İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

El-Ezkar’da 39. sayfada "Doğruluğun ve dürüstlüğün en aşağı derecesi, kişinin içiyle dışının bir olmasıdır." cümlesi geçiyor. Kişinin içiyle dışının bir olması kötü bir şey mi ya da ölçü ne olmalıdır?

Cevap

Bundan aşağısı kötü olmak ya da kötüye meyilli olmaktır. Bu nokta ise bilinen ifadesiyle nötr olmaktır. İyiye doğru gidiş açısından güzel bir durum olarak anlayabiliriz.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, sürekli kötüyü ve kötülüğü gündemimiz yapmamız gerekmez, doğru bile olmaz esasen. Belli ölçülerle yürümemiz yeterlidir. Örnek olarak şu noktalara dikkat ederek yürürsek biiznillah iyi yolda olduğumuz anlaşılır: a. İmanımızı ve Müslüman kimliğimizi yaşarken dış amellerimiz kadar iç amellerimize, kalp dünyamıza da dikkat ederiz. Özellikle tevazu, zühd, ihlas gibi başlıkları ihmal etmeyiz. b. Zamanı hassas kullanırız. c. Çevre konusunda hassas oluruz. Arkadaşlarımızın dini üzere olma inceliğini unutmayız. d. Allah’ın emir ve yasakları konusunda tavizsiz oluruz. e. Dinimizin yaşanması ve yaşatılması konusunda çalışmalarımız olur. f. Ahiret hayatını öteleyen bir anlayış içinde olmayız. g. Cahillikten sıyrılmaya gayret ederiz.

En azından gidişatım iyi yoldadır diyebileceğim bir ölçü olabilir mi? Hep kötü m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dürüstlükten ne anladığına bağlı; yaratanına karşı dürüst olmayan birinin nesi dürüst olacak? Bir de bir iki başlıkta iyi olmak her şeyde iyi olmayı gerektirmiyor. Herkesin penceresi farklı, herkes aradığını görmek ister.

Hocam Müslüman olmayan bir kişi için "bizim insanlardan daha dürüst" deniyor. Bu
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Buradaki nefis kişinin bedeni anlamınadır. Yani bedenimiz de bize emanettir. Emanetin hakkı vardır.

Selamünaleyküm hocam. Geçenlerde bir mecliste nefisle ilgili bir mesele açılmışt
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu dünya hayatının belli kuralları vardır. Bunlara tabiat kuralları veya başka bir isim verilmesi sonucu değiştirmez; bu kurallar üzerinden biz ve diğer canlılar yaşıyoruz. İnsanların hataları ve isyanlarının yaşadığımız dünyaya ve buna bağlı olarak da hayatımıza olumsuz etki bıraktığını gözlerimizle de izleyebiliriz. İnsanların iyi olmasının hayatımızı etkileyen olumsuzlukları da iyileştirmeye katkı vereceği kesindir. Ne var ki bu iyi olma durumu bir iki kişinin namaz kılması ile sınırlı tutulabilecek kadar basit zannedilmemelidir. İnsanlık iyileşmeye doğru yön çevirmelidir ki toplu bir bereket ve iyileşme görülsün. Öyle veya böyle biz üzerimize düşeni yapar ve iyi olmaya gayret edersek en azından Allah katındaki sorumluluğumuz ve taşıdığımız vicdanımız için gerekeni yapmış oluruz. Bu da yarın ahirette azap çekmememizi sağlar biiznillah.

Hocam hataların ve günahların çokluğu arttıkça başımıza gelen bela ve dertler de
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir yanlışı başka yanlışla düzeltemeyiz. Bir yanlışı, ondan daha ağır yanlışa neden olacak bir yöntemle de düzeltemeyiz. Söyleyeceğimiz sözleri bir sıralamaya göre söylememiz gerekir. En son söylenecek olanı en başta söylememiz de olmaz. Bildiğimizin doğru olduğu da doğru olmalıdır. Bu doğruyu da mü'minlerin âlimleri tespit etmelidir.

Bizlerin doğruları söyleme ölçütü ne olmalıdır? Yani her doğruyu her yerde söyle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Böyle bir bakış açısı yoktur. Kadın evlenirken erkekten MEHİR ister. Mehir güzelliğe veya eksikliğe bağlı değildir. Kızın arzusu ile alakalı bir durumdur. Ne kadar arzu ediyorsa o kadar ister, kabul edilirse alır, pazarlık edilirse hak onundur, dilediği gibi yapar. Güzellik veya çirkinlik ölçü alındığında kadına fiyat takdir edilmiş olur ki bu insani bir anlayış olmaz.

Hocam, dinimizde kız verirken kız güzelse güzelliğine nispeten erkek tarafından

dua konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu bir tevekkül ve yakîn (tam güven) meselesidir. Başka bir ifade ile iman meselesidir. Kul, “bana, üzerime düşen görevleri yapmak ve dua etmek düşerdi, ikisini de yaptım” anlayışında ise sonuç onun için rahattır ve duasının da sonucu durum ne olursa olsun gerçekleşmiştir. Meseleyi iman meselesi olarak görmek gerekiyor. Allah Teâlâ kalbimize tevekkül indirsin.

