İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Covid denen beladan sonra kiraların ödenmesi konusunda ne olacağına dair bir endişe hâkim. İnsanlar afet var diyorlar, mal sahipleri sabırlı olsun istiyorlar ama aldığı kira ile geçinen insanları yok kabul ediyorlar. Böyle bir afet nedeniyle kiralar ödenmese de olabilir mi hocam?

Cevap

Tarihte yaygınlığı açısından bir benzeri görüldüğünü zannetmediğimiz büyük ve yaygın bir bela ile yüz yüzeyiz. Sonrası ne olacağı da belli değildir. Bir kira meselesini konuşuyoruz ama biiznillah afetin sağlık bölümü düzeldikten sonra ekonomik ve sosyal olarak ortaya çıkacak muhtemel afet neler getirecek, altından nasıl çıkılacak bilemiyoruz. Büyük uluslararası oluşumlar hatta devletler çökebilir, yeni bir dünya düzenine gidilebilir. Dileriz Rabbimizden ümmetimizin hayrına olan sonuçlara yürümüş olalım. Bu borçlar konusunda, devletin üreteceği çözümün şart olduğu kanaatindeyiz. Şahıslar olarak çözüm üretmemiz zor gibi durmaktadır. Devlet bir kural belirler, o kurala herkes razı olur. İdeal olan budur. Borç konusu bu olaydan önce de gevşek tutulan bir konuydu. Bankalardan başka kimsenin alacağını vaktinde tahsil edebildiği söylenemezdi. Şimdiki durum ise ödeyebilecek olanların durumunu dahi riske atmış görünmektedir. Biz şunu bilir ve söyleriz: Ahirete iman edenler için bir insana borçlu olmak ve ahirete gitmek büyük bir risktir. Kişi mezara konsa bile borcuna karşı rehin kalacağını bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz haber vermiştir. O kadar ki, önüne getirilen cenazelerin borcu olup olmadığını sorarak cenaze namazlarını kılmıştır. Borcu bulunduğunu öğrendiği cenazenin namazını kılmayıp “arkadaşınızın namazını kılın” dediği olmuştur. Borç bizim için bu kadar önemli bir sorundur. Elbette bugün yaşanan bu büyük afet üzerinden bir değerlendirme yapılacaktır ama herkesin yine de kalbine danışması gerekir. Ortada bir ahiret endişesi vardır. Borç vermek, bilhassa böyle zamanlarda insanların ihtiyaçlarına borçla da olsa yardım etmek büyük bir fazilettir. Dinimizin ibadet dediği şeylerdendir. Bu da unutulmamalıdır. Öte yandan, alacaklının zora düşmüş borçluya kolaylık sağlaması, süresini uzatması dinimizin bize “sevap kazanma yollarından” biri olarak gösterdiği bir ibadettir. Herkes imanı kadar bu yolu yürüyecektir şüphesiz. Malın insandan değerli olduğu bir dünyada bunu gerçekleştirmek ancak Allah’ın lütfettiği kullarından olabilenlerin işi olsa gerek. Durum ne olursa olsun, borç bir haktır. Nakit alınan borç, bir ticaretin bedeli olan borç veya kira gibi anlaşmalardan kaynaklanan borç hangisi olursa olsun borç dinimizin boynumuzdaki en ağır yüklerden biri olarak bize gösterdiği bir sorumluluktur. Bu bir iman testine dönüşürse herkes imanı kadar başaracak demektir. Bir yandan da borçluların mevcut durumu suiistimal etmeleri gerçeği vardır ki, iyinin kötüden ayırt edilmesi çok zor bir karışıklık olacak bu. Allah’a sığınır ve akıbetimizin hayır olmasını dileriz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, memleketimiz ve bütün dünya çetin bir fırtınanın içinde can ve mal derdine düşmüştür. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır etsin. Bütün insanlığı kötü sonlardan muhafaza buyursun, gelişmelerden ibret almayı hepimize nasip etsin. Piyasada büyük bir para daralması olduğu ve daha da artarak devam edeceği muhakkaktır. Bunun sonucu olarak da bankalar üzerinden çare arayışları olacaktır. Faiz, Allah’ın en büyük haramlarından biridir. Normal piyasa şartlarında kuruşu için bile ruhsat verilemez. Mevcut olağan üstü ve ulusal hatta evrensel durum karşısında devlet bankalarının vatandaşları rahatlatmak için vereceği kredilerin caiz olması ile alakalı olarak şunu söyleyebiliriz: a- Böyle büyük ve yaygın bir afetle bağlantılı konuda DİN İŞLERİ YÜKSEK KURULU’nun vereceği fetva ile amel eden biiznillah vebale girmez. Sıkışmış olanlar kurulun kararlarını izleyebilir. b- Bizim şahsi kanaatimiz ise AÇ VE AÇIK denecek düzeye düşmeden faizli bir kurumun kapısında olmak caiz değildir. Dinimiz mesela domuz etini de haram etmiştir ama ölümle burun buruna gelene bir ruhsat vermektedir. Bu da ona benziyor zannederiz. Herkes kendi durumunu ve zaruretin oluşup oluşmadığını takdir etmelidir. Birbirimizin vebali ile ahirete gitmenin anlamı yoktur.

