Fetva Meclisi
Soru
Hocam, hanımım 2 kez düşük yaptı. Bir süredir tedavi görüyor ve bu ay son aşamaya gelindi. Mevcut covid -19 hastalığı malumunuz bilemedik, bu süreçte hamile kalırsa ve olumsuz bir şey olursa tedbirsizlikten dolayı vebal olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Doktorla görüştüm, bu dönemde hamile kalmanın salgın hastalık açısından bir sıkıntısı olmayacağını söyledi. Dinen de buna bağlı olarak bir sıkıntı yoktur deriz. Mübarek olsun.
Benzer bir örnekte yedinci düşükten sonra doğum yapan hanım biliyorum. Dolayısıyla meseleyi bir tıp meselesi olarak görmelisiniz. Zikrettiğiniz tarzda bir takıntıya gerek yoktur. Geçmiş olsun.
Selamünaleyküm. Önce doktorunuza, ilişki için uygun durumda olup olmadığınızı danışın. Uygun görürse, soğukluğun nedenini araştırın. Eşiniz size neden soğuk geliyor. Soğukluk nedeni olan tutumlarını tespit edin. Onunla o tutumlarını istişare edin. Düzeltmesini bekleyin. Ondan sonra da düzelmezse, görüşüne itimat ettiğiniz üç kişi ile bu durumu görüşün, fikirlerini alın. Bütün bunlara rağmen bir ilerleme olmazsa eşinize 'boşanma' kelimesini açın. Ama bu süre içinde doktor size izin verdiği sürece kendinizi eşinizden uzak tutmayın vebale girersiniz. Siz de yavrunuz da lanet altında kalırsınız. Geçici bir sıkıntı yaşıyorsunuzdur, sabırlı olun.
Selamünaleyküm. Bu tür kavramlar Kur'an veya Sünnet kaynaklı değildir. O işle iştigal edenlerin kullandığı kavramlardır. Eğer okuma yoluyla o kişi bir tedavi yapabilecekse onu yapsın, yoksa sizi oyalama amaçlı gibi bir ifade şeklinde görülmektedir. Bilhassa tıbbî tedaviyi önemsemenizi tavsiye ederim. Çok geçmiş olsun.
Tıbben gerekenleri yapın. Buna bağlanmanız gerekli değildir. Gereksiz yere kendinize yük almışsınız.
Kanaatine güvenilen, ihtimal değil kesinlik oranı yüksek bir durum söz konusu mu önce doktorunuzla bunu istişare edin. Sadece sizin ihtimal demenizle bir ruhsat bulunamayacaktır. Doktorunuzla görüştükten sonra en yakın müftülüğe gidip sorunuzu yüz yüze sorup cevap alabilirsiniz.
Corona konusundaki diğer fetvalar
Cuma namazı öğlen namazı değildir. Öğleni camide kılamadığımız için evde tek veya cemaatle kılabiliriz. Cuma namazı ise sadece camide ve devletin tayin ettiği görevlinin arkasında kılınır. İbadet ciddiyetimizle duygusallığımızı karıştırmamalıyız. Cuma kılamama nedenimiz biiznillah makuldür. Bu nedenle bir vebalimiz yoktur.
Sorunuz: Nafile oruçları erteleme anlamında ise cevap şudur: Nafile adı üstünde Müslüman’ın dilediği zaman yaptığı bir ibadettir. Her zaman için yapmak veya yapmamak serbesttir.
