İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Hocam, koronavirüs sebebiyle devlet bankaları tarafından 10,000₺ ihtiyaç kredisi veriliyor. 6 ay ödemesiz, sonrasında ise 30 ay 11,230₺ kadar ödemesi var. Bu krediyi alırsam caiz olur mu?

Cevap

Değerli kardeşim, memleketimiz ve bütün dünya çetin bir fırtınanın içinde can ve mal derdine düşmüştür. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır etsin. Bütün insanlığı kötü sonlardan muhafaza buyursun, gelişmelerden ibret almayı hepimize nasip etsin. Piyasada büyük bir para daralması olduğu ve daha da artarak devam edeceği muhakkaktır. Bunun sonucu olarak da bankalar üzerinden çare arayışları olacaktır. Faiz, Allah’ın en büyük haramlarından biridir. Normal piyasa şartlarında kuruşu için bile ruhsat verilemez. Mevcut olağan üstü ve ulusal hatta evrensel durum karşısında devlet bankalarının vatandaşları rahatlatmak için vereceği kredilerin caiz olması ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: a- Böyle büyük ve yaygın bir afetle bağlantılı konuda DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU’nun vereceği fetva ile amel eden biiznillah vebale girmez. Sıkışmış olanlar kurulun kararlarını izleyebilir. b- Bizim şahsi kanaatimiz ise AÇ VE AÇIK denecek düzeye düşmeden faizli bir kurumun kapısında olmak caiz değildir. Dinimiz mesela domuz etini de haram etmiştir ama ölümle burun buruna gelene bir ruhsat vermektedir. Bu da ona benziyor zannederiz. Herkes kendi durumunu ve zaruretin oluşup oluşmadığını takdir etmelidir. Birbirimizin vebali ile ahirete gitmenin anlamı yoktur.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, gerçekten bu kadar büyük bir çaresizlik var mı yoksa bir çaresizlik cümbüşü mü var? Allah’a sığınırız, bu söylenenlerin daha beteri bile olabilir. Afetle, bela ile bir yarış yapılamaz ama şu andaki durum ne yazık ki sadece ocağına ateş düşenlerin feryadı ve bir de omuzlarında halkın sorumluluğu bulunan yöneticilerin sıkıntısı gibi duruyor. Gerçek bir kıtlık hamd olsun yaşamadık. Bu yaşanmaz değildir şüphesiz. Her türlü hamd ederiz Rabbimize. Gidişatımız açısından bakıldığında bu rahatlık ve TV ekranları karşısında seçim sonuçları izlenir gibi koronavirüs sonuçları izleniyor olması kendi başına bir afet gibi duruyor. Kanaatimiz odur ki, hele bizim yaşadığımız topraklarda o şekilde bir açlık ve bitmişlik şu anda yoktur, olmaması için de dualar ederiz. Olmaz değil elbette. Maazallah çok daha beteri de olabilir. O zaman imtihanımız daha da derinleşir. Öyle bir durum olursa, domuzdan bile yenebilir düzeyinde fetvalar bulunur meraklanmaya gerek yok. Allah’a sığınırız.

