İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Sapkın bir cemaate üyeydik hocam. Tasavvuf yaşanıyor dediler. Ayrılınca sapkın olduğunu fark ettik yalnız. Yoldayken büyülenmiş gibiydik. Aklını fikrini öldür, çöle göl diyorsa göldür diye diye beynimiz yıkandı. Bizi bu yola Enfâl suresinin 29. ayetiyle bağladılar. Vera ayeti olduğunu, şüpheli olanı yalnız kamil mürşidin bilebileceğini, ona tabi olarak vera sahibi olunabileceğini ve Efendimizin, sahabenin, Ashab-ı Kehf'in de vera ehli olduğunu empoze ettiler. Sorma hali vardı hepimizde. Bir şey sorduğumuzda, misal: "Sultanım bu eti yememe izin var mı?' diye sorduğumuzda, vücudumuzdan tepki geliyordu. Evet ya da hayır cevabı farklı şekilde beliriyordu üzerimizde. Biz bunların istidrac olabileceğini sonradan öğrendik. Çünkü mürşid dedikleri adamın sohbetleri hariç hiç bir şey okumamıza, başka hocaları dinlememize izin verilmiyordu. Ahir zamanda, camiler dolacak, içlerinde kamil mü'min olmayacak hadisi üzerine hemen hemen hiç bir imamın ardında namaz kılınmıyordu. Camiye girilmiyordu. Biz kurtulduk ama yakın akrabalarımız halâ o yolda. Ne yapsak anlamıyorlar. Yolda bulunan çoğu insan saf niyetli. Allah rızası için deyince ne var ne yok feda ediyorlar ki biz de öyleydik. Ama biz huzursuzuz. Onlar için ne yapabiliriz?

Cevap

Selamünaleyküm. Allah sizi kurtardığı için şükredin, nimetin hakkını verin. Diğer insanlar için de dua edin. Yer yer yanlışı ikaz edin ama derin tartışmalara sakın girmeyin. Tartışma, kök saldırmak demektir. Dua edin, tavsiye edin ve kendi işinize bakın. Kendinizi geliştirin. Onlarla uğraşacaksanız, dünya benzerleri ile doludur. İş çok vakit yok.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Bütün hatalarımızdan istiğfar etmeliyiz. Bu hatadan da istiğfar edin. Allah rızasına kavuşmayı hepimize müyesser kılsın.

Hocam birkaç ay önce sizin bir sohbetinizi dinlemiştim. Kur’an-ı Kerim’in iyi ni
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabı yani ilk Müslüman olan nesil elbette bizimle aynı imanı, aynı Kur'an’ı ve aynı davayı paylaşmaktadırlar. Daha da isabetli olan ise şudur: Biz elbette onlarla aynı iddiaları ve yolu sürdürdüğümüzü söylüyoruz. Buraya kadar bir sorun yoktur. Ne var ki, onlar hakkındaki kararı bizzat Allah Teâlâ verdi ve onların kimliğini onayladı. Biz ise henüz iddia sürecindeyiz. Bizim yapmayı ideal ve iddia ettiğimiz şeyler onların başarıp bitirdiği şeyler oldu. Başta Kur'an’ımız olmak üzere onları bizzat Peygamber aleyhisselam efendimiz övdü ve takdir etti. Tarih onları öne çıkardı. Bu sebeple kâğıt üzerinde bir aynı olma söz konusu olur ama pratikte aynı olmayı ispat edemeyiz. Onlar hakkında ana hatları ile şu malumatı tespit etmemiz gerekir: Sahabiler Allah onlardan razı olsun, Peygamber aleyhisselamın talebeleri ve ilk neslidir. İmanla dolu kalpleri, ispat edilmiş Allah ve Peygamber sevgisi, konuştuklarına ve sözlerine sadakatleri, ortaya koydukları fedakârlıkları ve benzeri ayrıcalıklarıyla onlar bu ümmetin en üstünleri oldular. Onlardan daha imanlı, daha ahlâklı, daha iyi ibadet yapan olmadı, olmayacak da. Kur'an’ımız onları böyle övdü. O kadar ki bizzat Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem onları sevmeyi imandan, onlara buğz etmeyi de nifaktan saydı. Kıyamete kadar mü'min olarak yaşamak isteyen ve Rabbine imanla gitmek isteyen herkes böyle bilmek ve bunu kabul etmek zorundadır. Hiçbir zaman ve hiçbir kavram onları eskitemeyecektir.