Hocam, koronavirüs sebebiyle devlet bankaları tarafından 10,000₺ ihtiyaç kredisi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir isteme ve istekte samimi olma meselesidir bu. Herkes cennet ister ama bedeli olmayan bir cennet isterler. Ashab-ı Kiram bedeli olan cenneti istedikleri için o bedel, her ne ise onu ödediler. Yani önce zihinlerde bir istediğini bilme hali oluştu. Belki de onlar ağır bir cahiliye dönemi yaşadıkları için bu ödemeyi anında yaptılar. Biz ezanla müziğin karıştığı bir hayatın içinden geldiğimizden bizim böyle bir ödeme yapmamız zor olabiliyor. Onların bir gün içinde yaptıkları biz bir ömre yaymak zorunda kalabiliyoruz. Sabrederek ve yılmayarak bir ömür bu mücadeleyi yapmaya becerebildiğimizde ise onların yaptığı kendi çapımızda yapmış oluruz biiznillah. Bunun gerçekleşmesi için: Uzun soluklu bir eğitim ve dönüşüm programı yapmak zorundayız. Gerekiyorsa her gün bir harf öğrenerek bir ömür eğitime devam edebilirsek istekte samimiliğimizi ispat etmiş oluruz. Çevre çok önemlidir. Onlar iman ettikleri gün hicret ettiler; sevdiklerinden ve şehirlerinden hicret ettiler. Aynı şey bizim için de geçerlidir. Gerekiyorsa bir sokak öteye ama yerimizden ve zevklerimizden ayrılmaya razı olup hicret edebilmeliyiz. Bizim gibi düşünen bir çevre bulmalıyız, yoksa bulana kadar aramaya devam etmeliyiz. Sayıya, şekle takılmadan "ana gaye Allah’ın rızasıdır" diyerek yola devam edeceğiz. Kaç kişi olduğumuz değil ihlasta ne durumda olduğumuz önemli görülmelidir. İbadet takviyesi olmadan süreklilik sağlayamayız. Farzlardan eksiğimiz olmamalıdır. Nafileleri de yapabildiğimiz kadarı ile önemsemeliyiz. Haramlardan kaçınmayı nefes almak gibi göreceğiz. "Bir haram bir hayat bitirebilir" mantığı ile yol alacağız. Çok ve yoğun dua ile isteğimizde samimiyetimizi ispat etmeye çalışacağız. Allah yardımcımız olsun, işimizi kolay etsin.

Hocam bir sohbetinizde, Hz. Ömer (r.a.) Müslüman olmadan önce "tertemiz bardakla
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Değerli kardeşim, gerçekten bu kadar büyük bir çaresizlik var mı yoksa bir çaresizlik cümbüşü mü var? Allah’a sığınırız, bu söylenenlerin daha beteri bile olabilir. Afetle, bela ile bir yarış yapılamaz ama şu andaki durum ne yazık ki sadece ocağına ateş düşenlerin feryadı ve bir de omuzlarında halkın sorumluluğu bulunan yöneticilerin sıkıntısı gibi duruyor. Gerçek bir kıtlık hamd olsun yaşamadık. Bu yaşanmaz değildir şüphesiz. Her türlü hamd ederiz Rabbimize. Gidişatımız açısından bakıldığında bu rahatlık ve TV ekranları karşısında seçim sonuçları izlenir gibi koronavirüs sonuçları izleniyor olması kendi başına bir afet gibi duruyor. Kanaatimiz odur ki, hele bizim yaşadığımız topraklarda o şekilde bir açlık ve bitmişlik şu anda yoktur, olmaması için de dualar ederiz. Olmaz değil elbette. Maazallah çok daha beteri de olabilir. O zaman imtihanımız daha da derinleşir. Öyle bir durum olursa, domuzdan bile yenebilir düzeyinde fetvalar bulunur meraklanmaya gerek yok. Allah’a sığınırız.

