Fetva Meclisi
Soru
Hocam tuttuğumuz takım için dua etmek günah mıdır?
Cevap
Benzer fetvalar
Mü'min veya mü'min olmayan hepimiz Allah’ın kullarıyız. Hepimiz onun kapısındayız, ondan isteriz. Bir insanın günahlar işlemiş olması Allah’ın rahmetinden umutsuz kalmasını gerektirmez. Belki öyle birinin daha çok dua etmesi ve dua ederken de tevbe etmesi gerekir. Asıl duaya ve yalvarmaya acil ihtiyacı olan odur diyebiliriz. İnsanın kendisini Allah’ın rahmetinden nasipsiz gibi görmesi de bir günahtır, bari o günahtan uzak kalmalıdır.
Futbol sizin veya başkasının haramına sebep olduğu zaman sakıncalıdır. Uzak durun. Allah yardımcınız olsun.
Müslüman ciddi insandır. Dünyayı imar edip ahiretini cennetle sonuçlandırmak için uğraşan insandır. Müslüman spor yapar, eğlenir, gezer elbette. Ama yaptığı bütün işlerin ortak paydası, hepsinin bir yararı olması ve Allah’ın rızasına aykırı bir iş olmamalarıdır. Müslüman spor yapar; namaz vaktini geçirmez. Spor yapar; ilimden geri kalmaz. Spor yapar; anne babasını ihmal etmez. Spor yapar; tiryakisi olmaz. Spor yapar; sosyalliğini eritmez. Yasak olan spor değildir. Yasak olan spor adıyla kumara bulaşmak, haramları çiğnemektir. Bilhassa futbol etrafında bütün dünyada büyük bir fırtına estirilmektedir. Futbolla kitleler uyutulmakta, nesiller uyuşturulmaktadır. Büyük servetler, futbol adı altında heba edilmektedir. Karnı aç insanlarla, tokluktan ne yapacağını bilemeyen insanlar aynı görüntülerin peşinde koşmaktadırlar. Açla toku, siyahla beyazı aynı noktada buluşturan futbol artık bir oyun değil put halini almıştır. Her yaşta insanlar, top kültürü ile yetişip yaşamaktadır. Futbol, insanların iradesine haciz koymayı başarmıştır. İrademizi haczedecek hale gelen bir putun dibinde duramayız. Futbol, bir spor türü olmayı aşmıştır. Takım tutmak, iradesi zayıf insanlar için uygun olabilir. Büyük işler düşünen, büyük olmak isteyenler için futbol, küçüktür.
Allah size sabır versin. Dua edin moraliniz yüksek olsun ama yapmanız gereken iş tıpla ilgilidir.
Selamünaleyküm. Futbol, masum bir iş olamaz. Siz bir kenarından günahsızca tutsanız da futbol, toplumların insanlıklarından ve imanlarından koparıldıkları bir uyuşturucudur. Ömrünüzü onunla geçirmemenizi tavsiye ederiz.
Kâfirlere ait işlerden uzak durmak ateşten uzak durmaktır. Kendinize daha mübah bir eğlence bulun.
dua konusundaki diğer fetvalar
İyi ve hayır olan her şey için dua kabul olur biiznillah ama kul acele etmemelidir.
Sözlerinizde itiraz edecek bir nokta göremiyorum ama çareyi de bilemiyorum. Siz sadece gerçekleri yazmışsınız. Olabilecekleri bizim gibi siz de ortaya koyamamışsınız. Hasbunellah.
Tembellik, Allah’a sığınılacak bir hastalıktır. Azı olur çoğu olur, zararı da ona göre farklı olabilir. Kimi insan sadece ibadetlerinde tembeldir kimileri de her işinde tembeldir. Hangisi olursa olsun tembelliği bir hastalık görüp ondan Allah’a sığınmak gerekir. Tembellik göstergesi olarak şu işaretlere dikkat etmeliyiz: Basit bir iş için bile uzun vakitler harcamada sakınca görmemek, Sürekli ertelemek, sonraya bırakmak, Sorumluluk gerektiren işlerden kaçınmak, Sürekli öneriler getirip iş yapmamak, Arzularına esir olmuşluk, Düşük performansta sakınca görmemek, Sözlerinde duramamak, Rekabetten uzak kalmaya çalışmak, Bulunduğu ortamın eşyasında bile düzensizliğin hâkim olması, Özel işlerini bile başkalarına havale etmeleri bünyede tembellik bulunduğunun işaretlerindendir. Tembel insanların bir psikologla görüşüp bedensel bir arıza taşıyıp taşımadıklarını öğrenmelerinde fayda vardır. İyi bir yönlendirme ve iyi bir danışma ile gayret edilip aşılabilir bu hastalık. Hedef belirsizliği, arkadaş çevresinin iyi olmayışı, keyfe düşkünlük gibi sebepler giderilebilir. Böyleleri çok dua etmeli ve sabırla gayretle engelleri aşmalıdırlar. En azından bütün alanlardaki tembelliği gideremiyorlarsa da bir alandakini giderip zamanla diğerini giderme şeklinde uzun vadede bile olsa düzelme sağlayabilirler.
Kur'an okumak dâhil otururken, yatarken, yürürken olabilir. Edebi korudukça (mesela çıplak olmadıkça) sıkıntı olmaz.
• Zikir bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi zikri de Allah Teâlâ belirlemiştir, kullar ne şekline ne miktarına müdahale edemezler. • Zikrin “şu kadar” denebilecek bir sınırı, muayyen bir vakti ve belirli bir pozisyonu yoktur. Kur'an’ımızın ve sünnetimizin gösterdiği bütün zikirler, bütün zamanlar ve bütün durumlar için sınırsız bir şekilde yapılabilir niteliktedir. • Zikir bu yapısıyla imanî hayatımızın bereketidir. • Zikrin anlamı uyanık ve anlayışlı olmaktır. Aksi de gaflettir. Bu uyanık olma zihinde olur, dilde olur. İkisi bir arada olunca da en efdali olur. • Allah’ın emri olarak yapılan her iş bir zikirdir. Bu manada namazdan Kur'an okumaya kadar her ibadet zikirdir. Mazluma yardım zikirdir. İlim öğrenmek zikirdir. Fazilet olan her iş bir nevi zikirdir. • Zikirden beklenen faydalardan bazıları şunlardır: Şeytanı kovmaya vesile olur. İçteki sıkıntıları, kederleri azaltır. Rızık getirir, bereketi arttırır. Sürekli biriktirilen bir sevap kaynağı olur. Allah’ın emirlerini yapmaya, yasaklarından uzak durmaya vesile olur.
Bundan aşağısı kötü olmak ya da kötüye meyilli olmaktır. Bu nokta ise bilinen ifadesiyle nötr olmaktır. İyiye doğru gidiş açısından güzel bir durum olarak anlayabiliriz.