Fetva Meclisi
Soru
Hocam, resmi nikâhı olmayan, sadece dini nikâhla evlenen bir kadın, eşinden şiddet gördüğünde nasıl boşanabilir? Çünkü devlet, resmi nikâh dışındaki nikâhları yok hükmünde saydığı için boşanma davası açılamıyor. Bu durumda kadının nasıl bir yol izlemesi gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Nikâhı dinli veya dinsiz diye ayırmayın. Nikâh nikâhtır. İkinci bir hanımla evlenmek de şartları uygunsa mümkündür. Birinci ile boşanmalarının bununla bir alakası yoktur. Boşanma ayrı bir hukuktur.
Selamünaleyküm. Nikâh üzerinde gel git olmaz. Dinen bitenin başka yolla devam etmesi söz konusu olamaz ama resmi evrak üzerinden de bitmedikçe evlilik yapılamaz. Evlilik ciddiye alınmalıdır.
Boşanmış ve iddeti bitmiş birisi başkası ile nikâhlanabilir. Nikâh, tereddüt götürmez. Yanlış yapmamalıyız.
Bir kadının, nikâhlı bulunduğu eşinden ayrılması şu yollarla mümkün olur: 1- Erkek kadını bain talak/kesin ve son boşama yoluyla boşar. 2- Mahkeme aralarındaki evlilik akdini fesh eder/kaldırır. Bunun dışında, kadının elinde bir boşanma imkanı olmaz. Erkeğin, yaşanmaz bir insan olması gibi bir nedenle şikayetçi olan kadının resmi bir belgesi olmadığı için mahkeme yolunu kullanamaması durumunda sözünü ettiğiniz hakem kuruluna yetki verilmesi, yine erkeğin rızası ile olabilecek bir şeydir. Bu nedenle, bu durumdaki bir bayanın yapacağı şey, nikahında bulunan şahitleri, yakın akrabaları, erkeğe söz geçirebilecek kişileri devreye sokmak olmalıdır. Buna bir tür kamuoyu oluşturmak da diyebiliriz.
Eşiniz boşamadığı sürece aynı yatağı paylaşmamanız nikâhı düşürmez. Ama kocanız size karşı vazifelerini ihmal etmesi sizi rahatsız ediyorsa kendisini düzeltmesi için konuşmaya/barışmaya çalışın. Sorun olarak gördüğünüz konuları çözmeye çalışın. Sorundan kaçmayın; üzerine gidin. Fakat konu çıkmaza girerse ya sabretmeyi ya da sizi boşamasını talep edin.
Eşiniz sizi boşadığını dinen boşama sayılacak şekilde söylemedi ise dinen boşanmış değilsiniz. Mahkeme de devam ettiğine göre boşanmanızı olmuş sayacak bir durum yoktur. Bir de o özellikle sizi boşamama yönünü tercih etti ise siz hâlâ onun nikâhında gibisiniz.
boşanmak konusundaki diğer fetvalar
Evlilikte cinsellik önemli bir bağ olsa da tek başına evliliğin devamını belirleyen bir faktör değildir. Ancak eşinizin bu konuyu boşanma sebebi olarak görmesi, meseleyi daha hassas hale getiriyor. Eşinizin beklentisi, cinselliğin sadece bir görev gibi yerine getirilmesi değil, sizin de istekli ve arzulu olmanızdır. Siz ise eşinizin taleplerini yerine getirmenize rağmen bunun sizin için bir "gönül işi" olmadığını ve keyif almadığınızı söylüyorsunuz. Burada kritik soru şudur: Gerçekten hiç mi keyif almıyorsunuz yoksa eşinizin beklentisine uygun bir tepki mi veremiyorsunuz? Siz bu konuda rahatsızlık duyuyor musunuz yoksa "Benim için böyle, bir sıkıntı hissetmiyorum." mu diyorsunuz? Bu farkın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen insanlar duygusal ve psikolojik olarak cinselliği içselleştirmekte zorlanabiliyor ve bunun nedenleri çok farklı olabilir. Eğer bu durum sizi de rahatsız ediyorsa üzerine konuşup çalışmanız gerekebilir. Ama sizin için bir sorun yokken eşinizin keyif alma beklentisini dayatması, onun kendi bakış açısıyla ilgili olabilir. Evet, insan gönlünden birebir sorumlu değildir ama bazı durumlarda kalbi etkileyen unsurları değiştirmek mümkündür. Bir insanın ilk başta hoşlanmadığı bir yemek, farklı tatlarla denendiğinde sevilebilir. Sevmediğiniz bir işi, ona anlam yükleyerek daha istekli yapabilirsiniz. Eşinizin sizin için "gezmekten keyif alması" için doğrudan bir zorlamada bulunamazsınız ama onun neden keyif almadığını anlamaya çalışarak ortak bir yol bulabilirsiniz. Cinsellikte de durum böyledir. Herkesin cinsel motivasyonu farklıdır. Sizinki belki "doğal olarak yüksek bir arzu değil" ama tamamen kapalı da değil. Bunun üzerine çalışarak daha iyi bir denge bulabilirsiniz. Ama bu, eşinizin sizi zorlamasıyla değil, sizin de içsel olarak bu durumu analiz etmenizle olabilir. Özetle, kocanız gerçekten cinsel hayatta mutlu olmadan evlilik yürütmek istemiyorsa boşanma isteğini sadece bir şımarıklık olarak görmek eksik bir değerlendirme olabilir. Ama bu konuyu çözmeye dair hiçbir çaba göstermeden boşanmayı dayatıyorsa bu da sağlıksız bir yaklaşım olur. Siz de kendinizi çaresiz hissetmek yerine, "Ben bu konuda ne yapabilirim?" diye bakmalısınız. Belki önce bir evlilik danışmanıyla (tercihen İslamî bakış açısına sahip bir uzmanla) görüşmek en sağlıklı adım olabilir.
