İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Rabbimizin adaleti mutlaktır şüphesiz. İman etmeyenler için sınırlı dünya hayatının sınırsız azapla sonuçlanabilmesinin hikmeti nedir?

Cevap

Selamünaleyküm. Kıyamet günü Allah kullarını niyetlerine ve yaşama amaçlarına göre cennet veya cehenneme koyacaktır. Dünyada kısa bir zaman yaşamış olsa bile bir insan yaşama amacı sonsuz iman veya sonsuz küfür olduğu için Allah kulunu sonsuz cennete veya sonsuz cehenneme koyduğunda mutlak bir adalet gerçekleşmiş olacaktır.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. nBunun gibi pek çok hadis vardır. Bu bir kuraldır: Cehennemde sıfır imanlı olanlar yani kâfirlerden başkası sonsuza kadar kalmayacaktır. Müm'inler ise dünya hayatında günah işledilerse ve tevbe etmeden öldülerse, günahlarının gerektirdiği kadar cehennemde kalacaklardır. Sonra da Allah Teâlâ'nın lütfu ile cehennemden çıkıp cennete gireceklerdir. Tabii bu durum, mü'minin günahlarını Allah Teâlâ'ınn affetmemesi hâlindedir. Af görürse zaten kurtulacaktır. Allah Teâlâ sonumuz hayertsin.

Selamünaleyküm hocam; "Kalbinde zerre kadar İmanı olan cehennemde cezası kadar y
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Şöyle anlayabilirsiniz: Kıyametten önce bütün dünya üzerinde bir İslam hâkimiyeti olacaktır. Hilafet yeniden ihya olacaktır. Bu ise sonsuz olmayacak. Bozulmadan sonra ise kıyamet kopacaktır.

Kıyamet alameti olarak ileride dünyayı Müslümanların yöneteceği söyleniyor. Bir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Kıyamet günü gerçekleşecek olayların hiçbiri bugünkü dünya bilgileri ile anlaşılabilir şeyler değildir. Kıyamet sadece o gün görüldüğünde anlaşılabilecektir. Onun kıyamet olması, şiddetinin muadili olmaması da bunu gerektirir. Allah o gün yardımcımız olsun.

Hocam lisede Din Kültürü öğretmeniyim. Öğrencilerin şöyle bir sorusu var, kıyame
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm, İnsanın guslü gerektirecek bir durumda iken ölmesi, imanıyla alakalı bir durum değildir. İman başka şey amel ile alakalı bir hüküm başka şeydir. Allah'tan mağfiretini diler, rahmetine sığınırız.

Bir insan Allah'ın varlığına ve birliğine inanıyor. İslam'ın her şartlarını da i
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Âyette geçen ‘Allah’a ve ahiret gününe inanıp’ şartını nereye koyacaksınız? Âyet, onlar bile iman etseler cennet onlara da açıktır demektedir.

Selamünaleyküm hocam. Bakara suresinin 62.ayette: "Şüphesiz, iman edenler olsun
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ashab-ı Kiramdan itibaren bu ümmetin büyüklerinin, ulemasının inandığı şudur: a- Cennet iman ile ölenlere, cehennem küfür üzere ölenlere ebedî olarak tahsis edilecektir. b- Kâfir olarak ölenler için ayrıntı yoktur, direkt cehenneme girecek ve ebedî olarak orada kalacaklardır. c- Mümin olarak ölenlerden günahı olmayanlar ebedî olarak kalmak üzere cennete gireceklerdir. d- Mümin olarak ölen ama günahları olanlar ise Allah Teâlâ’nın dilemesine kalmışlardır; direkt affedip cennete koyabileceği gibi belli bir süre cehennemde cezalandırıp cennete de koyabilir. Allah Teâlâ’nın muradının nasıl tecelli edeceği hakkında rakamlı, ölçülü bir görüş beyan etmek mümkün değildir. Mesela, bu dünyada yaşarken günahkâr olan ama şu veya bu sıkıntılara sabır ve imanla dayanabilen ve imtihanı kazananlar o çektikleri sebebiyle direkt cennete girebilecekleri bir af görebilirler. Böyle bir beklentinin elimizde kati ve rakamsal bir ölçüsü yoktur. Ayetler ve hadislerde umut eksenli ifadelerden genel olarak anlaşılan bir sonuçtur bu. e- Bu kural ulemanın genel olarak çizdiği çizgiyi yansıtır. Şaz denebilecek tek tük tahminler, mantık oyununa dayalı beyanlar da varsa bile ilmî bir değeri yoktur.

Hocam, iman sahipleri ölünce günahkâr olsalar bile cehenneme girmeden cennete gi

adalet konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Aleykümselam. Adalet bakanlığı ve bağlı birimleri hüküm konusunda ilk dikkat çeken nokta olmaktadır. Elbette 'Allah'ın dini yerine başka bir sistemi öne çıkaran' bir yerde mü'min etkin olmaz, olmamalıdır da. Ancak, devletin diğer birimleri dolaylı da olsa ayın değirmende un öğütmektedirler. Daha dikkatli düşünmek gerekiyor. Buna göre de oralarda bulunacak mü'minin ne amaçla bulunduğuna, neler yaptığına bakarak bir karar verebiliriz. Oralara değil oralarda bulunanın kimliğine, niyet ve tutumuna bakabiliriz.