Hocam Peygamberimizin dostları sahabelerle ilgili bizim bilmemiz gereken şeyler
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Tam bir fitne zamanında yaşıyoruz. İmanın fitneye kapılma ihtimali yüksek olan bir zamandır bu zaman. Buna göre de bir mü'min olarak ilk ve öncelikli vazifemiz, imanımızı korumak olmaktır. Başkaları ile ilgilenirken biz eriyor olabiliriz. İmanımızı, salih amellerimizi, mü'min çevremizi, cihat heyecanımızı, ahiret endişemizi eskitmeden korumakla başlayan bir görevimiz vardır. Bu bölümü teminat altına almalıyız. İkinci olarak da şunu bileceğiz: Biz kuluz. İnsanlar da bizim gibi kuldurlar. Kalplerimiz Allah Teâlâ'nın elindedir. Hidayet etmek onun işidir. Biz ses çıkarırız, yol alırız; neticeyi Allah Teâlâ verir. Sanki her sözümüz bir kişiyi hidayete erdirecek gibi bir beklenti içinde olamayız. Görevimizi iyi belirleyelim. Bizim görevimiz hidayete erdirmek değil hidayete davet etmektir. Bunu becerebilirsek gerisini Allah Teâlâ kolaylaştırır. Üçüncü olarak da şunu bileceğiz: İnsanlar sözlerden çok örneklerden etkilenirler. Biz iman iddiası olan mü'minler olarak iyi mü'min olma gayretinde olacağız. 'Bütün dünya fesada boğulsa ben tek başıma son iyi mü'min örneği olarak kalacağım' şuuru bize hakim olmalıdır. Başarı burada gizlidir. Anlatan, anlattığını kendi üzerinde örneklendiremeyen mü'min başarılı olamaz. Resmi görevli, memur mantıklı hocalık başarısızlık bir numaralı örneğidir. Bir başka temel husus da şudur: İnsanların kul olmaları ile alakalı derdi olanlar insanlarla mal ilişkisine girmeyecekler. Mal alıp verme ile sürdürülen ilişkilerin üzerine imani etki geliştirmek zordur. Ve özellikle Allah Teâlâ'nın bizi başarılı kılması için samimi dualar yapmaya mecburuz. Duamız kadarız biz, duamız! Rabbim muvaffak kılsın.

Çevremde İslamiyet’ten uzak, inancı olan fakat Allah'a karşı hiçbir görevini yer
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Ekmek ihtiyacımızı karşıladığımız fırın, bakkala gitmemize mani değildir. Bir insandan manevi eğitim alıyorsak başka bir yerden de mesela fıkıh alabilmeliyiz. Sakıncalı olan da zaten, bir kişiden her şeyi beklemektir. Böyle bir anlayış o kişiye de zulümdür esasen. Rahat olun; La ilahe illallah diyen herkese bağrınızı açın, gerekli olanı alın, gereksizden kaçının. Bu en güzel olandır ve kalbin huzur bulacağı en rahat yöntemdir. Çocuklarımızı, İslam'ın adamları olarak yetiştirmeliyiz, grubumuzun adamları olmaları eksik olmalarını doğurur. Allah'a emanet olun.

Selamünaleyküm. Hocam ben bir şeyhe intisaplı biriyim. Tasavvuf ve tarikatlar il
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, ashabı kiram (Allah onlardan razı olsun) melekler değildiler, bizim gibi insandılar. Hata etmiş olabilirler, ettiler de. Buna rağmen biz onları bizim gibi görmüyoruz. Zaten onların değeri, o hatalı durumlara rağmen kulluk merdivenlerini başarı ile tırmanmalarıdır. Sizin belirttiğiniz durum ise bambaşka bir durumdur. Bin yıl önceki BATINİYE hareketini şeytan yeniden canlandırdı, dinimizi içinden kemirmek istiyor. Bilim kılığı ile ashabı dillerine dolayanlar sadece İblis’in işini kolaylaştırmak istiyorlar. Çare yok, Allah imanını koruyan kulları ile bir konferansta eriyip giden cılız imanlı kullarını görecek, melekler buna şahit olacak! Hiçbir çaresi yoktur bunun. Bu bir imtihandır. O aklı kıtlar böyle konuşup gidecekler. Din biiznillah olduğu gibi kalacak. İmanını birilerine göre şekillendirmekte sakınca görmeyenler de nedametleri ile baş başa kalacaklar. Zaman dik durma ve binlerce dalgaya karşı yıkılmama zamanıdır. Sabret, diren ve erime.

Selamünaleyküm hocam ben İslami İlimler Fakültesinde okuyorum. Bu sene İslam Tar
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hepimiz mü'mince yaşamaya mecburuz. Mü'mince yaşamanın en temel ilkelerinden biri de mü'minleştirilmiş bir ortam oluşturup yaşamaktır. Mü'mince yaşadığını zannedip çevresini ihmal edenler kendilerinin de düşebileceği bir kuyunun kazıldığını anlamamaktadırlar. Elbette çevrenizle ilgileneceksiniz. Elbette arkadaşlarınız adına endişe edeceksiniz ama iki hususu unutmadan: a- Allah Teâlâ kimseye kaldıramayacağını yüklememiştir. Bu konuda da sorumluyuz ama takatımız kadar sorumluyuz. b- Hiçbir sorumluluk kendi özel sorumluluğumuz kadar değildir. Önce kendi kulluğumuzu düşünüp planlamalıyız. Sonra da dışımızdakileri planlayacağız. Allah yardımcımız olsun.

