Fetva Meclisi
Soru
Hocam, "Selam kelâmdan öncedir." sözü halk arasında çıkan bir söz müdür? Yoksa Rasulullah Efendimizin (aleyhisselam) hadisi şerifi midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Zamanımızın ahir veya neresi olduğunu bilemeyiz, bilmemiz de gerekmez. Biz, bugün kıyamet kopacakmış gibi heyecanlı olmaya mecburuz. Mü'min olmamız bunu gerektiriyor. Hadisi şerif hakkındaki bilginiz doğrudur. Bu ve benzeri hadisler, imanın dilde bir slogan niteliğinde kalacağını, öze inmenin düşünülmeyeceğini göstermektedir. Allah Teâlâ o hâle düşmekten muhafaza buyursun.
Selamünaleyküm. Sözünü ettiğiniz hadisi o şekilde bilmiyorum.
Selamünaleyküm.Bu söz, hadis asıllıdır. İhlâs ve süreklilik ilkesine dikkat edilirse dediğiniz berekete sebep olur biiznillah.
Aleykümselam. Bu kanaat, bazı kitaplarda vardır. Hadis ilmi açısından itibar edilebilecek bir bilgi değildir. Bu konuda sahih ve sarih bir hadis yoktur.
Hadisler, Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem efendimize ait sözler demektir. Bir söz, ona ait olmadıkça ya da ona ait olduğuna dair bilgimiz olmadıkça 'hadis' olarak anılmaz. Ama bu arada, hadis olmaması o sözün yanlış olmasını da gerektirmez. Bir sözün, güzel ve doğru bir söz olması başka şey, Peygamber'e ait olması başka şeydir. Bütün doğru ve güzel sözlerin Peygamber'e ait olması gerekmediği gibi, onun her sözünün bizim nazarımızda güzel görünmesi de şart değildir. O ne buyurdu ise onu öylece alır, irdelemeyiz. Zira o, Allah adına konuşmaktadır. Bu nedenle de onun söylediğini bildiğimiz sözler için HADİS ifadesini kullanırız. Sorduğunuz sorudaki söz, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve selleme ait değildir. Yani, onun böyle bir söz söylediğine dair bilgimiz yoktur. Ancak bu durum, bu sözün yanlış olduğunu da göstermez, doğru olduğunu da. Böyle bir söz, bizim Peygamber'imize ne değer katar ne de değerini eksiltir. Onunla ilgili söyleneceklerin en güzelini Kur'an söylemiştir. Daha güzeline ihtiyacımız yoktur. Bu tür sözlerin peşinde vakit israf etmek hatadır.
Selamünaleyküm. Bu söz meşhur olmasına rağmen temel hadis kaynaklarında hadis olarak zikredilmemiştir. İhtimalle, ilk dönemlere ait büyüklerden birine ait bir sözdür. Zira anlamı, dinimizin genel muhtevasına uymaktadır.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Heysemi, özellikle hadis ilminin önemli isimlerinden biridir. Allah ona rahmet etsin. Hicri 753 yılında doğmuş, 807’de vefat etmiştir. Meşhur hadis alimi Irakî’nin talebesi ve damadı, yine meşhur hadis alimi İbni Hacer’in de hocasıdır. Mecmeuzzevaid isimli kitabı meşhurdur. Bu kitap, hadis ilminde ZEVAİD olarak adlandırılan dalda yazılmış bir kitaptır. Heysemi, bu alanın öncü isimlerindendir. Kitabı da bu açıdan çok değerlidir.
a- Bugünkü tatil anlamında bir tatil Peygamber aleyhisselam ve ashabı bilmiyordu, yapmıyordu. b- Seyahat, ziyaret, dinlenme kavramları ise vardır. c- Bundan da anlaşılıyor ki, bugünkü aldığı şekli ile tatil yapılmasında bir sakınca yoktur. Sakınca ibadeti ve kulluğu da tatile çıkarmakta, haramlara bakışı gevşetmede olur.
İmam sözcüğü önder/lider anlamına gelen bir sözcüktür. Camide namaz kıldıran kişi de namaz kılanların önderi olduğu için ona ‘imam’ denmiştir. Sözünü ettiğiniz hadis sahih bir hadistir. Yalnız bu hadiste geçen imam sözcüğü önderler/liderler anlamındadır, cami imamları anlamında değildir. Hadis-i şerifin aslı ise şöyledir: ‘Ümmetim için en çok sapık imamlardan/önderlerden korkuyorum.’ (Ebu Davud, 4252; Tirmizî,2229) Hadiste geçen imam/önder tiplemesi insanları hatalı yönlere çeken siyasetçiler, fasık âlimler ve cahil önderlerdir. Peygamber aleyhisselam efendimiz de bunlara karşı tedbirli olunması gerektiğini ikaz etmiş olmaktadır. Dikkat edilirse siyaset, din veya toplumsal bir alanda önderlik konumunda olanların Allah’tan korkuyu yok kabul etmeleri durumunda ümmet büyük zararlar görmektedir. Zalim liderler, o liderlere itaati meşrulaştıran hatta dini bir vecibeye dönüştüren âlimler ve toplumu sapık bir alana kaydırmak için başı çekenler bugün geldiğimiz acı noktanın en bariz sorumluluradırlar. Keşke hadisten zamanında hakkıyla istifade edilebilmiş olsa idi.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabının yüz binin üzerinde olduğu kesin bir bilgidir. Onların tamamından bize hadis gelmemiştir. Yaklaşık olarak bin kadar sahabinin hadisleri bize ulaşmıştır. Onlardan da ilk yedisinin hadisleri büyük bölümü oluşturmaktadır. Ebu Hureyre, 5370; İbni Ömer, 2630; Enes bin Malik, 2286; Aişe, 2210; İbni Abbas, 1696; Cabir bin Abdillah, 1540; Ebu Said el-Hudri, 1170 hadis rivayet etmiştir. Sahabilerin diğerlerinden hadis rivayet edenlerin sayıları daha azdır. Kiminin geç Müslüman olması, erken ölmesi, dış faaliyetlerle görevlendirildiği için bilgi birikimi olmaması gibi pek çok sebep olabilir hadis rivayet azlığında. Allah her birinden razı olsun. Bizi dünya ve ahirette onlarla beraber kılsın.
Hadislerin bizim gibi avam için özetlenmiş şekli olan İLMİHAL kitabının tarif ettiğini yapmak zorundasınız. Hadisin sahih olup olmadığını anlamayan için hadise bakarak iş yapmak biraz zorlama sinyali vermektedir.
Öncelikle şunu bileceğiz: Bir ilimden istifade etmek için o ilmin 'sana göre olan düzeyindeki kaynağını' kullanabilirsin. O ilmin kaynaklarından bir kaynak, kişinin birikimi ve alt yapısı açısından uyumlu mu değil mi buna bakılmalıdır. Hadis ilminde de böyledir diğerlerinde de. Bunu tespit etmiş olalım. Hadis kitapları arasında herkes için okunabilir/anlaşılabilir ana kitap RİYAZUSSALİHİN isimli kitaptır. Bu kitabın Erkam Yayınları arasında çıkan şerhli baskısını güvenle tavsiye edebiliriz size. Not tutarak, sabırla okumaya çalışınız. Binden fazla hadisi bitirdiğinizde içinize Peygamber aleyhisselamın feyzinin aktığını göreceksiniz. Duanızı bekleriz.