Şu fani alemde söylenebilecek en gerçek söz şu sözdür: İnna lillahi ve inna ileyhi raciûn / Biz Allah’tan geldik Allah’a döneceğiz. Bu kadar. Şu anda insanlık olarak, istilası altında olduğumuz bela herkesi sarsmıştır. Kendisi gittikten sonra da izi senelerce sürecek gibi durmaktadır. Allah Teâlâ rahmeti ile hepimizi muhafaza buyursun. Belki şu anda zamanı değil ama bütün insanlık ve bütün mü'minler neden geldi, nasıl geldi sorusunu maddi ve manevi her iki yönden incelemelidirler. İnşaallah hepimiz için de büyük bir ders olur. Bu olay gösterdi ki insan, öyle sanıldığı kadar da abartılı bir gücün sahibi değildir. Hastalıktan önce hastalık korkusunun erittiği bir insan nasıl kendisini ‘Allah’ın kulu’ olmanın ötesinde bir yerde görebilir? İnsan zayıf yaratılmıştır. Herkes Allah’a muhtaçtır. Beşer olarak becerebildiğimiz kadar tedbirler alıp Allah’ın kapısında yalvarır olacağız, kurtuluş buradadır. Öldürme oranı yüzde üçü bulmayan bir hastalıktan korku her şeyi alt üst etti. Hâlbuki ölümün öldürme oranı yüzde yüzdür, ölümden korkup tedbirler almamız gerekirdi. Hastalık bulaşan kardeşimizle alakalı olarak neler yapabilirize gelince: Zaten tıbbın kontrolü altına alındığını söylüyorsunuz. Yapabileceğimiz yapılmıştır. Doktorların tavsiyesine de kulak verelim. Onunla alakalı ve çevresi ile alakalı neler tavsiye ediliyorsa o yapılsın ve asla ihmal edilmesin. O ve hepimiz, sabrederek bu sıkıntıyı sevaba dönüştürmeliyiz. Çok dua edelim. Genel dualar yapalım, kardeşimizin ismi ile de dua edelim. Biiznillah kardeşimiz iyileştiğinde günahlarından temizlenmiş olarak iyileşecektir. Bu da onun için kazanç olacaktır. Eğer kaderinde aramıza dönmek yoksa bu da onun için bir şehitlik mertebisidir ki, ne mutlu ona deriz o zaman. Bu süreçte kasıtlı veya kasıtsız ama ihmalle bir insana hastalık bulaştırmanın büyük bir vebal olacağını hiçbirimiz unutmayalım. Allah’tan umudumuzu eksiltemeyiz. Son nefesimizde bile biz onun rahmetini umarak bitiririz nefeslerimizi. Allah yardımcımız olsun.
Yapacak işi olmayanların gördüğü rüyalar, dini için iş yapanların gördüğünden daha fazladır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize güneş gibi bir şeriat bırakmıştır. Onu ihmal edenlerin rüyasının bize vereceği bir şey yoktur.
Değerli kardeşim, memleketimiz ve bütün dünya çetin bir fırtınanın içinde can ve mal derdine düşmüştür. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır etsin. Bütün insanlığı kötü sonlardan muhafaza buyursun, gelişmelerden ibret almayı hepimize nasip etsin. Piyasada büyük bir para daralması olduğu ve daha da artarak devam edeceği muhakkaktır. Bunun sonucu olarak da bankalar üzerinden çare arayışları olacaktır. Faiz, Allah’ın en büyük haramlarından biridir. Normal piyasa şartlarında kuruşu için bile ruhsat verilemez. Mevcut olağan üstü ve ulusal hatta evrensel durum karşısında devlet bankalarının vatandaşları rahatlatmak için vereceği kredilerin caiz olması ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: a- Böyle büyük ve yaygın bir afetle bağlantılı konuda DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU’nun vereceği fetva ile amel eden biiznillah vebale girmez. Sıkışmış olanlar kurulun kararlarını izleyebilir. b- Bizim şahsi kanaatimiz ise AÇ VE AÇIK denecek düzeye düşmeden faizli bir kurumun kapısında olmak caiz değildir. Dinimiz mesela domuz etini de haram etmiştir ama ölümle burun buruna gelene bir ruhsat vermektedir. Bu da ona benziyor zannederiz. Herkes kendi durumunu ve zaruretin oluşup oluşmadığını takdir etmelidir. Birbirimizin vebali ile ahirete gitmenin anlamı yoktur.
Cuma namazı vaktinde ticaretin haram olması, Cuma namazı kılması farz olanlar için bir kuraldı. Nedeni de Cuma namazına mani oluşturması ihtimali idi. Bu durumda ‘Cuma namazına mani olma’ riski bulunmadığına göre o saatte ticarete de engel yok demektir.