Fetva Meclisi
Soru
Sabah namazının sünnetini farzından sonra kılabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm.Her iki namazdan sonra da nafile kılmak mekruhtur.
Aleykümselam. Caminin arka bölümü gibi bir yerde kılmaya çalışın. Sabah namazının sünneti çok önemlidir. Sabah namazının farzından sonra nafile kılmak yoktur.
Selamünaleyküm. Farzı bekleyip zikretmeniz daha iyidir.
Sadece farzdan sonra nafile kılınan namazlarda dağılmak için geçerli bir kuraldır o. Sabah namazında ise bu yoktur. Allah'a emanet olun.
İkindi ve yatsı namazlarının farzdan önce kılınan sünnetleri gayrı müekked sünnetlerdendir. Yani farzdan önce kılınamaması halinde tekrarı yoktur. Terk edilmesinde de öğlen namazının sünnetlerindeki kadar bir kayıp yoktur. Allah'a emanet olun.
Farzları ihmal etmeyin, ihmal gibi bir durum olursa hemen kaza edin. Sünnetleri de yavaş yavaş yerine oturtmaya çalışın. Mesela sabah namazının sünnetini hemen yerine oturtun. Sonra öğlenin ilk sünnetini... gibi bir plan yapın. Meraklanmayın, düzelir bu biiznillah. Mezhebi de dert etmeyin, yaşadığınız yerde hangi âlimler yaşıyorsa onların mezhebi gibi yaşamaya bakın. Allah yardımcınız olsun.
namaz konusundaki diğer fetvalar
İhlas suresi zaten Felak suresinden öncedir. Okunurken önce o okunur. Şu kadar ki birinci rekâtta İhlas suresi okunursa ikinci rekâtta Felak okunması durumunda ikinci rekâtın kıraati birinci rekâtın kıraatinden uzun olacağı için mekruh kabul edilir. Öyle veya böyle namazın sıhhatine yani kabul olmasına etkisi yoktur bu okumanın.
Doksan km’den daha uzun bir mesafeye gittiğinizde yol esnasında namazları seferi olarak kılın.
Teheccüd ibadeti en az iki rekâttır. Normali de sekiz rekâttır. Daha fazlasında sınır yoktur.
1- Bedenin, 2- Elbisenin, 3- Namazda üzerine temas edilen zeminin necasetten temiz olması kastedilmektedir. Necaset dinen pis kabul edilen şeylerdir. İnsan ve hayvan pisliği gibi...
Sandalyede namaz ile alakalı olarak şu kuralları zikredebiliriz: a- Ayakta namaz kılabilenin oturarak veya sandalyede namaz kılması caiz değildir. Buradaki ‘kılabiliyor’ olmak, kıldığı zaman katlanılmaz bir acı çekmemek, muhtemel bir arızaya sebep olmamak diye anlayabiliriz. ‘Muhtemel bir arıza’ hayali olmamalıdır. Mesela burun ameliyatı olmuş birisinin eğilmemesini tavsiye etmiş ise doktor bu muhtemel bir arızadır. Belindeki bir ağrıdan ötürü daha sonra acı çekecek birininki muhtemeldir. b- Ayakta kılamayan ise kılabildiği gibi kılar. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurmuştur: ‘Ayakta kıl. Kılamazsan oturarak kıl. Ona da gücün yetmezse yaslanarak kıl.’ Yalnız şu da bilinmelidir: Oturarak kılacak olan, oturması ne kadar gerekiyorsa o kadar için ruhsatlı sayılır. Mesela iftitah tekbirini ayakta yapabiliyorsa onu yapmalıdır. Ruku yapabiliyorsa onu yapmalıdır. c- Bu kurallar farzlar için böyledir. Nafile namazlarda ise biraz daha rahat kılınabilir. d- Namazı oturarak kılmak durumunda olan yani bu hususta ruhsatlı kabul edilen, nasıl oturabiliyorsa öyle oturur. Buna sandalye de dahildir. e- Sandalyede kılan, ruku ve secdeye gidemiyorsa ruku için başını eğer, secde için ise biraz daha fazla eğer. Buna ima ile kılma deriz. Yalnız secde etmek için mesela bir minderi dizine koyarak secde etmesi caiz olmaz. f- Camilerde sandalyede namaz kılanlar safı bozmamaya dikkat etmelidirler. Omuzu yandakinin omuzuna gelecek şekilde sandalye koymalı ve o şekilde saf olmalıdırlar.
Bu soruyu ‘namazı seccadede kılsak olur mu?’ Diye sorsa idiniz daha gerçekçi bir soru olurdu. Namazı ilk kılan nesil ashabı kiram toprak ve çakıl üzerinde namaz kıldılar. Halı ve seccade bilmediler. Allah onlardan razı olsun. Yani namazın aslı çıplak zemin üzerinde kılınmasıdır. İlk nesil öyle kılmıştır. Seccade üzerinde kılınması ise fukahanın sakıncalı görmediği bir iştir. Temiz olmak kaydı ile seccade veya benzeri başka bir şey üzerinde kılınabilir. Şunu da tavsiye edebiliriz: Seccadeler ne kadar sade olursa namazda dikkati değıtmaması bakımından o kadar iyi olur. Bunu da böyle bilmiş olalım.