Arkadaşlarım için çok üzülüyorum ve buluştuğumuzda onlara bir şeyler anlatarak f

cemaat konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Evli bir kadının, eşiyle böyle konularda tartışması uygun değildir. Eşinize karşı, Müslümanlar arasındaki ihtilaflı konulardan birini tutmayın. Hiçbir şekilde eşinizle tartışmayın bunları. Onun düşündüğü gibi düşünmek zorunda değilsiniz ama şeytana aranıza fitne sokması için fırsat vermeniz de hakkınız değildir. Özür dileyin ve tekrarlamayacağınızı bildirin on, durum düzelsin.

Hocam, ben altı yıllık evliyim ve bir çocuğum var.Ben başka ülkede yaşıyorum, ai
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Eski alkol borcunuz için şimdi bir şey yapmanız gerekmez. İstiğfar edin, yolunuza devam edin. Bulunmanız gereken cemaati sizin ihtiyacınız belirleyebilir. Size en yakın olana katılın. Bakın, sadece din konuşuluyor ve sizden para talep edilmiyorsa, dergi, kitap almanız istenmiyorsa devam edin. Bu mantıkla bir iki deneme yapın, inşallah yerinizi bulacaksınız. Şunu da unutmayın ki, her cami gideceğiniz bir cemaattir. Camilere katılmayı ihmal etmeyin. Allah'a emanet olun.

Selamünaleyküm hocam. Ben bir cemaate, bir mürşide bağlanmak istiyorum. Hem dini
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam.Allah rızası ile yapılan ve yapılış tarzı itibariyle Şeriat'a aykırılık ihtiva etmeyen her amel cihat sayılabilecek bir amel olur. Kimin hangi ameli ne kadar cihat düzeyinde yaptığı ise o kişi ile Rabbi arasında ölçülebilecek bir durumdur. Bizim ölçebileceğimiz seviye kulun yaptığı ameli, Şeriat'ın bilinen kaidelerine uygun yapıp yapmadığıdır. Bunun ötesini irdeleyemeyiz.

Selamunaleykum hocam. Cemaat faaliyetleri bir cihat mıdır? Mesela; Deri toplamak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Kapımız Allah’ın ve Resûlü’nün kapısıdır. Başka hiçbir kapı terk edilemez kapı değildir. Eğer başka kapıları da Allah’ın kapısı ya da onun gibi görüyorsak bu bir cahilliktir. Kalbimizin huzur bulmadığı bir yerde neden duralım? İslam’a hizmet edenlerin İslam’dan kıymetli olması düşünülebilir mi? Bu bir hatadır. Eğer size katkıları olduysa bunun karşılığını Allah’tan bulsunlar; neden senden ve senin onlardan yana olmandan karşılık beklesinler ki? Yok, karşılığı Allah’tan beklemeyecek bir yapıda iseler zaten senin orayı hemen terk etmen gerekir. Kim ve nerede oldukları önemli değil, bizim ilkemiz bu olmalıdır. Kalbinizin dediğini yapın, Allah’a emanet olun.

Ben büyüdüğü çevre itibariyle dini vecibelerini geç öğrenen biriyim. Ailem bana
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Böyle bir şey yoktur. İmamın cemaatle kıldığı namaz kendisi ve arkasındakiler için ayna anda kılınmış namazdır.

Selamünaleyküm hocam. Size başkasından duyduğum bir soruyu nakledeceğim, soru şö
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Benzer bir soruya daha önce verdiğimiz cevabı size tekrar yazmak istiyorum. Meselemiz, dinimize hizmet etmek midir yoksa dinimizden hizmet görmek midir? Bunu tespit etmeliyiz. Ne yazık ki bu konuda kalbimiz huzurlu değildir. Ashabı kiramdan başka mükemmel denebilecek örneğimiz neredeyse yoktur. Siz mümkün olduğunca ashabı kiramı okuyun, inceleyin, değerlendirim. Allah yardımcınız olsun. Size önceki bir cevabımızı tekrarlıyoruz: 'İslam’ı bir bütün olarak gören; cihadı namazdan, eğitimi zekâttan, seyahati hacdan, siyaseti takvadan ayırmayan, mü’minleri kardeşler olarak görüp ırk ayrımı yapmayan, kendisini davası önünde yok sayan, biriktirmeyen, zühd içinde yaşayan, gündüzü hizmetle gecesi ibadetle geçen, televizyon ile vakit israf etmeyen, Kur’an okurken haşyet içinde eriyip giden, infak eden, ümmetin dertleri ile dertli yaşayan, affeden bağışlayan, küfre ve kâfire karşı ğayz dolu olan, Kur’an ve hadis ilimlerini can bilen, fıkıh öğrenen ve öğreten, şehadeti özleyip duran, kendisine ashabı kiramı örnek alan, çok çocuk sahibi olup her birini şeriatına adayan bir cemaat önderi bulur bulmaz onun peşine takılmakta kurtuluş vardır biiznillah. Bu ölçüleri yakalayamayan biri ise ne kadar ise ona bağlanmak da o kadar olur.'

Kendilerini Müslüman ve Ehl-i Sünnet olarak adlandıran bazı hocalardan hatta ken

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.