmeden biriktirildiğinde âyette geçen akıbet söz konusudur. Yoksa mesele altın ve gümüş biriktirme meselesi değildir. Allah'a emanet olun.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Uygulamadan kastınızı net olarak anlayamadık. Anladığımız şudur: Bir grup insan ALTIN GÜNÜ adı ile yardımlaşan bir çalışma içinde oluyorlar. Mesela her ay birinin evinde toplanılıyor. Sırası gelen eve bir altın alınıyor. Bu ise kastınız, kadınların bu faaliyetinin dinimizin emrettiği iyilikte yardımlaşma kalitesinde olmadığını düşünüyorum. Kendisine de sıra geleceğini düşünerek bir insanın yardım etmesi dinimizin emrettiği yardım değildir. Bacılarımızın bu tür işlerle kendilerini oyalamamalarını tavsiye ederiz öncelikle. Eğer söz konusu iş yapılacaksa, toplanan para ile o gün ne alınıyorsa o alınır. Şu veya bu olacaktı diye bir belirlemenin adına altın günü değil HAYAL ÜZERİNDEN ZENGİNLİK GÜNÜ demek daha doğru olur. Herkese hangi altın türü alınabildi ise onun alınmasında ya da para isteyene paranın verilmesinde ilke olarak sakınca olmayabilir.
Talimatla iş yaptırmak mümkün olduğuna göre o şekilde de bir altın alışverişi yapılabilir ancak biz bu tür altın alışverişlerini en azından takvaya aykırı buluruz.