Fetva Meclisi
Soru
İmam Heysemi hakkında ne bilmeliyiz? Kimdir, hangi dalda uzmandır?
Cevap
Benzer fetvalar
Aleykümselam. Zamanımızın ahir veya neresi olduğunu bilemeyiz, bilmemiz de gerekmez. Biz, bugün kıyamet kopacakmış gibi heyecanlı olmaya mecburuz. Mü'min olmamız bunu gerektiriyor. Hadisi şerif hakkındaki bilginiz doğrudur. Bu ve benzeri hadisler, imanın dilde bir slogan niteliğinde kalacağını, öze inmenin düşünülmeyeceğini göstermektedir. Allah Teâlâ o hâle düşmekten muhafaza buyursun.
Hindistan’ın yetiştirdiği büyük ilim adamlarından biridir. Hicri 1114 yılında doğmuş, 1176 yılında da vefat etmiştir. Özellikle Sünnet ilimleri konusunda büyük gayretler içinde olmuştur. HÜCCETULLAHİLBALİĞA isimli eseri pek meşhur ve değerlidir. Hanefi mezhebi üzerine yetişmiş olmakla beraber son dönemlerinde meselelere daha selef mantığı üzerinden baktığı söylenmektedir. Bizim kanaatimiz ise şöyledir: Hanefilerin içinde selefi zihniyetle bulunmuş bir âlimdir. Kitaplarından istifade edilmelidir ancak konuları itibariyle ağır kitaplar bırakmıştır. Allah rahmet etsin.
Selamünaleyküm. İmam Gazalî rahmetullahi aleyh, onca büyük ve yaygın kimliğine rağmen hadis ilminde makbul bir isim değildir. Onun eserlerini inceleyenler onu, 'Hüccetülislam/İslam'ın belgesi' olarak adlandırmışlardır. Buna rağmen hadis ilminde zayıftır. Bu da bir nakısa değildir onun için. Her beşer gibi onun da zayıf tarafı olabilir. Eserlerinde geçen hadisleri başka bir yerden teyit etmedikçe hadis olarak öne çıkarmak doğru olmaz.
Evinizde ilmihâl olarak, Delilleriyle İslam İlmihali (Hamdi Döndüren); hadis kitabı olarak Riyâzü's-Sâlihîn (İmam Nebevi; 8 ciltlik olan) bulunmalıdır. Nureddin Yıldız hocamızın Fıkıh Derslerinin ses kayıtlarını dinleyebilirsiniz. Allah ilminize bereket versin.
Keşke ilmi birikiminizi, yaşınızı ve işinizi de belirtseniz, size daha isabetli tavsiyelerde bulunabilirdik. Sizin sadece İHL okumuş olduğunuzu var sayarak şunu tavsiye edebiliriz: Sizin için şerhi ile basılmış hadis kitabı dışındaki kitaplar umduğunuz yararı vermeyebilir. Sonuna kadar okuyamazsınız, okusanız da aradığınızı bulamayabilirsiniz. Müslüman bir evin temel kitabı RİYAZUSSALİHİN adlı eserdir. Bu eser, hadis kitabı olarak size yeter biiznillah. İlmihal kitabı okumadan önce hadis kitabını sıralama hatası ile okumuş olabilirsiniz. Önce ilmihal okuyun. Diyanet’in bir ciltlik ilmihali yeterlidir. İlahiyat, medrese veya bir âlimin dizi dibinde yıllar geçirmiş olma gibi farkınız varsa size tavsiyemiz Buhari ve Müslim olur. Onları da muhakkak şerhleri ile okumalısınız. Bu iki kitap ümmetimizin ulemasının itibar ettiği, bilgisini güvenli bulduğu iki kitaptır. Bunlar da ileri seviyede ilim sahiplerine daha çok hitap ederler. Bir âlimin ders halkasında ise mükemmel bir bereket üzere okunabilirler. Bu iki kitaptan sonra İmam Malik’in Muvatta adlı eseri gelir. Ardından Ebu Davud, Nesaî, Tirmizi, İbni Mace, İbni Huzeyme, İbni Hibban, Darimi, Darekutni ve Müsned isimli eserler gelir. Bunların dışındaki hadis kitapları ilim adamları için uygundur.
