İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Bizlerin doğruları söyleme ölçütü ne olmalıdır? Yani her doğruyu her yerde söyleme denir ya, bunun ölçüsü nedir? Gündemle ilgili, ümmetle ilgili sorunlarda fikrimizi söylememiz bize zarar verir düşüncesiyle halktan kimse doğruları söylemez oldu. Özellikle yaşadığım şehirde insanlar doğruları, söylemeye söylemeye unutur hâle geldiler. Bana kalsa her ne olursa olsun hakkı haykırırım ama ailem hep engel oluyor; zarar gelir sus diyor.

Cevap

Bir yanlışı başka yanlışla düzeltemeyiz. Bir yanlışı, ondan daha ağır yanlışa neden olacak bir yöntemle de düzeltemeyiz. Söyleyeceğimiz sözleri bir sıralamaya göre söylememiz gerekir. En son söylenecek olanı en başta söylememiz de olmaz. Bildiğimizin doğru olduğu da doğru olmalıdır. Bu doğruyu da mü'minlerin âlimleri tespit etmelidir.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Konuştuklarımız gibi elbette dinlediklerimizden de sorumluyuz. Bu sebeple dinlediğiniz şey ilahi de olsa Allah’ın rahmetinden umudu kesmeye ya da isyana sebep olmamalıdır.

Hocam, günümüzde bazı ilahilerde bana göre abartılı hatta yalan olabilecek ifade
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Rabbimiz bizim namaz kılan, oruç tutan bir mü'min olmamızı emrettiği gibi her türlü emaneti koruyarak emin olmamızı da emretmektedir. Sır da emanet çeşitlerindendir. Mü'min emin insandır. Rabbimiz güvenli insan olmamızı istemektedir. Bize emanet edilen sırra sahip çıkmak, bir başkasına söylememek imanımızın gereklerindendir. Sır emanet edilen kişiye izin verilmedikçe o sözü başkasına aktarmamalıdır. Sırrı bir başkasına aktarmak kul hakkıdır. Tövbe etmeli, istiğfar etmeli ve helallik istenmelidir. Unutmayalım ki biz "Emin" diye anılan bir Peygamberin ümmetiyiz. Eminlik bizim karakterimizdir. Allah yardımcımız olsun.

Hocam, söylemek zorunda kaldığım bir sırrımı eşime anlattım. Özellikle "kimseye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Hayır, sürekli kötüyü ve kötülüğü gündemimiz yapmamız gerekmez, doğru bile olmaz esasen. Belli ölçülerle yürümemiz yeterlidir. Örnek olarak şu noktalara dikkat ederek yürürsek biiznillah iyi yolda olduğumuz anlaşılır: a. İmanımızı ve Müslüman kimliğimizi yaşarken dış amellerimiz kadar iç amellerimize, kalp dünyamıza da dikkat ederiz. Özellikle tevazu, zühd, ihlas gibi başlıkları ihmal etmeyiz. b. Zamanı hassas kullanırız. c. Çevre konusunda hassas oluruz. Arkadaşlarımızın dini üzere olma inceliğini unutmayız. d. Allah’ın emir ve yasakları konusunda tavizsiz oluruz. e. Dinimizin yaşanması ve yaşatılması konusunda çalışmalarımız olur. f. Ahiret hayatını öteleyen bir anlayış içinde olmayız. g. Cahillikten sıyrılmaya gayret ederiz.

En azından gidişatım iyi yoldadır diyebileceğim bir ölçü olabilir mi? Hep kötü m
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Mümkün ise, konu belirterek helalleşmek daha doğru olur. Ama umumen de olsa helallik muhakkak alınmalıdır. Çok zor bir yere gidiyoruz. Oraya hak götürmek tehlikelidir. Allah'a emanet olun.

Kul hakkına girdiğimiz, özellikle de geçmişte gıybetini ettiğimiz kişilerle hela
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Alenen bir aykırılık olmadığı sürece, Sünnet dışı yaşadığımızı söylememiz doğru olmaz. Hatalı ve eksik olmamızı, insan olmamıza bağlarız. İyiyi, daha güzeli arar ve bulunca da uygularız. Tam doğru oluncaya kadar yapabildiğimizi de ertelememiz gerekmez.