Selamunaleykum hocam. Bir abimize Adalet Bakanlığından iş teklifi geldi. Allah'ı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Meleklerin varlığına iman ediyoruz. Bir kısım meleğin bizimle ilgili görevler icra ettiğini de biliyor, öyle iman ediyoruz. Hangi meleğin, ne zaman ve nasıl bir görev icra ettiğini ise ayrıntıları ile bilmiyoruz. Böyle gayba ait bir konuyu da ayrıntıları ile bilmemiz mümkün değildir. Bu konularla meşguliyetiniz size bir fayda getirmez. Daha faydalı bilgiler toplamaya çalışın. Allah yardımcımız olsun.

Allah bir yerde adaletsizlik ve fitne varsa oraya meleklerini gönderir mi? Yani
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

1- Niyet işin aslıdır; neye niyet ederseniz onun ekseninde dönersiniz? Allah’ın rızasını samimi bir şekilde niyet ederseniz ekseniniz o olur, akıbetiniz de onun rızası olur. 2- Merhamet ve adaleti esas alın. 3- Yardımlaşmanız “iyilikte ve takvada” olmalıdır. Bu ilkeye ters düşen yerde bulunmayın. 4- İstişareye sadakat ilkeniz olsun. 5- Mü'min başkasını kendine tercih eden insandır prensibi her zaman gözünüzün önünde olsun. 6- İnsan, dini ve etniği ne olursa olsun insan olarak saygındır. Bunu unutmayın. 7- Fırsatları kullanma ve dağıtmada adaletten kopmayın. 8- Yaptığınız işin en iyisini yapmaya çalışın. Gözünüz “en iyi” de olsun. 9- Hangi işi yaparsanız yapın, o işi yaparken dininizin neresinde olduğunuzu sorgulayın. 10 -Kendi kendinizi denetlemeyi yeterli görmeyin. Dışınızdan birileri zaman zaman sizi denetlesin. Uyarılara da kulak verin.

Yöremiz insanı arasında yardımlaşma üzerine bir oluşuma girişeceğiz. Çalışmamızı
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bankanın niteliğine göre bu cevap değişir. Avukatlık yapmak, müvekkilinizin hakkını (ya da talebini) savunmaktır. Savunduğunuz banka faizsiz bir banka ise bir sakıncası olmaz. Faizli bir bankanın talebini savunmanız ise Allah’ın en büyük haramlarından olan faizi savunmanızdır, bu nasıl helal bir iş olabilir?

Hocam ben avukatım, bankalara avukatlık yapabilir miyim?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Adalet bugün siyasi bir kavram olarak kullanılıyor olabilir. İnsanların adaletten beklentisi ekonomik ve sosyal menfaatleri olabilir. Biz iman edenler olarak adaleti daha farklı görürüz. Adalet göklerin ve yerin iki temel taşından biridir. En’am suresinin 115. âyeti Allah’ın bütün hükümlerinin iki temel üzerine oturduğunu haber vermektedir: “Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet bakımından tamamlanmıştır.” Nahl suresinin 90. âyeti de adaleti emretmektedir. Hadid suresinin 25. âyeti peygamberlerin gönderiliş nedeninin adalet olduğunu bildiriyor. Bizim için adalet iki insan arasında dengeli olmanın çok ötesinde bir anlayışı yansıtıyor: Allah’ın rızasını kazanmamızın temel esaslarından biridir adalet. Biz, adaleti seçim kazanmak için gerçekleştiren siyasetçinin düzeyinde değiliz. Cenneti kazanma vesilesi gördüğümüz adalet kâfirlerin adaleti ile benzeşemez. Zamana ve mekâna göre değişmeyen, kişilere göre farklılık göstermeyen, zayıfa ve güçlüye aynı oranda uygulanan, savaş ve barışta, darda ve bollukta, ticaretten aileye kadar her alanda bizden istenen değerin adı adalettir. Kâfir bunu gerçekleştiremez. Ahirete inanmayan adalet sağlayamaz. O dengeleri korur, geleceğini garanti eder sadece. Müslüman kâfirin ona sağlayacağı adalete muhtaç olabilir ve ondan tatmin olabilir ama bu genelleme yapılabilir bir gerçek değildir.

Hocam, şöyle bir merakım var: Biz adaletin gerçekleşmesini kâfirden de umabilir
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Meseleye şöyle bakarız: a. Baba ve annelerin çocuklarına bağışlarında, hediyelerinde adil olmalıdırlar. Özellikle de gayrimenkul hibelerinde bu daha da dikkatle korunmalıdır. Aksi takdirde bilmeden de olsa çocukları arasında kin ve nefretin tohumlarını atmış olabilirler. b. Baba veya anne böyle bir haksızlığa neden olup herkese adil davranmadan ölecek olursa, fazladan pay alanın elindeki maldaki fazlalığı diğer mirasçılarla paylaşmalıdır. Böylece kendisi ve kardeşleri için daha iyi ve faziletli olanı yapmış olur. c. Çocuklardan birinin babanın evinin üstüne bir daire yapması babanın çocuğuna hibesi sayılır. Ölmeden önce ilave daire ile alakalı hibe etme ve kabul etme işlemi tamamlandı ise tutum açısından uygun bulunmuyor olsa da hukuk olarak daire çocuğundur. Bu hibe mirasa dâhil olmaz. Bu hibe sadece o daire ile sınırlı olur. Yaptığı dairenin üstü mirasta ortaktır. Yani diğer mirasçılardan biri onun üstüne bir daire daha yapabilir. d. Böyle bir hibe yapacak baba veya annelerin yaptıklarını resmi dairelerde kayıt altına aldırmalıdırlar ki kendilerinden sonra tartışma kapısı açık bırakılmış olmasın.

Hocam, babamın evinin üstüne onun izni ile ilave bir kat yaptırdım. Oraya da yer

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.