Psikoloji, ahireti unutan neslin en çok muhtaç olacağı bilim dallarından biridir. Gitgide ahiret daha çok unutulduğuna göre bu ihtiyaç da artacaktır. Size psikolojiyi Müslümanlaştırmış eserlerden kalın bir demet ne yazık ki tavsiye edemeyeceğim. Direkt psikoloji üzerine yaygın bir kitap ağı yoktur. Ama şunu tavsiye ederim: a- Bu ihtiyacı gidermeye siz kendinizi adayın. Okuduğunuz eserleri mesleğinizle buluşturun. Bilhassa âyet ve hadisleri bu mantıkla tefekkür edin. b- Özellikle hadis bilginiz sizin için temel kaynak niteliğinde olur. Riyâzu’s Salihin isimli hadis kitabını şerhi ile beraber üzerinde yorum yaparak okuyun. c- Tefsir dersleri bulursanız izleyin. Kur'an size ufuk açar. d- İmam Gazali’nin bütün eserleri sizin için temel eser niteliğindedir. e- Muayyen konularda ilmine itibar ettiklerinizle istişare edin. “Şu konu hakkında din ne der?” muhtevalı sorular araştırın. Allah yardımcınız olsun.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Bu söz bir hadistir. Tirmizî’de 2699 nolu hadistir. Hadis: ‘Selam kelâmdan öncedir.’ şeklindedir.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabının yüz binin üzerinde olduğu kesin bir bilgidir. Onların tamamından bize hadis gelmemiştir. Yaklaşık olarak bin kadar sahabinin hadisleri bize ulaşmıştır. Onlardan da ilk yedisinin hadisleri büyük bölümü oluşturmaktadır. Ebu Hureyre, 5370; İbni Ömer, 2630; Enes bin Malik, 2286; Aişe, 2210; İbni Abbas, 1696; Cabir bin Abdillah, 1540; Ebu Said el-Hudri, 1170 hadis rivayet etmiştir. Sahabilerin diğerlerinden hadis rivayet edenlerin sayıları daha azdır. Kiminin geç Müslüman olması, erken ölmesi, dış faaliyetlerle görevlendirildiği için bilgi birikimi olmaması gibi pek çok sebep olabilir hadis rivayet azlığında. Allah her birinden razı olsun. Bizi dünya ve ahirette onlarla beraber kılsın.
a- Bugünkü tatil anlamında bir tatil Peygamber aleyhisselam ve ashabı bilmiyordu, yapmıyordu. b- Seyahat, ziyaret, dinlenme kavramları ise vardır. c- Bundan da anlaşılıyor ki, bugünkü aldığı şekli ile tatil yapılmasında bir sakınca yoktur. Sakınca ibadeti ve kulluğu da tatile çıkarmakta, haramlara bakışı gevşetmede olur.
İmam sözcüğü önder/lider anlamına gelen bir sözcüktür. Camide namaz kıldıran kişi de namaz kılanların önderi olduğu için ona ‘imam’ denmiştir. Sözünü ettiğiniz hadis sahih bir hadistir. Yalnız bu hadiste geçen imam sözcüğü önderler/liderler anlamındadır, cami imamları anlamında değildir. Hadis-i şerifin aslı ise şöyledir: ‘Ümmetim için en çok sapık imamlardan/önderlerden korkuyorum.’ (Ebu Davud, 4252; Tirmizî,2229) Hadiste geçen imam/önder tiplemesi insanları hatalı yönlere çeken siyasetçiler, fasık âlimler ve cahil önderlerdir. Peygamber aleyhisselam efendimiz de bunlara karşı tedbirli olunması gerektiğini ikaz etmiş olmaktadır. Dikkat edilirse siyaset, din veya toplumsal bir alanda önderlik konumunda olanların Allah’tan korkuyu yok kabul etmeleri durumunda ümmet büyük zararlar görmektedir. Zalim liderler, o liderlere itaati meşrulaştıran hatta dini bir vecibeye dönüştüren âlimler ve toplumu sapık bir alana kaydırmak için başı çekenler bugün geldiğimiz acı noktanın en bariz sorumluluradırlar. Keşke hadisten zamanında hakkıyla istifade edilebilmiş olsa idi.
Bu söz ve sözün alt yapısını oluşturan olay, hadis ilmi kriterleri açısından sahih değildir. Ömer radıyallahu anh, öyle söylemiş olabilir ama dini bir kriter olarak kullanılması için sahih yani bize ulaşmasında sorun olmayan söz olması gerekir. Bu sözün ulaşması da sahih değildir.
Hadislerin bizim gibi avam için özetlenmiş şekli olan İLMİHAL kitabının tarif ettiğini yapmak zorundasınız. Hadisin sahih olup olmadığını anlamayan için hadise bakarak iş yapmak biraz zorlama sinyali vermektedir.