Fetva Meclisi
Soru
Günümüzde pek yaygın olan altın günleri ile ilgili; cumhuriyet altını sürekli inip çıkıyor. Biri 500 liradan alıyorken diğeri 600 liradan alıyor altını. Altına karşılık altında sıkıntı olmadığını biliyorum, bu doğru mu? Bir de altın yerine para isteyenler oluyor, o günün altın fiyatı ne kadarsa o kadar para veriliyor. Bunun dinimizce sıkıntısı nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Dinimiz yardımlaşmayı, sıkıntıları gidermede birbirine destek olunmasını önemseyen bir dindir. Altın günü gibi günler de birbirine yardım gibi dursa da aslında hiç kimsenin bir fayda sağlamadığı, kendi parasının kişiye geri döndüğü bir sistemle yapılmaktadır. Bu da ihtiyaç olmayan bir sistem anlamına gelmektedir. Aynı zamanda bir araya geliş tarzı, oluşan gündemler, edilen muhabbetler kişiye ne kadar fayda sağlıyor; bu durumda uzaktan hassas bir şekilde incelenip katılım durumuna karar vermek sağlıklı olacaktır. En temelinde de malayani kısmını doldurur bir beraberlik olup olmamasına da dikkat edilmesi gerekmektedir. Belirlenen miktarın altın/para türünden olmasında bir sıkıntı yok, hangi altın türü belirlendi ise onun alınmasında veya para isteyene paranın verilmesinde ilke olarak sakınca olmayabilir. Şunu da unutmamak gerekir ki para toplamanın getirdiği sıkıntı, her ne kadar direkt haram olarak vasıflandırılacak durumda değilse de riskli bir iş olarak durmaktadır. İnsana fayda vermeyen, bazı durumlarda tereddütlü pozisyonda durmaya sevk edebilecek bu gibi işlerden de uzak durulması gerektiğini tavsiye ederiz. Rabbim yardımcımız olsun.
Selamünaleyküm. Böyle bir uygulama için haramdır diyecek açık bir belgemiz yoktur ama kadınların bu tür faaliyetlerle en azından vakit israf ettiklerini, Allah rızası için olmayan işlerle ömür tükettiklerini düşünüyoruz. Yapılmamasını, yapılanına katılmamayı tavsiye ederiz.
Günü gelmeden zekâtın verilmesi caizdir. Eğer günü geldiğinde verdiğiniz rakam gerekenden az ise aradaki farkı vermeniz gerekir. Sizin vermeniz gereken altın idi. Altını liraya çevirdiniz ve zekâtı verdiniz. Günü geldiğinde ise verdiğiniz para az kaldı ise farkı da veriniz. Allah kabul buyursun.
Selamünaleyküm. Geçmiş olsun, Allah sizi sabırla donatsın. Oruç tutamayabilirsiniz. Tutamadığınız her oruç günü için BİR FİTRE MİKTARI sadaka verirsiniz. İstanbul'da bunun oranı yaklaşık ON LİRADIR. Otuz gün için ÜÇ YÜZ LİRA eder. Bunu verdiğinizde sıkıntıya düşeşecekseniz onu da vermeyebilirsiniz. Zekât, ayrı bir ibadettir. Elinizde birikmiş paranız seksen gram altın alacak miktarda ise ve bunu bir yıldan fazla zamandır bekletiyorsanız yüzde iki buçuk oranında zekât verirsiniz. Eşinizin altınları için de aynı şey geçerlidir. O da yılını doldurunca verir. Borçalarınız varsa borçlarınızı düştükten sonra bu hesabı yapın. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Ortada bir altın yokken altının işlem fiyatı üzerinden böyle bir iş yapılamaz. Gerçekten alıcıya bir altın satışı yapılan işlemlerde ise böyle bir iş caiz olur.
Başkasının malını izinsiz kullanmanız kul hakkıdır. İzin alırsanız caiz olabilir.
altın konusundaki diğer fetvalar
Altın ve gümüş, serveti simgeleyen iki simge durumundadır. Servet, içindeki Allah'ın hakkı olan zekât verilmeden biriktirildiğinde âyette geçen akıbet söz konusudur. Yoksa mesele altın ve gümüş biriktirme meselesi değildir. Allah'a emanet olun.
Eşinizin altınlarının nisabı doldurduğu tarih ilk aldığınızda ise tarih o tarih olur. Önemli olan o altınlar ne zaman 81 gram oldu ise o zamanı zekât tarihi olarak belirleyin.
Altın olarak bulunanların toplamının zekâtı verilir. Hepsini olduğu gibi toplayıp ağırlığının yüzde iki buçuğunu verebileceğiniz gibi, altın olan oranlarını hesaplayabiliyorsanız onların toplamını da hesap ederek verebilirsiniz.
Sizin elinizden çıkan malın zekâtını şöyle değerlendirin: - Eğer, verdiğiniz kişiye onları emanet olarak verdi iseniz, mal sizde duruyor demektir, vaktinde de zekâtını verin. - Eğer, onların malı olacak şekilde verdi iseniz mal sizden çıkmıştır. Vakti gelmeden önce bunu yaptı iseniz zekâtı ile de alakanız yoktur. Vakti geçtikten sonra yani her sene zekâtını verdiğiniz vakitten sonra verdi iseniz bu durumda bu seneki zekâtı sizde borç olarak durmaktadır. Onu verirsiniz. - Onlar ise şöyle yaparlar: Ellerindeki takı nisabı dolduruyorsa veya diğer paraları ile beraber dolduruyorsa bir yıl sonra zekâtını vermeye başlarlar.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Yasak olan altının kendisidir, rengi değildir. Altın olmayan bir maden erkek tarafından kullanılabilir.