Fetva Meclisi
Soru
Hocam araştırmalarıma göre Hanefi mezhebinde sakalı jiletle kazımak tahrimen mekruh. Ancak bir sitede Hanefi mezhebinin bu görüşü nasıl savunduğunu okudum ve Şafii mezhebinin bazı imamlarının sakal tıraşı olmanın tenzihen mekruh olduğu görüşünde olduklarını okudum. İmam Nevevi gibi imamların savunduğu görüş bana daha doğru geliyor. Ancak takıldığım bir yer var; ben Hanefi mezhebini taklit eden biri olduğum için diğer bir mezhebteki argumentasyonu daha doğru bulduğum için o görüşü kabullenmem doğru olur mu? Yani yanlış hatırlamıyorsam ben bu şekilde bir mukallit oluyorum ve ictihad yapma ehliyetim kesinlikle yok.
Cevap
Benzer fetvalar
Sorunuzdaki birinci bölümde taklit olarak kimi, nasıl izleyeceğinizi beyan ettiğiniz için benim söyleyebileceğim bir söz kalmamaktadır.İkinci sorudaki meseleye gelince, sadece iğne batırmakla oruç bozulmaz; iğnenin ilaç veya benzeri bir sıvıyı deri altına akıtması ile oruç bozulur. Eğer böyle olduysa yani iğneden deri altına ilaç verildiyse o günün orucu tekrar kaza edilir. Bu kadar.
Aleykümselam. Keşke elinizi kıpırdatmasanız da din üzerinden böyle bir münakaşa oluşturmasaydınız. O daha bereketli olurdu. Telfik bu değildir belki ama fitne böyle başlar.
Sizin ve bizim gibilerin bir mezhep seçmesi veya beğenmesi diye bir şey yoktur. İlim erbabı kimselerin mezhebi olur. Biz, kendilerinden din öğrendiğimiz ulemanın peşinden gideriz. Onlar hangi mezhepten ise biz de o mezhepten sayılırız. Eğer siz mesela Siirt’ten İstanbul’a taşındı iseniz, Şafii ulemanın bulunduğu bir yerden Hanefi ulemanın bulunduğu bir yere intikal etmiş olursunuz ki, bulunduğunuz yerde Hanefi ulemasından yararlanmak daha kolay olur. Siz de Hanefi gibi hareket edersiniz. Bunun hiçbir sakıncası olmaz. Ama manavdan meyve seçer gibi, ulemanın fetvalarından fetva seçmek pek makul değildir. Allah, rızası yolunda olmaya bizi muvaffak kılsın.
Sakal Hanefilik veya başka bir mezhep konusu değildir. Sakal, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellemin sünnetidir. Yani dindir. Dinle ilgili bir husus, şundan sonra bundan önce gibi tasnife tabi tutulamaz. Dinimize ve Nebimize ait ne varsa onu hayat ve ruh olarak görmeye mecburuz. Sakalı bırakamamak başka şey, ona listeden sıra ayarlamak başka şeydir. Bırakamayabiliriz. Ama sıradanlaştıramayız.
Selamünaleyküm. Hanefî de olsanız sakıncalı bir durum yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Aleykümselam. Evet, bir hataya alet olmuş oluyorsunuz. Bu nedenle berberlik mesleğini caiz görmeyen ulema vardır. Fakat böyle kesin bir kanaat de yoktur. Daha iyi bir iş oluşturuncaya kadar devam edin ama kalbinizde bunu terk etmek bulunsun.
hanefi konusundaki diğer fetvalar
Hanefi mezhebi ile amel eden bu topraklarda cari olan uygulama şöyledir: Kazası olan sünnet namaz kılamaz diye bir kural yoktur. Özellikle sabah namazının sünneti, öğlenin sünnetleri ve akşam namazından sonraki sünnet için 'bu sünnetler terk edilmemeli, kazası olan da bunları kılmalı' denmiştir. Diğer sünnetler için ise onların yerine kazaya niyet edilebilir deriz. Böyle bir dengeleme yapabilirsiniz. Allah Teâlâ kolay etsin.
Bütün Müslümanlar, selefin izini sürmek zorundadırlar. Aksi takdirde Müslümanlık iddiada kalır sadece. Bugünkü selefi yakıştırması ise daha çok dışımızdaki güçlerin dayattığı bir durumdur. Her Hanefi Müslüman tabii bir selefidir. Diğer ayrıntılara girmeyiniz.
Hanefi veya Şafii olmak farklılık oluşturmaz. Kaza namazlarınızı acilen bitirmeye bakın. Namazların öncesi ve sonrasındaki sünnet namazları da kaçırmayın. Özellikle de sabah namazının sünnetini hiç kaçırmayın. Allah Teâlâ kabul buyursun.
Hanefi mezhebine göre KAZA ORUCU için niyet imsak vaktine kadar yapılmalıdır. İmsak vaktine kadar niyet yapılmazsa oruca başlanmış olmaz. Bu sadece kaza orucu için böyledir. Diğer oruçlar için ise (imsaktan sonra bir şey yenilip içilmedi ise) öğle yakınına kadar niyet yapılabilir. Oruç tutmak maksadı ile sahur yemeği hazırlanması ve bu sebeple sofraya oturulması bir niyettir. Sözlü olarak niyet yapılmamış olsa da “neden sofraya oturdun bu saatte?” şeklindeki bir soruya: “yarın oruç tutmak için” diyecekse o bir niyet hâlidir. Sözlü niyet yapmamasının zararı olmaz.
Bu nedenle bir mezhep değiştirme arayışına gerek yoktur. Bizim mezhebimizde de zaten direkt haram değil mekruhtur. Kademeli olarak kendinizi eğitmeye çalışın. Böylece nefsinin istekleri peşinde olan bir mümin düzeyinden kurtulmuş olursunuz biiznillah.
Hanefi mezhebi ulemasının kadın için tavsiyesi biraz daha az eğilmek şeklindedir. Diğer ulema ise erkek ve kadın arasında fark olmadığı şeklinde kaydetmişlerdir. Yalnız bunun namazın sıhhati açısından olumsuz bir etkisi yoktur.