Zorla evlendirildiğin, istemediğin bir hayatı yaşamak zorunda kaldığın ve eşinden sürekli kötü muamele gördüğün bir evlilik ne dinen ne de vicdanen kabul edilebilir bir durumdur. Öncelikle Allah seni seviyor ve senin için en hayırlısını istiyor. Ama insanlar sana zulmetmiş, senin dualarını dinlememiş. Bu zulmü yapan Allah değil, insanlar! Sen dua ettin, ağladın ama ailen zorla seni evlendirdi. Bu, Allah’ın sana bir ceza vermesi değil, insanların sana zulmetmesidir. Şu an kalbin kırık, Allah’a olan güvenin sarsılmış gibi hissediyorsun. Ama unutma, Allah her zaman senin yanında. Bak, Allah sana bu zorluktan çıkma hakkını veriyor. Senin bu evliliğe mahkûm olmadığını, çıkış kapısının açık olduğunu bilmen gerek. Allah’a küsen sen değilsin, aslında insanlara ve yaşadığın zulme isyan ediyorsun. Ama bu öfkeyi Allah’a yönlendirmek yerine, seni bu hale getirenlere yönlendirmelisin. Allah’ın huzuruna yönelmekten korkma! Çünkü seni en iyi anlayan, en iyi bilen O’dur. Rabbine küsmek yerine, O’na dön ve şöyle dua et: "Allah'ım, bana en hayırlı yolu göster, beni zulümden kurtar, bana sabır ve güç ver!" Aile hayatınla ilgili şahsi kanaatim önce çözüm odaklı olmaya çalışarak kurulan yuvanı sahiplenmeye çalışman daha doğrudur. Bu yaşadıkların ailenden intikam almak için gösterdiğin refleksten kaynaklanabilir. Dolayısıyla geçmişteki yaşanan kırgınlıkları ve yanlışlıkları bir kenara atmayı başarabilirsen evde yaşanan gerginliği de azaltabilirsin. Sen gülersen kocanın da seni sahiplendiğini göreceksin. Onunla ilgilendiğinde o da sana benliğiyle dönecektir. Kocanın gözlerinin içine bak, ellerini tut, ona merhametli ol. Allah aranıza sevgi ve saygıyı yerleştirecektir. Boşanarak bilmediğin bir yola çıkman daha problemli bir sonuca götürebilir. Fakat her şeye rağmen kocanla mutlu bir yuva sürdüremeyeceğini düşünüyorsan ailene durumu anlat ve gerekirse desteğe ihtiyacın olduğunu söyle. Sen kararını ver ve adım at. Allah seninle ve seni bu sıkıntıdan çıkaracak olan da O’dur.
Kocası ölen kadının iddeti geçene kadar böyle işlerle ilgilenmemesi ve evinde beklemesi gerekir. Boşanmadan kaynaklanan iddette ise olabilir.
Bu konuda tedavi mümkün değil demedikçe tıp, tedaviye devam etmelidir eşiniz. Tedavi olmayı sürdürmezse sizin ayrılmayı istemenizde bir sakınca yoktur.
Durumunuzu bir psikologla görüşmelisiniz. Bizim size nasihatimizden daha yararlı olacağını düşünürüz.
Yaşadıklarınızı bilmeden yalnızca bu bilgiler üzerinden bir tercih sunmak yanıltıcı olur. Bu nedenle sizinle genel bilgiler çerçevesinde notlar paylaşmaya çalışacağım. Mevcut evliliğinizde Allah rızasını aramaya ve evliliğinizi kurtarmaya çalışmak öncelikli olmalıdır. Mevcut evliliğinizde sabır gösterip, sorunu çözmeye yönelik adımlar atmanız bir tür ibadet ve Allah’a yakınlaşma vesilesi olabilir. "Sabır, sadece katlanmak değil; çözüm arayarak Allah’tan yardım dilemektir." Sabır çekmenin, evliliğinizi kurtarmaya katkı sağlaması, daha büyük sevap kazanmanıza ve ahirette Allah’ın rızasını kazanmanıza vesile olabilir. Ancak sabır, sizi manevi olarak tüketmemeli ve Müslümanlığınızı yok etmemelidir. Şu anki evliliğiniz sizi ibadetlerden uzaklaştırıyor ve Allah’a karşı sorumluluklarınızı yerine getirmeyi zorlaştırıyorsa, bu durumun devam etmesi haksızlık olabilir. Eğer evliliğinizde huzur ve ibadet imkânı bulamıyorsanız, boşanmayı düşünmek bir çıkış yolu olabilir. Ancak bu kararı aceleye getirmeden, istişare ederek ve istihare yaparak almanız gerektiğini ifade eder. Yeni bir evlilik, sizi manevi olarak daha güçlü kılacak ve ibadetlerinizi artırmanıza vesile olacaksa, bu Allah’ın rızasına uygun olabilir. Yalnız bunu garanti edemezsiniz. Daha kötü bir bataklığa da saplanabilirsiniz. Allah yardımcınız olsun.