Fetva Meclisi
Soru
Kendilerini dinlediğimiz hocalar Hazreti Ömer’in oğlu ile alakalı bir olay anlatırken “Analarının hür doğurduğunu nasıl köleleştirdiniz?” şeklinde bir çıkışını aktarıyorlar. Bu söze hayranım doğrusu. Bu sözle kastedilen bir kölelik karşıtlığı mıdır yoksa başka bir anlamı mı var?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu anlamı çağrıştıran sahih bir hadis bilmiyorum.
Selamünaleyküm, Oğul ehliyete sahip ise neden geçmesin? Önemli olan nasıl birinin ümmetin başında olduğudur. Birine kâfir demek için ya çok cesur olmak gerekir ya da aklında kıtlık olması gerekir. Tenkit ederiz, sevmeyiz, sitem ederiz ama kâfir sözü pek ağırdır.
O kastedilen manada öyle bir söz yoktur ama elbette Allah'ın kuluna umreyi nasip etmesi neticede bir çağırmadır. Böyle şeylere takılmak yanlıştır.
Hayır, böyle bir SAHİH hadis yoktur. Bunu hadis olarak görmemiz gerekmiyor.
Selamünaleyküm. Yanlış yerde kullanılmış veya ölçüsü kaçırılmış bir sözdür bu. Esasen doğru olan bölümü vardır ama bütün imamların, Allah adına söylenmesi gereken şeyi 'sakladığını' söylemek büyük bir iddiadır. Böyle bir iddiayı ispat etmek zordur. O kardeşimiz, bu hükümleri bilebildiği Kur'an âyetlerini kimden öğrendi? Bu ülkede imamlar, Kur'an ahkâmını gizliyorlardı da insanlar dinlerini nasıl öğrendiler? Doğrusu şudur: dediği gibi olan imamlar yok değildir, belki imamların çoğu da öyledir ama genelleştirmek hatadır. Birbirimizin imanı hakkında çok dikkatli konuşmalıyız. Kaş yaparken göz çıkarmak tam anlamıyla hüsrandır.
Aleykümselam.Sözünü ettiğiniz hadisteki anlam anlaşıldığı gibidir. Gayet tehlikeli bir söz olarak mü'minin ikinci bir mü'mine kâfir yaftası vurmasının tehlikesini göstermektedir.
hadis konusundaki diğer fetvalar
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin ashabının yüz binin üzerinde olduğu kesin bir bilgidir. Onların tamamından bize hadis gelmemiştir. Yaklaşık olarak bin kadar sahabinin hadisleri bize ulaşmıştır. Onlardan da ilk yedisinin hadisleri büyük bölümü oluşturmaktadır. Ebu Hureyre, 5370; İbni Ömer, 2630; Enes bin Malik, 2286; Aişe, 2210; İbni Abbas, 1696; Cabir bin Abdillah, 1540; Ebu Said el-Hudri, 1170 hadis rivayet etmiştir. Sahabilerin diğerlerinden hadis rivayet edenlerin sayıları daha azdır. Kiminin geç Müslüman olması, erken ölmesi, dış faaliyetlerle görevlendirildiği için bilgi birikimi olmaması gibi pek çok sebep olabilir hadis rivayet azlığında. Allah her birinden razı olsun. Bizi dünya ve ahirette onlarla beraber kılsın.
Saç meselesi hadislerde ve sahabi uygulamalarında geçmektedir. Buna göre erkek bir Müslüman: a. Saçını uzatmak veya kestirmekte serbesttir. Kestirdiğinde de sünnete uymuş olur uzattığında da. Saç kestirmede sünnet başı en yapılabilecek kadar az saçla tutma şeklindedir. Berber ifadesiyle sıfıra vurdurmak diyebiliriz. Yalnız bu “sadece öyle olabilir” şeklinde bir sünnet değildir. Bilhassa hac ibadeti esnasında ihramdan çıkmak için tıraş yapıldığında Müekked sünnet böyledir. Saçını uzatan da saçını bakımlı tutması sünnettir. Dağınık ve bakımsız saç sahiplerini Peygamber aleyhisselam efendimiz ikaz etmiştir. Aynı şekilde ayna önünde esir durmayı da hoş görmemiştir. b. Saç tıraşının BİR BÖLÜMÜ BIRAKILACAK ŞEKİLDE olması hadislerde yasaklanmıştır. Mesela sadece sağ veya sol tarafın alınıp gerisinin bırakılması ya da kenarların alınıp tepenin bırakılması şeklindeki tıraşlar yasaklanmıştır. Bu tür tıraşlarda o yasak geldiği zamanki yabancıları taklit edip onlara benzeme gerekçesi vardı. Bugünkü nesil tam anlamı ile o gerekçe ile tıraşını o şekilde yapmaktadır ki bunun anlamı Müslüman olmayan kültüre benzeşmektir. Bu da nehyedilmiştir.
Namaz hırsızlığı TA’DİL-İ ERKÂN üzerinden özellikle anlaşılmalıdır. O da rükûdan kalkınca SUBHANELLAH diyecek kadar bekleyip secdeye gitmek ve iki secde arasında aynı oranda beklemek olarak anlaşılabilir. Kıraatin hızlı olması okunan anlaşıldığı sürece o anlama gelmez.
Kendimiz için istediğimizi mü'min kardeşimiz için istemeyi ilke olarak dünyevi işler için, yarışmayı da ahiret işleri için diye belirlerseniz sorun kalmaz. Şöyle bir mantıkla meseleyi daha rahat anlayabilirsiniz: Mü'min, iyi işleri en iyisi ile yapan olmak için koşuşturur. Bu iyi işler arasında mü'min kardeşi için de iyilik istemek olacağından kendisi için istediği iyilikleri samimi bir şekilde kardeşleri için de isteyecektir. Vasıflı ve ihlaslı bir mü'min için zor değildir bu.
“Nasıl iseniz öyle idare edilirsiniz” sözü sahih bir hadis değildir. Selefe ait bir söz olma ya da zayıf bir hadis olma ihtimali yüksektir.
Heysemi, özellikle hadis ilminin önemli isimlerinden biridir. Allah ona rahmet etsin. Hicri 753 yılında doğmuş, 807’de vefat etmiştir. Meşhur hadis alimi Irakî’nin talebesi ve damadı, yine meşhur hadis alimi İbni Hacer’in de hocasıdır. Mecmeuzzevaid isimli kitabı meşhurdur. Bu kitap, hadis ilminde ZEVAİD olarak adlandırılan dalda yazılmış bir kitaptır. Heysemi, bu alanın öncü isimlerindendir. Kitabı da bu açıdan çok değerlidir.