Selamünaleyküm hocam. Camilerimizde sünnete tam olarak uyulmadığı doğru mu? Öyle
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Her şeyden önce alimlerin peygamberlerin varisleri olduğunu bilmek zorundayız. Onlara karşı genel bakışımız saygı ve hürmet üzerine kurulu olmalıdır. Şu kadar ki hiç kimsenin peygamber olmadığını da bileceğiz. Bu doğrultuda şu ilkelere dikkat etmemiz gerekir: Hak yani doğru olan kişilerle değil kişiler hak ile bilinir, ölçülür. Bu şu demektir: Biz birisi öyle dediği için onu hak kabul etmeyiz, hak öyle olduğu için o kişiyi kabul ederiz. Peygamber aleyhisselamdan sonra hiç kimse masum değildir. Hak da kimsenin tekelinde değildir. Herkes doğru da söyle yanlış da söyler olabilir. Her insan hata edebilir, doğruyu da yapmış olabilir. Kimse hatadan korunmuş olmadığı gibi doğru bildiğini söylemekten de kimse kaçınmamalıdır. Büyük bir alim de küçük veya büyük bir yanlış yapmış olabilir. Biz alime hüsnüzan besleriz. Yanlışı üzerine kişilik kurmayız. Bir alim ilimlerden birinde çok iyi ama diğer ilimlerden birinde iyi değil olabilir. Herkes her şeyi bilmek zorunda değildir. Yeni bir alim daha büyük bir alimin hatasını söyleyebilir. Onun görüşlerine katılmayabilir. Edep kuralları içinde kaldığı sürece bu saygısızlık değildir.

Hocam, biz ilimle alakası olmayan insanlar olarak alimleri dinlerken dinleme ilk

dini sorular konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

'Milli Görüşçü' olmayı bir nevi din fırkası olarak zikrediyorsanız yaptığınız elbette sakıncalıdır. Din yerine konmuş bir kimlik olur ki bunu kabul edemeyiz. Hayır, bununla bu ülke şartlarında ancak ifade edilebilecek, içinizdeki imani hissiyatı anlattığınız bir parola olarak kullanıyorsanız yaptığınız mübarek bir iştir, deriz.

Sohbetlerinizden ümmet şuurunu, hiçbir grubun dinin üzerinde olmadığını, Müslüma
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bir kenarda duran seksen bir gram altın veya altının bu zamandaki değeri olan dokuz bin lirası olmayanın kurban kesmesi gerekmez. Keserse sevap olur o kadar.

Kurban bayramında eşim kurban kesmek istiyor fakat maddi durumumuz buna elverişl
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Sen tevbe etmeye, tevbeni korumaya, aynı hatalara tekrar düşmemeye bak. Önce buna bak!

21 yaşında bir kız olarak lise ve yüksekokul yıllarımda etraftan görüp heves ede
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Seferi olan sünnet namazları kılmayabilir. Kılarsa tam kılar.

Yolculuk sırasında farz namazlar iki rekât kılınıyor. Sünnet namazlarda farz nam
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Faizsiz bankalardan biri ile işinizi görebilirsiniz.

Dikey geçiş ile özel bir üniversitede mühendislik tahsilatımı tamamlayacağım nas
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbadetlerin tamamı için geçerli kural şudur: İbadetin varlığı ve şekli bir mantık üzerine kurulu değildir. İbadet teslimiyet üzerine kuruludur. Tilavet secdesinin de nedeni ve nasıllığı hiçbir zaman tam olarak bilinemez. İbadetlerin tamamı gibi tilavet secdesi de Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemden görüldüğü için yapılmaktadır. Tilavet secdesinin aslı Sünnet ile sabittir. Farklı sahabilerden pek çok rivayette Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellemin tilavet secdesi yaptığı, yapılmasını tavsiye buyurduğu bilinmektedir. 'Bilinçsel uyarı' deyiminiz zihne daha yakın gelmektedir.

Kur’an’da secde ayetlerinin geçtiği yerler okununca neden tilavet secdesi yapılı

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.