Salgın nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar var, bu şartlar altında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Faizin her çeşidinin büyük günahlardan biri olduğu tartışılamaz bir konudur. Kıyamete kadar faiz için kesin haram olma ilkesi değiştirilemeyecektir. Bunu birinci ilkemiz olarak belirleyebiliriz. Neyin faiz nedeniyle haram olduğu neyin de olmadığı ise başka bir ayrıntıdır. Bu ayrıntı fakihlerin üzerinde asırlardan beri çalıştığı bir mesele olarak önümüzde bulunmaktadır. Ekonomik menfaatlerin dinden ve insandan daha değerli tutulduğu bir zamanda Türkiye gibi ülkelerde yaşayan Müslümanlar açısından bazı zaruri ihtiyaçların temini için ‘o kadarı caiz olabilir’ denecek faiz ruhsatları bulunabilir mi sorusu git gide yaygınlaşmaktadır. Bir tarafta haram helal ayırmadan yaşayan kitleler bulunurken diğer taraftan kuruştan bile faiz ihtimali nedeniyle uzak durmaya çalışan dar bir kesimin zaruri ihtiyaçlarını dahi gidermekte zorlandığı da bir gerçektir. Bu çerçevede şu tespiti yapabiliriz: a- Bizim kanaatimiz normal şartlarda faizin hiçbir çeşidinin helal olmayacağıdır. Bazı ilim adamları ise Türkiye gibi ev edinmenin çok zor olduğu ortamlarda İLK EVİNİ satın alacak birinin başka bir çaresi kalmamış ise kredi ile ev alabileceğini söylemektedirler. Genel bir fetva değilse de gerçek bir zorunluluk yaşayan için değerlendirilebilir bir fetva olarak görülebilir zannederiz. b- Hangi şartların zorunluluk/çaresizlik olacağı herkesin kendi iman ağırlığına göre verebileceği bir karardır. Yöneticilerin yıllar süren gafleti, suiistimali veya vurdum duymazlığı nedeniyle ortaya çıkan fakirliği dinden taviz kopararak kapatmaya çalışmak elbette kabul edilemez. Ortadaki durum bir iman ve takva mücadelesidir. Takvadan yana olmaya dikkat edilmelidir. Ağır bir zaruret hâlinde ise zaruretler için verilen fetvalardan istifade edilebilir ama ZARURETİN ne olduğunu tespit herkes için farklı olabilir. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam, son günlerde sosyal medyada faiz üzerine tartışmalar oluyor. Bazı müslüma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tarihte yaygınlığı açısından bir benzeri görüldüğünü zannetmediğimiz büyük ve yaygın bir bela ile yüz yüzeyiz. Sonrası ne olacağı da belli değildir. Bir kira meselesini konuşuyoruz ama biiznillah afetin sağlık bölümü düzeldikten sonra ekonomik ve sosyal olarak ortaya çıkacak muhtemel afet neler getirecek, altından nasıl çıkılacak bilemiyoruz. Büyük uluslararası oluşumlar hatta devletler çökebilir, yeni bir dünya düzenine gidilebilir. Dileriz Rabbimizden ümmetimizin hayrına olan sonuçlara yürümüş olalım. Bu borçlar konusunda, devletin üreteceği çözümün şart olduğu kanaatindeyiz. Şahıslar olarak çözüm üretmemiz zor gibi durmaktadır. Devlet bir kural belirler, o kurala herkes razı olur. İdeal olan budur. Borç konusu bu olaydan önce de gevşek tutulan bir konuydu. Bankalardan başka kimsenin alacağını vaktinde tahsil edebildiği söylenemezdi. Şimdiki durum ise ödeyebilecek olanların durumunu dahi riske atmış görünmektedir. Biz şunu bilir ve söyleriz: Ahirete iman edenler için bir insana borçlu olmak ve ahirete gitmek büyük bir risktir. Kişi mezara konsa bile borcuna karşı rehin kalacağını bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz haber vermiştir. O kadar ki, önüne getirilen cenazelerin borcu olup olmadığını sorarak cenaze namazlarını kılmıştır. Borcu bulunduğunu öğrendiği cenazenin namazını kılmayıp “arkadaşınızın namazını kılın” dediği olmuştur. Borç bizim için bu kadar önemli bir sorundur. Elbette bugün yaşanan bu büyük afet üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır ama herkesin yine de kalbine danışması gerekir. Ortada bir ahiret endişesi vardır. Borç vermek, bilhassa böyle zamanlarda insanların ihtiyaçlarına borçla da olsa yardım etmek büyük bir fazilettir. Dinimizin ibadet dediği şeylerdendir. Bu da unutulmamalıdır. Öte yandan, alacaklının zora düşmüş borçluya kolaylık sağlaması, süresini uzatması dinimizin bize “sevap kazanma yollarından” biri olarak gösterdiği bir ibadettir. Herkes imanı kadar bu yolu yürüyecektir şüphesiz. Malın insandan değerli olduğu bir dünyada bunu gerçekleştirmek ancak Allah’ın lütfettiği kullarından olabilenlerin işi olsa gerek. Durum ne olursa olsun, borç bir haktır. Nakit alınan borç, bir ticaretin bedeli olan borç veya kira gibi anlaşmalardan kaynaklanan borç hangisi olursa olsun borç dinimizin boynumuzdaki en ağır yüklerden biri olarak bize gösterdiği bir sorumluluktur. Bu bir iman testine dönüşürse herkes imanı kadar başaracak demektir. Bir yandan da borçluların mevcut durumu suiistimal etmeleri gerçeği vardır ki, iyinin kötüden ayırt edilmesi çok zor bir karışıklık olacak bu. Allah’a sığınır ve akıbetimizin hayır olmasını dileriz.

Covid denen beladan sonra kiraların ödenmesi konusunda ne olacağına dair bir end
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

a- Faiz, Allah'ın haramlarından bir haramdır. Zina gibidir, alkol gibidir. Olağanüstü şartlarda alkole bir nebze geçici ruhsat oluştuğu gibi faize de ruhsat oluşabilir. Bu konudaki ruhsat, hayatî fonksiyonları icra etmede oluşabilecek bir tıkanma ile ancak söz konusu olabilir. Faiz illetinde, faizin birinci ve ikinci tarafları kadar ona hizmet eden bütün taraflar da o günaha ortak olurlar. Bu zarutetin daha aşağısı için var kabul edilebilecek bir ruhsat gayet tehlikeli bir tutum olur. b- Sözünü ettiğiniz felaketin ardından devletin vatandaşlara sağladığı yardım, faizi devletin ödeyeceği bir yardımdır. Neticede faizli bir işlemdir. Faiz için geçerli kurallar orada da geçerlidir. hayatî işlevlerinde sıkıntı oluşacak bir Müslüman bu imkândan yararlanabilir. Bu düzeyde olmayanlar için FAİZİNİ BİR BAŞKASI ÖDÜYOR diye helallik şartlarının oluşmayacağı kanaatindeyiz. c- Kimin hayatî sıkıntısı vardır kiminki de o düzeyin altında bir durumdur buna, herkesin imanı devreye girecek ve kararı kendisi verecektir.

