Fetva Meclisi
Soru
Namazda rükûnun ardından 'Allahümme rabbena ve lekel hamd' demeden önce mi yoksa sonra mı bir müddet (subhanallah diyecek kadar) bekleyeceğiz ki, namaz için tadili erkana riayet etmiş olabilelim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. 'Diyebilir miyiz' de ne demek? Biz, ÜMMETİ MUHAMMED'iz; hakkı yüceltir, iyiliği yayar, kötülüğe engel oluruz. Deriz, diyeceğiz. Demeliyiz. Biz Ümmet'iz. Ama kırmadan, bilgiçlik yapmadan, hepten soğutmadan, nezaketle, incelterek, toplayarak, sevdirerek, teşekkür ettirerek, haddimize uygun olarak.
Tesbih namazında tekrarlanacak tesbih şudur: سُبْحَانَ اللَّهِ وَالْحَمْدُ لِلَّهِ وَلَا إِلَهَ إِلَّا اللَّهُ وَاللَّهُ أَكْبَرُ (Subhânellâhi ve'l-hamdu li'llâhi ve lâ ilâhe illallâhu va'llâhu ekber)
Rükûda, rükûdan doğrulmada, secdede, iki secde arasında acele etmeme anlamına bir namaz deyimidir. Uygulaması şöyledir: Rükûda tesbihatı rahat yapacak kadar dengeli bir şekilde durulur. Rükûdan kalkıldığında dimdik vaziyette iken, ‘sübhane rabbiyel azîm’ diyecek kadar ayakta bekledikten sonra secdeye gidilir. Secdede aynı şekilde acele edilmez. Birinci secdeden kalkıldığında ikinci secdeye gitmeden ‘subhane rabbiyel a’la’ denecek kadar oturulur. Rükû ve secdedeki bu rahat hareket etme, ta’dili erkânın en önemli bölümüdür. Namazın batıl olup olmamasına etki eder.
Namaz için böyle bir hız ölçümü yapmak doğru olmaz. Herkesin okuma hızı, hareket kabiliyeti farklı olabilir. Gence, yaşlıya göre de değişebilir. Önemli olan "ta'dili erkân" ve gerekli okumaların yerine gelmesidir. Yine de ibadette hız değil, ihlas ve fıkha uygunluk önemlidir, bunu bilelim.
Selamünaleyküm. Namazın kabulü açısından böyle bir tutumun zararı yoktur. Namaz huşuu açısından ize bunun uygun olmadığını söyleyebiliriz. Daha seviyeli ibadetler yapmak gerekir. Şeytan bu tür işlerle meşgul etmeyi iyi becerir. Ona alet olmamak da bizim becermemiz gerekendir.
Pek güzel yapıyorsunuz, Allah kabul etsin. Daim ve sabit etsin. Âmin.
dini sorular konusundaki diğer fetvalar
Yöresel kültürden kopamayan bir eş adayının sıkıntı doğurabileceği kanaatindeyim. Yüzde yüz yöresine bağlı yaşama taraftarı kendisi gibi biriyle evlenmelidir. Zaten evliliklerimiz zar gibi bir bağla tutunmaktadır. Baştan gevşek olmamak gerekir.
Etek tıraşı, fıtrattan olan işlerdendir. Bir şeyin fıtrattan olması, o işin Müslüman için tabiilik düzeyinde algılanması demektir. Eğer bu tıraş fıtrattan ise Müslüman bunu yapacak yoksa sorunlu Müslüman olur, diyebiliriz. Etek tıraşı için kırk günü aşırmamak şeklinde bir kuraldan söz edebiliriz. Kırk güne kadar ise gerekli görüldükçe yapılır. Fıkıh kuralı bu şekildedir. Allah'a emanet olun.
Gözü korumak zorundayız. Eğer tv'nin sizi kandırdığını anladı iseniz neden TV'den sakınmıyorsunuz? Sevgili kardeşim, Rabbimizin huzuruna çıktığımız zaman böyle birbirimizle konuşur gibi konuşamayacağız. Nasıl olsa öyleydi ben de böyle yaptım diyemeyeceğiz. Hepimiz aklımızı başımıza alalım. Bizi günahlara kaydıran şeyleri birer birer kaldırmaya çalışalım. Çok tevbe edelim. Çok Kur'an okuyalım. Salihlerle oturup kalkalım.
Süt dayınızın, dayınız gibi muamele görmesi gerekir, evlenmeyin.
Anne babanın, adil bir idarecinin ve âlimin elinin öpülebileceği konusunda ulemanın fetvası vardır. Bu öpme şekli ise, hususi bir rukû veya secdeyi çağrıştırmamalıdır. Allah'a emanet olun.
Müslüman bir insan olarak, 'keçi' diye vasıflandırdığınız bir vasıfla anılmaya neden razı olacaksınız ki? Ya sakal ya da bid'at dememeliyiz. Allah'a emanet olun.