Fetva Meclisi
Soru
Hocam, Tevbe sûresi 34. ayette "...Altın ve gümüşü biriktirip, onları Allah yolunda harcamayanlara elemli bir azabı müjdele." ve devamındaki 35. ayette ise "Kıyamette o biriktirilen altın ve gümüşlerin üzerleri cehennem ateşinde kızarılacak ve bununla onların yanları ve sırtları dağlanacak..." buyuruluyor. Peki altın ve gümüş biriktirmenin hükmü nedir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Maldaki Allah'ın hakkı olan zekâtı vermeyenler kastediliyor.
Selamünaleyküm. Zekâtı verildiği sürece mal biriktirmenin sakıncası yoktur. Ayette, zekâtı verilmemiş birikimler kastedilmektedir.
Selamünaleyküm. Zekâtı verilmeyen altını biriktirmek her mezhepte haramdır.
Selamünaleyküm. Zekât şartları mevcut oldukça her sene tekrar zekât verecektir.
Aleykümselam. Nasıl herkes kendi namazını kılıyorsa zekât da herkesin kendisinin yapması gereken bir ibadettir. Kimin biriktirdiği zekât ölçülerine göre verilmesi gereken noktaya gelirse o zekâtını kendi başına verir. 'Aile zekâtı' olarak adlandırabileceğimiz bir zekât yoktur. Allah'a emanet olun.
Altın ve gümüş kapların kullanılma yasağı sağlıkla alakalı bir yasak değildir. Onların kullanılma yasağı, toplumda kibirli aile, kibirli kişi üretme zemini oluşturduğu içindir. Bu sebeple, bunların kap ve bardak gibi şeyler dışında kullanılması o yasağa girmez. Belki başka bir başlık açılmalıdır. O başlık da İSRAF başlığıdır. Bu nedenle de uzman doktor tavsiyesi olmadıkça o şekilde tüketilmelerinin israf başlığına gireceği kanaatini taşırız. Allah yardımcımız olsun.
altın konusundaki diğer fetvalar
Eşinizin altınlarının nisabı doldurduğu tarih ilk aldığınızda ise tarih o tarih olur. Önemli olan o altınlar ne zaman 81 gram oldu ise o zamanı zekât tarihi olarak belirleyin.
Altın olarak bulunanların toplamının zekâtı verilir. Hepsini olduğu gibi toplayıp ağırlığının yüzde iki buçuğunu verebileceğiniz gibi, altın olan oranlarını hesaplayabiliyorsanız onların toplamını da hesap ederek verebilirsiniz.
Sizin elinizden çıkan malın zekâtını şöyle değerlendirin: - Eğer, verdiğiniz kişiye onları emanet olarak verdi iseniz, mal sizde duruyor demektir, vaktinde de zekâtını verin. - Eğer, onların malı olacak şekilde verdi iseniz mal sizden çıkmıştır. Vakti gelmeden önce bunu yaptı iseniz zekâtı ile de alakanız yoktur. Vakti geçtikten sonra yani her sene zekâtını verdiğiniz vakitten sonra verdi iseniz bu durumda bu seneki zekâtı sizde borç olarak durmaktadır. Onu verirsiniz. - Onlar ise şöyle yaparlar: Ellerindeki takı nisabı dolduruyorsa veya diğer paraları ile beraber dolduruyorsa bir yıl sonra zekâtını vermeye başlarlar.
Uygulamadan kastınızı net olarak anlayamadık. Anladığımız şudur: Bir grup insan ALTIN GÜNÜ adı ile yardımlaşan bir çalışma içinde oluyorlar. Mesela her ay birinin evinde toplanılıyor. Sırası gelen eve bir altın alınıyor. Bu ise kastınız, kadınların bu faaliyetinin dinimizin emrettiği iyilikte yardımlaşma kalitesinde olmadığını düşünüyorum. Kendisine de sıra geleceğini düşünerek bir insanın yardım etmesi dinimizin emrettiği yardım değildir. Bacılarımızın bu tür işlerle kendilerini oyalamamalarını tavsiye ederiz öncelikle. Eğer söz konusu iş yapılacaksa, toplanan para ile o gün ne alınıyorsa o alınır. Şu veya bu olacaktı diye bir belirlemenin adına altın günü değil HAYAL ÜZERİNDEN ZENGİNLİK GÜNÜ demek daha doğru olur. Herkese hangi altın türü alınabildi ise onun alınmasında ya da para isteyene paranın verilmesinde ilke olarak sakınca olmayabilir.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Talimatla iş yaptırmak mümkün olduğuna göre o şekilde de bir altın alışverişi yapılabilir ancak biz bu tür altın alışverişlerini en azından takvaya aykırı buluruz.