Fetva Meclisi
Soru
Hocam, yaşadığım yerde bir hoca ölülerden haber alabiliyormuş. Dedemi sormuşlar o hocaya. O da, ‘onun durumu çok iyi ama bir tek sakaldan geçemedi.’ demiş, onun sualinde takılmış, zorlanmış. Gözlerini kapatıp birkaç dakika rabıta yapıp diğer tarafla irtibata geçebiliyormuş. Böyle bir şey mümkün mü, inanalım mı?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu noktadan sonra yapabileceğin bir şey yoktur. İstiğfar et ve hayatına devam et.
Önce kendinize bir şey yapın ve ölümden ibret alın. Ansızın ve itirazsız geliyor. Bunu anlayın. Hepimiz anlayalım. Ölümden ders çıkarmak kadar acil bir ihtiyacımız yoktur. Allah Teâlâ hepimize basiret ve şuur ihsan etsin. Ölenin bu tür hakları için onun adına dua etmek, istiğfar etmek, ileri derecede bir hak endişesi varsa onun adına sadakalar vermek yapabileceğimiz şeylerdir.
Siz elinizden geleni yapın. Gözle görülür bir hata yapmayın. Eşinizle muhabbetinizi canlı tutun. Bundan sonra da kimin ne dediğine ve diyeceğine bakmayın. Rahat edersiniz. Allah yardımcınız olsun.
Kafadan atmış.
Bu dünyanın havasına göre hayaller kuruyorsun. Orası burası gibi olmayacak. Orayı oraya göre düşünmeye bak, gerçekçi ol.
Selamünaleyküm. Biz mü'minler olarak hata etmeden yaşamaya çalışırız. Hata edersek, hemen o hatadan döneriz, samimi bir tevbe yapar yeni bir hata etmemeye gayret ederiz. Bir daha da eskiyi karıştırmayız. Allah'ın kapattığı dosyaları açmak doğru değildir. Önünüze bakın, bundan sonra iyi işler yapın.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Selamünaleyküm. İki adet dönemi arasında gelen bulanık renkler hayız sayılmaz. Adet başlama günü belli birinin adet başlamasına bir gün kala gibi çok yakın zamanda gelen renkli akıntının yoğun olması durumunda aybaşı sayılması mümkündür. Bunun dışında aybaşı iken veya iki aybaşı arasındaki renkli akıntıları yok saymak gerekiyor. Siz, o gün orucu bozmamalı idiniz. Kaza edin.
Sadece deriye ışın salımı gibi bir yöntemle yapılan işlemden ötürü oruç bozulmaz. Bedenin bir bölümünün görülmesi de orucu bozmaz. Oruç açısından bir sıkıntı yoktur. Bayanın diz kapağı ile göbek deliği arasındaki bölgenin tüy alımı gibi bir gerekçe ile bir başkası tarafından görülmesi asla caiz değildir. Bu durum, sorunuzdaki oruç konusundan daha önemlidir. Buna dikkat ediniz.
Bu Ümmet, sapıklık üzere birleşmez bir Ümmet'tir. Hakkı anlamada ihtilaf eder hatta hak bildiği için kardeşi ile dahi savaşır ama Ümmet olarak sapıklıkta, dine ilavede birleşmez. Teravih namazı, bin dört yüz seneden beri bu Ümmet'in ibadetlerinden biri olarak kılınmaktadır. On dört asır boyunca, Allah'ın adına ibadet uydurmada söz birliği etmiş bir Ümmet değildir bu Ümmet. Bu fırtınanın doğal olmadığında bir tereddüdümüz yoktur. Birileri meşhur olmak için dinimizden başka sularda yüzseler daha iyi olacak. Elbette bizden iseler. Uzak durmanızı, sorusu ile dahi meşgul olmamanızı tavsiye ederim. Evet, TERAVİH namazı Yatsı namazı asla değildir. Nihayetinde bir nafile namazdır ama bu Ümmet'e aittir ve Peygamber aleyhisselamın emri ile başlamıştır. Birileri evimizden bir tuğla sökmeye çalışmaktadırlar. Mesele budur. Herkes evine sahip çıksın.
En azından kâfirleri taklit etme günahı işlenmiş olur.
Muharrem ayına mahsus yapılacak tek şey, onuncu ve on birinci ya da dokuzuncu ve onuncu günlerini oruçlu geçirmektir.
Kadının mahremsiz umre yapması konusunda Şafii müçtehitlerinin içtihadı da 'tam bir serbestlik' şeklinde değildir. Daha çok farz bir ibadet olan hac ve onun gibi bir umre için söylenmiştir bu sözler. Cihat niteliğindeki bir iş için de söz konusu olabilir bu ruhsat. Özellikle tavsiyemiz bu şekilde umre yapılmamasıdır.