Fetva Meclisi
Soru
Ben eşime altın ve bileziklerin bazılarını düğünden 8 ay, bazılarını 4 ay önce bir kısmını da düğüne yakın aldım. Bu altın ve bileziklerin zekatı için bir yılı doldurması hesabında aldığım tarihlere mi dikkat etmeliyim yoksa düğün zamanını mı esas almalıyız?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Eşinize takmadığınıza göre altınlar şu anda sizin demektir; zekât gerekiyorsa verilecek. Başka borçlarınız varsa, borç düşüldüğünde nisap miktarının altına iniyorsa vermezsiniz.
Düğündeki takılarınız şu anda eşlerin ortak malı gibi görünüyor. Bu durumda seksen bir gram altın veya o değerde bir miktarı buluyorsa yüzde iki buçuk kadarı zekât olarak verilecektir. Siz, takılarınızı bölüştürün. Bölüştürdükten sonra kimin hissesi seksen bir gramdan fazla altın tutarında oluyorsa o zekât verir. Bu arada bir yıl dolduğunda (355 gün) zekât hesabı yapacağınız zaman tahakkuk etmiş faturalar, o ay ki kira, imzaladığınız taksitlerinizi de elinizdeki sermayeden düşerek hesap yapın. Allah kolay getirsin.
Üzerinden bir yıl (355 gün) geçen malın zekatı verilir. Bu malın da 81 gram altın veya onun değerinde para, mal olması gerekir. Ancak eşlere ortak verilen hediyelerin veya takıların bölüştürülmesi daha uygun olur. Herkes malını bilir; zekât düşecek kadar ise zekâtını verir, düşmezse vermez.
Altın veya para, zekât söz konusu olduğunda edinimin sebebi önemli değildir. Senin kendi malın mıdır? Baraj yani 81 gram altın veya tutarını buluyor mu? Üzerinden bir yıl geçti mi? Bu soruların cevabına göre zekât verilir veya verilmez. Her yıl bu sorular sorulur ve cevabına göre zekât verilir ya da verilmez.
Altınların sizin olduğu tarihten itibaren bir yıl (355 gün) geçtikten sonra şu şekilde bir hesap yapacaksınız: Altınların gramını belirleyin. Eğer 81 gramdan az ise zekât gerekmeyecektir. Borçlarınızı ve o ayki faturalarınızı toplayın. Kaç para tuttu ise onu altınların değerinden düşün. Geriye kaç gram kaldı ise onun yüzde iki buçuğunu zekât olarak vereceksiniz. Mesela kalan altın 500 gram ise bu oranın zekâtı 12,5 gram veya o kadar altının bedeli olur. Şu anda nakit verme durumunuz yoksa, borcunuzu hesaplayıp uygun zamanda verebilirsiniz. Yani bir tür zekât borçlusu olabilirsiniz. Allah'a emanet olun.
Selamünaleyküm. Şunu netleştirmeniz gerekiyor: Siz, altınları eşinize borç olarak verdiniz de şimdi borcu geri mi ödüyor yoksa ev alımına katkıda bulundunuz da eşiniz şimdi katkınız kadar parayı size iade mi ediyor? Eğer ikinci şık ise yani siz, eve katkı olarak verdi iseniz bugüne kadar olan için zekat gerekmez. Aksi ise yani siz altınları eşinize borç olarak verdi iseniz geçen sürenin zekatının verilmesi gerekir. Bu da sizin zekatınız dır. Çünkü altınlar sizindir. Eşiniz 'ben vereyim' derse verebilir. Kurban için geçmişe yönelik bir sorun yoktur.
altın konusundaki diğer fetvalar
Altın olarak bulunanların toplamının zekâtı verilir. Hepsini olduğu gibi toplayıp ağırlığının yüzde iki buçuğunu verebileceğiniz gibi, altın olan oranlarını hesaplayabiliyorsanız onların toplamını da hesap ederek verebilirsiniz.
Altın ve gümüş, serveti simgeleyen iki simge durumundadır. Servet, içindeki Allah'ın hakkı olan zekât verilmeden biriktirildiğinde âyette geçen akıbet söz konusudur. Yoksa mesele altın ve gümüş biriktirme meselesi değildir. Allah'a emanet olun.
Sizin elinizden çıkan malın zekâtını şöyle değerlendirin: - Eğer, verdiğiniz kişiye onları emanet olarak verdi iseniz, mal sizde duruyor demektir, vaktinde de zekâtını verin. - Eğer, onların malı olacak şekilde verdi iseniz mal sizden çıkmıştır. Vakti gelmeden önce bunu yaptı iseniz zekâtı ile de alakanız yoktur. Vakti geçtikten sonra yani her sene zekâtını verdiğiniz vakitten sonra verdi iseniz bu durumda bu seneki zekâtı sizde borç olarak durmaktadır. Onu verirsiniz. - Onlar ise şöyle yaparlar: Ellerindeki takı nisabı dolduruyorsa veya diğer paraları ile beraber dolduruyorsa bir yıl sonra zekâtını vermeye başlarlar.
Uygulamadan kastınızı net olarak anlayamadık. Anladığımız şudur: Bir grup insan ALTIN GÜNÜ adı ile yardımlaşan bir çalışma içinde oluyorlar. Mesela her ay birinin evinde toplanılıyor. Sırası gelen eve bir altın alınıyor. Bu ise kastınız, kadınların bu faaliyetinin dinimizin emrettiği iyilikte yardımlaşma kalitesinde olmadığını düşünüyorum. Kendisine de sıra geleceğini düşünerek bir insanın yardım etmesi dinimizin emrettiği yardım değildir. Bacılarımızın bu tür işlerle kendilerini oyalamamalarını tavsiye ederiz öncelikle. Eğer söz konusu iş yapılacaksa, toplanan para ile o gün ne alınıyorsa o alınır. Şu veya bu olacaktı diye bir belirlemenin adına altın günü değil HAYAL ÜZERİNDEN ZENGİNLİK GÜNÜ demek daha doğru olur. Herkese hangi altın türü alınabildi ise onun alınmasında ya da para isteyene paranın verilmesinde ilke olarak sakınca olmayabilir.
Aile içinde bile olsa ortak bütçe sıkıntılıdır. Mal üzerinde zekât, kurban ve hac gibi ibadetler yapılmaktadır. Her ibadette olduğu gibi bunlarda da bireysellik esastır. Bu nedenle ortak bütçenin muhatabı birden fazla kişi olacağından ibadeti kimin yapacağı da meçhul olur. Tıpkı namazı iki kişinin ortak kılmasına benzer bir durum olur. Size şunu tavsiye ederim: Altınlarınızı ikiye bölün. Bayanın ya da sizin, birinizin hissesi 80 gram altının aşağısına düşsün. O zekât ve kurban mükellefi olmasın. Diğeri de kurban kessin, zekât versin. Harcanır da azalırsa veya üzerine konur da çoğalırsa ona göre değerlendirme yaparsınız. Allah kabul etsin.
Talimatla iş yaptırmak mümkün olduğuna göre o şekilde de bir altın alışverişi yapılabilir ancak biz bu tür altın alışverişlerini en azından takvaya aykırı buluruz.