Salgın nedeniyle ciddi ekonomik sıkıntı yaşayan insanlar var, bu şartlar altında
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Âmin güzel kardeşim âmin. Size, bize ve hepimize, gayeleri tespit etme planı niteliğinde olması için şunları söyleyebilirim: Hayatımızı ne kadar Allah’tan korkma, ona umut bağlama ve rızasını arama üzerine geçirdiğimizi test edelim. Kendimize Ashab-ı Kiramı örnek alalım. “O benden razı olsun da…” diyen salih kullarını rehber edinelim. Bundan sonraki yaşamımız böyle olsun diye de sık sık bu testi yapalım. Test sonuçlarına göre de gerekeni yapmaya çalışalım. İbadetler kadar ahlâkımızı da önemseyen bir Müslümanlık yaşayalım. Ahlâk giderse veya erirse beraberinde din de eriyebilir diye dikkat edelim. Bu ahlâkı da öncelikli olarak ailemizde, çevremizde ve bütün toplumda oluşturma gayretinde olalım. Böyle zamanlarda yani fitnenin ve belaların yoğunlaştığı zamanlarda insanlar kendi canlarının derdine düşerler. Biz ise ümmet olarak bu hayattan mesul olduğumuzu, “ben” olmaktan önce “biz” olduğumuzu unutamayız. Biz mantıklı mü'min olarak yaşayacağız. Çevremizi dert edineceğiz. Ve bu dert ediniş sadece fakirler, hastalar üzerinden olmayacak; insanlığı ve insanı, ahiretin onlardaki göstergelerini de dert edineceğiz. Sonra da gerekenleri yapmaya çalışacağız. Neticelerine bakmadan, sonuç beklemeden Allah’ın emirlerini yerine getiren mü'min olacağız. Farzlar bizim için hayat niteliğinde görevler olacak. Her eksik farz bizim için nefes alınamamış bir saat gibi kabul edilecek. Zaman konusunda her zamankinden daha hassas olacağız. Artık saat değil dakika kullanma vaktidir diye düşüneceğiz. Kıyamete veya bizim hususi kıyametimize çok kalmadı şuuru bunu gerektirir. Olaylar ve gelişmeler her ne olursa olsun, bizim Rabbimiz Allah’tır dediğimize göre asla ve asla umutsuz olmayacağız. Kıyametin kopmasına on dakika kala bile elimizdeki fidanı dikeceğiz. O fidan çocuk olur, iki rekât namaz olur, bir sadaka olur, bir iyiliği tavsiye olur, anne babaya hizmet olur… Her ne olursa… Dinimizi ve kulluğumuzu şüpheler sarmalında tutmayacağız. Dünyada tek kalsak bile biz devam ettiririz diye imanımız olacak. Bütün insanlık gitse de ben tevhidi sürdürürüm diye düşüneceğiz. Böyle bir yürekle şeytanın karşısında duracağız. İlk belada dökülenlerden olmaktan utanmalıyız. Belalar yağmaya başlasa bile biz eşimizle beraber, “üçüncüsü Allah olan...” diye itikat edeceğiz ve üzülmeyeceğiz, yıkılmayacağız, çökmeyeceğiz. Belaların altında ezildiğimizi çocuklarımıza göstermeyeceğiz. Bela geldikçe biz duaya sarılacağız. Zikre sarılacağız. Secdeye kapanacağız. Ama bir dakika bile umutsuz kalmayarak şeytanı çıldırtacağız. Doğruluk, ihlas bizim sembolümüz olacak. Mü'minler olarak aramızdaki kardeşliğimizi her zamankinden daha fazla koruyacak ve canlandıracağız. O kardeşlikten Allah’ın rızasını umacağız. Rabbim muvaffak kılsın.

Hocam, Allah sizden razı olsun. Sizi doğuran annenize rahmetler yağdırsın. Bir t
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evinizde oturmasına oturun. Fakat iki şeyi yapmaya çalışın. Birincisi çok samimi tevbeler edin, istiğfar yapın. İkincisi de evi almanıza yarayan kredideki faiz oranını tespit edip onu bir gün, bütçenizden çıkarıp atmaya karar verin. Bu kararınızda da samimi olun. Tekrar bulaşmamaya azimli ve sebatlı olursanız inşallah mağfirete erersiniz. Allah'a emanet olun.