Kişi Mevla'ya dua edip istediklerini dile getiriyor ama neticede hayırlısını tem
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Genel kural şöyledir: Selama cevap vermek vaciptir. Bundan sonraki ayrıntı ise şöyledir: Sözlü selam verene sözlü, yazılı selam verene yazılı, birisi ile selam gönderene o getirenle cevap verilir. Modern iletişim cihazlarındaki selamlar için de bu kural geçerlidir. En asgari olarak selamı okuyunca veya cihazdan dinleyince kendi duyacağı kadar selama cevap verilmelidir. Zira selam sadece iletişim vasıtamız değildir. Biz selamı aynı zamanda bir dualaşma olarak da görürüz. Duanın cimriliğini ise kabul edilir bulmayız. İnce bir ayrıntı olarak bilinmesi gereken bir husus da şudur: Yüz yüze gelindiğindeki selam birinci derecede cevabı vacip olan selamdır. Telefon ve benzeri cihazlardaki canlı görüşmelerde de durum aynıdır. Yazılı ve ses kaydı ile iletilenlerde ise durum bir derece daha hafif görülebilir ama selamın dua olduğunu unutmamak gerekmektedir.

Whatsappta toplu mesajlardan atılan selamları almamız şart mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şunu kesin bir kural olarak bilmeliyiz: Önemli olan ibadettir. İbadetin bir çeşidi olarak da duadır. Duanın ağırlığı yanında ellerin durumu o ağırlıkta değildir. Bunu bilmeliyiz. Sorudaki bölüme gelince: Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemden farklı zamanlarda ve farklı mekânlarda dua ederken ellerini nasıl tuttuğuna dair bilgiler gelmiştir. Müslümanlar da bu bilgilere göre farklılık gösterebilmektedirler. Bunda garipsenebilecek bir yön yoktur. Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin dua ederken ellerini: a. Tek parmağı ile işaret ederek dua ettiği, b. İki elini de içleri göğe doğru olacak şekilde açarak kaldırdığı, c. Ellerini elin üstü kıbleye içi yüzüne gelecek şekilde kaldırdığı, d. Ellerini içi yüzüne gelecek şekilde kaldırdığı, e. Ellerini içleri yere üstü göğe olacak şekilde kaldırdığı, f. Diğer eli meşgul olduğu için tek elini kaldırdığı, g. İki elini de uzunca ileri doğru kaldırarak açtığı, h. Koltuk altı görülecek kadar ellerini yukarı kaldırdığı rivayetleri vardır. Şüphesiz bunların her birinin ayrı ayrı hikmetleri bulunmaktadır ama şu bilinmelidir ki: Önemli olan duadır, duadaki ihlas ve heyecandır. Allah Teâlâ hepimizi duaya muvaffak kıldığı kulların arasına katsın.

Dua ederken ellerin durumu hakkında değişik görüşler mi var, çeşit çeşit eller g
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

• Zikir bir ibadettir. Bütün ibadetler gibi zikri de Allah Teâlâ belirlemiştir, kullar ne şekline ne miktarına müdahale edemezler. • Zikrin “şu kadar” denebilecek bir sınırı, muayyen bir vakti ve belirli bir pozisyonu yoktur. Kur'an’ımızın ve sünnetimizin gösterdiği bütün zikirler, bütün zamanlar ve bütün durumlar için sınırsız bir şekilde yapılabilir niteliktedir. • Zikir bu yapısıyla imanî hayatımızın bereketidir. • Zikrin anlamı uyanık ve anlayışlı olmaktır. Aksi de gaflettir. Bu uyanık olma zihinde olur, dilde olur. İkisi bir arada olunca da en efdali olur. • Allah’ın emri olarak yapılan her iş bir zikirdir. Bu manada namazdan Kur'an okumaya kadar her ibadet zikirdir. Mazluma yardım zikirdir. İlim öğrenmek zikirdir. Fazilet olan her iş bir nevi zikirdir. • Zikirden beklenen faydalardan bazıları şunlardır: Şeytanı kovmaya vesile olur. İçteki sıkıntıları, kederleri azaltır. Rızık getirir, bereketi arttırır. Sürekli biriktirilen bir sevap kaynağı olur. Allah’ın emirlerini yapmaya, yasaklarından uzak durmaya vesile olur.

Zikir hakkında şu kadardır bu kadardır diyebileceğimiz bir oran var mıdır? Varsa
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, Allah onlardan razı olsun, ashab-ı kiram yeni yıla veya aya girerken Kur'an öğrenir gibi öğrendikleri şöyle bir dua okurlarmış: اَلَلَّهُمَّ أَدْخِلْهُ عَلَيْنَا بِالْأَمْنِ، وَالْإِيمَانِ، وَالسَّلَامَةِ، وَالْإِسْلَامِ، وَجَوازٍ مِنَ الشَّيْطَانِ، وَرِضْوَانٍ مِنَ الرَّحْمَنِ "Allah'ım, Bizi buna güvenle, imanla, selametle ve Müslüman olarak, şeytandan kurtuluşumuz ve Rahman'ın rızasını kazanmamızla kavuştur."

Hocam, yeni yıla girerken okunabilecek bir dua var mıdır?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Dua bir ibadettir. İbadet ancak Allah’ın emri ve bildirdiği ile yapılır. Bu şekilde bir bilgi bize vahiy yoluyla gelir ki onu Allah’ın emrettiğini anlayalım. Bu rakamda bir okuma ise bize bildirilmemiştir. Fatiha Suresini hastaya okumak haktır ama bu sayı ile verilen bilgi bir uydurmadır.

Ağır bir hastamız var. Bir arkadaşımız bize Talut’un askerleri sayısı olan 313 k

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.