Fetva Meclisi
Soru
Hocam bir kişi arkadaşına satması için mal veriyor. O kişi de malı sahibinin haberi olmadan tanesi 2 lirayken 15 liradan satıyor ve fazladan kazandığı para da satışı yapan kişinin oluyor, bu para helal midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Malınızı pazarlaması için yetkilendirdiğiniz kişi sizin vekiliniz durumundadır. Vekilinizle bir ücret karşılığında anlaşmış oldunuz. Ücretine ilave olarak da sattığından size vereceği kardan daha fazlasını alırsa o fazlalık onun olacak. Böyle bir anlaşmadan sorun yoktur.
Malının tamamı haram olduğunu bildiğiniz biri ile ortaklık yapmanız caiz değildir. Malının haram karışık mal olduğunu zannettiğiniz biri ile ise caizdir.
Aleykümselam. Yaptığımız alışverişte, alışveriş tarzımızın ve söz konusu metaın helal olması bizim için önceliklidir. Taraflardan birinin mesela para kaynağını araştırmamız gerekmez.
Böyle bir alış satışta sıkıntı yoktur.
İki şık üzerinden düşünelim bunu: a-Buğdayı bugün veriyoruz. Ödemeyi seneye yapacağı için beş bin lira fark koyuyoruz üzerine. Bunda bir sakınca yoktur. Bu bir taksitli satış işlemidir. Peşin şu taksitle şu demek gibidir. b-Buğdayı veriyoruz. Parayı seneye alacağız ama kaç para alacağımızı seneye oluşacak buğday borsasına göre belirleyeceğiz. Bu caiz değildir. Malın fiyatı belirlenmeden yani ücret meçhul bırakılarak satılmıştır. Böyle bir ticaret caiz olmaz.
Motoru kullanan kişinin yaptığı sizin için bir haram vesilesi değildir. Satmanız iyi olmuş yine de.
caiz konusundaki diğer fetvalar
Monk meyvesi olarak da bilinen meyve, şekerden 250 kat daha tatlı olduğu için tatlandırıcı olarak kullanıldığı söylenmektedir. Pek çok faydası olduğu söylenmesine rağmen tıbben faydalı ya da zararlı olduğunu gösterecek bir bilgi sahibi değiliz. Meyvenin suyundan elde edilen tatlandırıcının içinde, zararlı diğer kimyasal tatlandırıcıların ve şüpheli katkı maddelerinin olmamasına dikkat edilmelidir. Normal hâliyle tıbben zararlı olmuyorsa kullanılmasının caiz olmasını engelleyecek bir durum yoktur.
a. Asıl olan her Müslüman ölüye özel bir mezar yeri tahsis edilmesidir. Bir mezara olağanüstü bir durum dışında iki ölü caiz olmaz. b. Mü'min mezarında da muhteremdir. Savcılık soruşturması gibi bir gerekçe olmadan mezar açılamaz. c. Çok eski bir mezarda CESETTEN BİR ŞEY KALMADI GİBİ BİR DURUM oluştu ise ikinci bir ölü konabilir. d. Ölüler birbirine temas etmeyecek şekilde iki katlı bir mezar yapılabilir. Bu, zaruretten caizdir. İki kişilik mezar olması durumunda ikisinin de zemin altında olacak şekilde yerleştirilmesi gerekmektedir.
Kur'an öğretecek kimsenin bulunmadığı bir ortamda Kur'an öğretmek için ücret almak caiz olmaz. Bunun dışında Kur'an öğretmekten, hafızlık yaptırmaktan ücret almakta sakınca yoktur. Mübarek olsun.
Buna doktor izin veriyorsa dinen sakıncası olmaz. Pis gördüğünüz yerde namaz kılmamanız gerekir.
Roman veya benzeri anlatımlarda belli-bilinen bir kadının tasvir edilmesi onu teşhir olacağından caiz olmaz. Genel bir tasvir ise yapılan, şehveti kışkırtıcı ve fitne uyandırıcı nitelikte olmadıkça caiz olur.
Değerli kardeşim, kazandığınız para ile bayan hastaya bakmanın helallik açısından bir bağlantısı yoktur. İşiniz mübarek bir iştir. Kaliteli yaptığınız sürece Allah’ın izniyle helaldir. Kalite de işinizde süreklileştikçe oluşacaktır. Kimse mezun olduğu gün uzman olmuyor. Uzmanlaşanlar hata yapa yapa o noktaya geldi. Kaldı ki ehil olanlar bile hatadan uzak değildir. Yeter ki kasten olmasın. Siz de bir dönem uzman hekimlerle birlikte çalışarak bu açığı kapatacaksınız inşallah. Bayan hastaya bakma meselesi kendi içinde bir konudur. Örneğin; bayan hastaya bakmanızın varsayalım ki caiz olmaması, kazancınızı haram yapmaz. Konuyu şöyle değerlendirebilirsiniz: • İlke olarak bayan hastaya bayan hekim bakar. • Size gelen bayan hastaya bakmanızda sakınca yoktur. • Bayan hastayı tedavi ederken en üst düzey takva ayarları ile muamelede bulunursunuz. • Bunlara rağmen nefsiniz sizi sıkıştırıyorsa bayan hasta almazsınız.