Hocam, Elazığ'daki depremden sonra devlet esnafa yardım adı altında kredi dağıtm
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ben zengin olduğu halde yüklü bir kira vererek başkasının evinde oturan da biliyorum. Kiracı olmak zaruret içinde olmayı göstermiyor. Nitekim bir insanın evi olduğu halde zaruret içinde olması da mümkündür. Zaruret hali, ortada kalma halidir. Bu da bir miktar vicdani bir karardır. Faize kapı açacak kadar zaruret içinde olmak herkese göre değişebilir. Kendimize takvaya daha yakın olan yolları aramamız gerekiyor. Allah'a emanet olunuz.

Hocam dört şey asli ihtiyaçtır deniliyor; yeme, içme, giyinme ve barınma. Bir in
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığımız süreçte faiz en yaygın fitnelerin neredeyse başında gelmektedir. Daha önce faizle mücadeleye ömür verenlerin şimdi faize bir yol bulmaya çalıştıklarını görebilmekteyiz. Akıbetimizin kötü olmasından Allah'a sığınırız. Finans kurumlarının uygulamaları hakkında HELAL hükmü vermek neredeyse mümkün değildir. Haramlığı konusunda da elimizde, tartışılır belgeler bulunduğundan kesin bir söz söylemek zor olmaktadır. Bu nedenle finans kurumlarından yürütülen paralı ilişkiler hakkında nihai bir söz söylerken belgeli konuşma imkânı bulamıyorum; tartışılabilir hükümler etrafında hareket etmek durumundayız. Takvaya meyleden için girilmemesi gereken bir kapıdır, giren için ise faizli bir işlemdir sözü tartışılır. Allah yardımcımız olsun.

Bir ev almak istiyorum, yalnız bu finans kurumlarından alacağım parayla mümkün.

Corona konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yapacak işi olmayanların gördüğü rüyalar, dini için iş yapanların gördüğünden daha fazladır. Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem bize güneş gibi bir şeriat bırakmıştır. Onu ihmal edenlerin rüyasının bize vereceği bir şey yoktur.

Son günlerde Peygamberimiz sallahu aleyhi ve sellemi rüyalarında gördüklerini sö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sorunuz: Nafile oruçları erteleme anlamında ise cevap şudur: Nafile adı üstünde Müslüman’ın dilediği zaman yaptığı bir ibadettir. Her zaman için yapmak veya yapmamak serbesttir.

Hocam, içinde bulunduğumuz salgın dolayısıyla nafile oruçta herhangi bir kısıtla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, bu tür bilgiler dolaşıyor ama ne kadar güvenli olduğunu bilemiyoruz. Bu sebeple biraz daha bulutların dağıldığı günlerde fikir adamlarımızın tavsiyelerini öğrenerek ne yapabileceğimizi tespit ederiz inşaallah. Allah Teâlâ yardımcımız olsun.

Hocam, bugün tüm dünyayı büyük bir belirsizliğe sürükleyen Koronavirüs salgını,
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu süreci yürüten doktorun tavsiyesine uyarsanız vebal altında olmazsınız biiznillah.

Hocam, hanımım 2 kez düşük yaptı. Bir süredir tedavi görüyor ve bu ay son aşamay
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Fitre, Ramazan bayramı ile alakalı bir ibadettir. Bayramdan üç gün önce veya bir hafta kadar önce verilebilir. Bazı Hanefi fakihleri Ramazan ayının başında da ihtiyaç üzerine verilebilir demişlerdir. Bugün itibariyle henüz Ramazan ayına yirmi günden fazla vakit vardır. Fitrenizi böyle bir zaruri ihtiyaca binaen Ramazan başında vermenizi tavsiye ederiz size.

Hocam, Ramazan da vermiş olduğumuz fitreleri şimdiden devletimize verebilir miyi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Cuma namazı öğlen namazı değildir. Öğleni camide kılamadığımız için evde tek veya cemaatle kılabiliriz. Cuma namazı ise sadece camide ve devletin tayin ettiği görevlinin arkasında kılınır. İbadet ciddiyetimizle duygusallığımızı karıştırmamalıyız. Cuma kılamama nedenimiz biiznillah makuldür. Bu nedenle bir vebalimiz yoktur.

Selamunaleykum hocam, geçen hafta yayımladığınız Cuma fetvanızı okudum. Fakat çe

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.