Fetva Meclisi
Soru
Namazdan çıkmak için selam vermek şart mıdır, direk çıktım düşünerek namazdan çıkılmaz mı? Tam selam verecekken abdestim çok sıkışmıştı yarı bilerek abdestimi bozunca namazı yeniden mi kılmam gerekir?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Vakit çıkmadan namazın bir rekâtını kılanın namazı tamamdır görüşünü esas almamız hâlinde bu durum özürlü için de geçerli olur ancak bizim mezhebimizde namazın selamı verilmeden vakit çıkmamış olmalıdır ki namaz tam olsun.
Hanefî mezhebinde tercih edilen görüşe göre namazların sonunda önce sağ tarafa, sonra sol tarafa yüz çevirerek selâm vermek vâciptir. Bunun bilerek terk edilmesi namazın tekrar kılınmasını gerektirir. Farkında olmadan terk edilmesi hâlinde ise bir şey gerekmez. Bu selâmda “es-selâmü aleyküm ve rahmetullah” cümlesinin “es-selâm” kısmını söylemek vâcip, “aleyküm ve rahmetullah” kısmını eklemek ise sünnettir. Bir görüşe göre de sağa selâm verilmesi vâcip, sol tarafa selâm verilmesi sünnettir. Namazdan çıkılması, bütün imamlara göre yalnız bir selâm ile olur, bununla namaz biter. (İbnü’l-Hümâm, Fethu’l-kadîr, 1/320; Zeylaî, Tebyîn, 1/125-126) Birinci selâmı vermeyi farz gören Şâfiîlere göre bunun terk edilmesi namazı da iptal eder. (Şirbînî, Muğni’l-muhtâc, 1/385)
Cemaatle namaz kılan kimsenin abdesti bozulursa, ya abdest alıp yeniden namazını kılar -ki faziletli olan budur- ya da namazı bozacak başka bir şey yapmaksızın çıkıp abdest alır ve geri dönüp imam ile bıraktığı yerden namazına devam eder. Şayet imam namazı bitirmiş ise kalan rek’atlarda imama uymuş kimse gibi bir şey okumadan, yaklaşık olarak imamın bekleyeceği kadar bekler, sadece rükû ve secdedeki tesbihleri, oturuştaki dua ve salavâtları okuyarak namazını tamamlar. (Merğînânî, el-Hidâye, 1/59-61; İbn Âbidîn, Reddü’l-muhtâr, 1/612 vd.) Kalabalık bir camide cemaatle namaz kılarken abdesti bozulan ön saftaki bir kişi, eğer abdesti bazı mezheplere göre bozulmamış sayılabilecekse o mezhebi taklit ederek namazına devam eder. Mesela bir yeri kanayan Hanefî bir kişi, kanın abdesti bozmadığını söyleyen Şâfiî ve diğer mezhepleri taklit ederek namazını tamamlar. Fakat mesela idrar veya gaz çıkması gibi bütün müçtehitlere göre abdesti bozan bir durum gerçekleşmişse ve kalabalıktan dolayı abdest alma yerine gitmeye de imkân bulamazsa, oturur ve namazın bitmesini bekler veya diğer namaz kılanların dikkatini dağıtmamak için hiçbir şey olmamış gibi hareket eder. Sonra abdest alıp namazını kılar.
Namaz, iftitâh tekbiri ile başlayıp selâm ile sona erer. Bu ikisi arasında namazın sıhhat şartlarından olan bir hususun eksik bırakılmaması gerekir. Mesela abdestli olmak, namazın şartlarından olduğu gibi bu hâlin namazın sonuna kadar devamı gerekir. Ancak selâm vererek bir namaz tamamlandığında, daha sonra meydana gelecek durumlar kılınmış olan namazı etkilemez.
Selamünaleyküm. Her rekatta iki secde yapılması farzdır. Bilerek biri yapılmazsa namaz bozulmuş olur. Unutulursa selamdan önce ilave bir secde ve ardından da sehiv secdesi yapılarak namaz tamamlanır. Tamamen unutulmuş ise namazın yeniden kılınması gerekmektedir.
Namazda imam selam verirken cemaate selam veriyormuş gibi niyet ederek selam verir ve namazdan çıkar. Tek başına namaz kılan ise sağ ve solundaki melekleri niyet ederek selam verir ve namazdan çıkar. Hanefi fukahasının tavsiyesi bu şekildedir.
namaz konusundaki diğer fetvalar
Cem etmenizde bir sakınca yoktur. Bunun için de bir mezhepten diğerine geçmeniz gerekmez.
Hanefi fakihlerine göre namaz kılanı dışarıdan izleyenin 'bu namazda mıdır?' şeklinde sormasına sebep olacak kadar olan her hareket namazı bozar. Mesela başı kaşımakla tarağı çıkarıp taramak bu mantıkla karşılaştırılabilir.
Hayır ikindinin farzından önce müekked yani öğlenin öncesindeki gibi muhakkak kılınması gereken bir sünnet namaz yoktur. Kılınması sevap olan nafile namazlardan biri olarak dört rekaatlık bir sünnet vardır. Bu da Peygamber aleyhisselamın o sünneti sürekli kılmamasından kaynaklanan bir farklılık vardır.
Esasen kalbinizdeki kastınız vitir namazı kılmak olduğu için bu durum namazınızın makbul olmasını etkilemez biiznillah. Bundan sonra "vitir namazı" olarak niyet etmeye dikkat ederek namazlarınızı kılarsınız. Allah'a emanet olunuz.
Öğlen ve yatsı namazının son sünnetlerini daima dört olarak kılmakta hiçbir sakınca olmaz. “Dörtten az olmaz” demenin sakıncası olur.