Hocam biz ev almak için devlet bankasından kredi aldık ama asıl amacımız yeni bi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Allah Teâlâ akıbetimizi hayır kılsın, afetlerden bizi muhafaza buyursun. Aşı konusunda yapılan itirazlar ne yazık ki ‘mış’lı ifadelerle bitmektedir. Yaşadığımız durumda; - Hastalık afet boyutuyla katî ve tartışılamaz durumdadır. - Müslümanlar ve insanlığın çaresizliği de katî ve tartışılamaz durumdadır. - Bir güvenilir Müslüman’ın veya kurumun kurtuluş umudu olabilecek çalışması ise yok denecek durumdadır. Bu ortamda Müslümanlar olarak bizim vazifemiz, durumun vahametini sayıp durmak değildir. Kalbimiz mutmain olmasa da mevcut umudu kullanmaktır. Müslüman tıp adamlarımızla yaptığımız istişarelerde en ehveni tercih etmekten başka bir çarenin olmadığı söylenmektedir. Netice olarak şunu tespit edebiliriz: Konumu, mesleği, risk durumu ve çevresi itibariyle sağlık uzmanları ve resmî mercilerin aşı olmasını gerekli gördükleri kimseler aşı olmalıdırlar. Meseleye aşı gözüyle bakmadan önce ‘Allah’ın emaneti olan can’ ve ‘kul hakkına riayet’ gözüyle de bakılmalıdır.

Selamünaleyküm hocam. Tam bir yıldır gündemimizde olan korona afetiyle ilgili o

afet konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyledir dünya; ölümle doğum aynı binada olur. Abartmamak ve çevrenin hassasiyetlerine dikkat etmek kaydıyla olabilir, neden olmasın?

Salgın veya herhangi bir doğal afette, insanlar canı ile boğuşurken evlilik olur
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir mezhep farklılığından çok umumi bir afete dayalı sıkıntıdır bu. Bu sebeple öğleyi kılınız. Allah kabul etsin.

Şu anki yaşadığımız süreçte Cuma namazının şartları ortadan kalktığı için Hanefi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Yaşadığımız afetin ağırlığı tartışılmayacak kadar büyüktür. Elbette böyle bir dönemde Müslümanlar, topraklarında yaşadıkları devlete sahip çıkacaklardır. Ancak zekâtın, özel bir ibadet olarak harcanma alanları devletin sıradan harcama alanları ile aynı değildir. Gördüğümüz kadarı ile devlet şu ana kadar, “zekât bölümü” diye bir ayrı hesap açmamıştır. Bu nedenle zekâtınızı ibadet açısından daha garantili olması için Diyanet Vakfı’na verseniz kabule daha yakın olur zannederiz. Allah kabul etsin.

Devletimizin başlatmış olduğu BİZ BİZE YETERİZ TÜRKİYEM kampanyası kapsamında ze
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Esasen bayram namazı açık arazide kılınır. Camilerde kılınması esas olmayan yani ruhsata binaen yapılandır. Bayram namazının açık arazide kılınması, bütün cemaatin topluca aynı anda namazı kılması içindir. Sünnet böyledir. Bizim şartlarımızda neredeyse bütün bayram namazları artık camilerde kılınmaktadır. Bu da birden çok yerde kılınması anlamına gelir. Ciddi bir özür olmadıkça bayram namazının aynı camide birden çok kere kılınması caiz olmaz. Mevcut durumun ciddi bir özür olabileceğini zannediyorum. Yalnız aynı imam iki kere kıldırmasın. İkinci grup için ikinci bir imam bulunsun. Allah Teâlâ’dan üzerimizdeki afetleri acilen izale buyurmasını niyaz ederim.

Biz Almanya’da yaşıyoruz. Salgın nedeniyle devlet camilerimizi kapatmıştı. Şimdi
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Deprem bir tabii afetin adıdır. Depremi şu veya bu sebebe bağlamak yeterli olmaz. Evet, zina başta olmak üzere günahlar afetlere davetiyedir ama tek başına sebep olarak günahları görmek yerinde olmaz. Maddi ve manevi daha geniş bir açıdan bakılmalıdır depremlere.

Depremin zina olayları arttığı için olduğunu söyleyenler var. Bu doğru mu hocam?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Allah Teâlâ afetlerden bizi muhafaza buyursun. Âmîn. İtimat ettiğiniz bir kurum üzerinden, Bizzat deprem afeti içinde bulunan kardeşlerimize, Battaniye ve benzeri kullanılabilecek ayni eşyayı gönderebilirsiniz. Gönderdiğiniz eşyanın fiyatı kadar da zekât vermiş olursunuz biiznillah. Yalnız böyle afetlerde kalbi bitmişlerin ibadetlerimizi ve merhametimizi sömürmesine fırsat vermemek için tam itimat ettiğiniz kurumlarla gönderin.

Hocam, büyük bir deprem felaketi oldu. Görüntüleri izliyoruz. İnsanlar kar altın

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.