Fetva Meclisi
Soru
İşim gereği çok yoğun seyahat ediyorum. Hanefi mezhebine mensubum. Seferi iken şafi mezhebini taklit edip cem yapabilir miyim?
Cevap
Benzer fetvalar
Mezheplerimiz hayatımızı düzenli bir şekilde yaşamamıza yardımcı olan disiplinlerdir. Şafii mezhebinde özellikle ibadet konusunda yaşamanızın zorlandığınıza kanaat getirdiyseniz bundan sonraki hayatınızda Hanefi mezhebinin içtihatlarını esas alarak amel edebilirsiniz; Hanefi mezhebine göre hareket edin.
Selamünaleyküm. Hanefî de olsanız sakıncalı bir durum yoktur. Allah'a emanet olunuz.
Cem etmeyi de yapabilirsiniz. Hanefi mezhebi dışındaki mezheplerde cem etme vardır. Uçakta zaten koltukta kılmaktan başka bir imkânınız yoktur. Allah kabul etsin.
Bu nedenle bir mezhep değiştirme arayışına gerek yoktur. Bizim mezhebimizde de zaten direkt haram değil mekruhtur. Kademeli olarak kendinizi eğitmeye çalışın. Böylece nefsinin istekleri peşinde olan bir mümin düzeyinden kurtulmuş olursunuz biiznillah.
Bu ruhsatlar farz olan hac için konuşulabilir. Mutat geziler için veya nafile ibadetler için konuşulması doğru değildir. Mezheplerden birini, ikinci sınıf mezhep olarak görmemiz kesin bir hatadır. Bizim o mezhebe intikalimizde samimiyet var veya yok sorusu sorulmalıdır.
Aleykümselam. Mezhebinize bağlı kalın ama ya namaz ya mezhep noktasına gelirseniz Hanefilere göre caiz olması sizin için yeterli olmalıdır.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Namazda imam selam verirken cemaate selam veriyormuş gibi niyet ederek selam verir ve namazdan çıkar. Tek başına namaz kılan ise sağ ve solundaki melekleri niyet ederek selam verir ve namazdan çıkar. Hanefi fukahasının tavsiyesi bu şekildedir.
Namaz kılan biri teşehhüt ile beraber namazı bitirince namazdan çıkmaya niyet ederek namazdan çıkabilir. Namazdan çıkmak için selam vermesi Hanefi fukahasına göre rükün değil vaciptir. Rükün (yani farzlardan biri) olmadığı için de çıkmayı niyet ederek abdestini bozan birinin namazı tamam olur. Bu hüküm sadece Hanefi mezhebine göredir. Bu birinci selam içindir. İkinci selam zaten sünnettir.
Hanefi fakihlerine göre namaz kılanı dışarıdan izleyenin 'bu namazda mıdır?' şeklinde sormasına sebep olacak kadar olan her hareket namazı bozar. Mesela başı kaşımakla tarağı çıkarıp taramak bu mantıkla karşılaştırılabilir.
Hayır ikindinin farzından önce müekked yani öğlenin öncesindeki gibi muhakkak kılınması gereken bir sünnet namaz yoktur. Kılınması sevap olan nafile namazlardan biri olarak dört rekaatlık bir sünnet vardır. Bu da Peygamber aleyhisselamın o sünneti sürekli kılmamasından kaynaklanan bir farklılık vardır.
Esasen kalbinizdeki kastınız vitir namazı kılmak olduğu için bu durum namazınızın makbul olmasını etkilemez biiznillah. Bundan sonra "vitir namazı" olarak niyet etmeye dikkat ederek namazlarınızı kılarsınız. Allah'a emanet olunuz.
Öğlen ve yatsı namazının son sünnetlerini daima dört olarak kılmakta hiçbir sakınca olmaz. “Dörtten az olmaz” demenin sakıncası olur.