Fetva Meclisi
Soru
Bu sene üniversite sınavına gireceğim. Elimden geldiğince çalıştım ve dua ettim etmeye de devam ediyorum, duam kabul olur mu? Bir de içimizden ettiğimiz dualar makbul olur mu?
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Tekrar söz ver ve sözünde dur.
Duaya kaldığınız yerden devam ediniz. Baştan almanıza gerek yoktur.
Hiçbir sıkıntı olmaz namazında, Allah kabul buyursun. Bize de dua et namazlarından sonra.Hiçbir sıkıntı olmaz namazında, Allah kabul buyursun. Bize de dua et namazlarından sonra.
Duanın kabulü için uygun vakitler vardır. Bu vakitlerde yapılan dualar, diğer vakitlerdekilere göre daha kabule yakın olurlar. Sözünü ettiğiniz vakit de o vakitlerden biridir.
Bunların hiçbiri cevap değildir. Asıl anlamamız gereken sır şudur: Bu hayatta sınav için varız. Sınav ise bizim keyfimize göre olmaz/olmayacaktır. Önümüze çıkanı kazanmaya çalışacağız. Önümüze çıkacak sınav ise hayat kadar çok ve renklidir. Namazla sınanmak ise bu renklerden biridir. Hiç kılmamak, kılıp bırakmak, kılarken hakkını verememek, sonradan ihmal etmek ve daha nice renkler vardır. Hepsine hazır olmamız gerekir. Bir kere, iki kere, yüz kere yıkılabiliriz ama yeniden kalkmaya hazır olmayız. Bu da bizim irademizle olacaktır. Duayı da unutmayın sakın!
Öncelikle kendimizi dua konusu yapmamız daha doğrudur.
dua konusundaki diğer fetvalar
Bugün bütün dünyada futbol takımları toplumların idare edilebilmesi için canlı tutulmaktadır. Esasen futbol bir oyun olarak sakıncalı da değildir ama futbolla beraber devreye giren avret teşhiri, kumar, vakit israfı gibi sakıncalarla beraber futbol ve takımları sorun odaklı durmaktadır. Bu nedenle futbol takımı için dua etmek makul bir iş değildir. Basiretli bir mümin böyle bir dua edemez.
Sözlerinizde itiraz edecek bir nokta göremiyorum ama çareyi de bilemiyorum. Siz sadece gerçekleri yazmışsınız. Olabilecekleri bizim gibi siz de ortaya koyamamışsınız. Hasbunellah.
Tembellik, Allah’a sığınılacak bir hastalıktır. Azı olur çoğu olur, zararı da ona göre farklı olabilir. Kimi insan sadece ibadetlerinde tembeldir kimileri de her işinde tembeldir. Hangisi olursa olsun tembelliği bir hastalık görüp ondan Allah’a sığınmak gerekir. Tembellik göstergesi olarak şu işaretlere dikkat etmeliyiz: Basit bir iş için bile uzun vakitler harcamada sakınca görmemek, Sürekli ertelemek, sonraya bırakmak, Sorumluluk gerektiren işlerden kaçınmak, Sürekli öneriler getirip iş yapmamak, Arzularına esir olmuşluk, Düşük performansta sakınca görmemek, Sözlerinde duramamak, Rekabetten uzak kalmaya çalışmak, Bulunduğu ortamın eşyasında bile düzensizliğin hâkim olması, Özel işlerini bile başkalarına havale etmeleri bünyede tembellik bulunduğunun işaretlerindendir. Tembel insanların bir psikologla görüşüp bedensel bir arıza taşıyıp taşımadıklarını öğrenmelerinde fayda vardır. İyi bir yönlendirme ve iyi bir danışma ile gayret edilip aşılabilir bu hastalık. Hedef belirsizliği, arkadaş çevresinin iyi olmayışı, keyfe düşkünlük gibi sebepler giderilebilir. Böyleleri çok dua etmeli ve sabırla gayretle engelleri aşmalıdırlar. En azından bütün alanlardaki tembelliği gideremiyorlarsa da bir alandakini giderip zamanla diğerini giderme şeklinde uzun vadede bile olsa düzelme sağlayabilirler.
Kur'an okumak dâhil otururken, yatarken, yürürken olabilir. Edebi korudukça (mesela çıplak olmadıkça) sıkıntı olmaz.
• Zikir bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi zikri de Allah Teâlâ belirlemiştir, kullar ne şekline ne miktarına müdahale edemezler. • Zikrin “şu kadar” denebilecek bir sınırı, muayyen bir vakti ve belirli bir pozisyonu yoktur. Kur'an’ımızın ve sünnetimizin gösterdiği bütün zikirler, bütün zamanlar ve bütün durumlar için sınırsız bir şekilde yapılabilir niteliktedir. • Zikir bu yapısıyla imanî hayatımızın bereketidir. • Zikrin anlamı uyanık ve anlayışlı olmaktır. Aksi de gaflettir. Bu uyanık olma zihinde olur, dilde olur. İkisi bir arada olunca da en efdali olur. • Allah’ın emri olarak yapılan her iş bir zikirdir. Bu manada namazdan Kur'an okumaya kadar her ibadet zikirdir. Mazluma yardım zikirdir. İlim öğrenmek zikirdir. Fazilet olan her iş bir nevi zikirdir. • Zikirden beklenen faydalardan bazıları şunlardır: Şeytanı kovmaya vesile olur. İçteki sıkıntıları, kederleri azaltır. Rızık getirir, bereketi arttırır. Sürekli biriktirilen bir sevap kaynağı olur. Allah’ın emirlerini yapmaya, yasaklarından uzak durmaya vesile olur.
Bundan aşağısı kötü olmak ya da kötüye meyilli olmaktır. Bu nokta ise bilinen ifadesiyle nötr olmaktır. İyiye doğru gidiş açısından güzel bir durum olarak anlayabiliriz.