Fetva Meclisi
Soru
"Eğer topluca savaşa katılmazsanız, o sizi acı bir azapla azaplandırır. Ve yerinize başka bir kavmi getirir. Ona zerrece zararda veremezsiniz. Allah'ın gücü her şeye yeter.(Tevbe 39) Hocam, bir fetvanızda Suriye cihadının farz-ı ayn olmadığını söylediniz. Tüm kâfirler bir olup müslümanlara saldırıyorken cihad farz-ı ayn olmuyor mu? Size bu âyeti sormak istiyorum. Selam ve dua ile
Cevap
Benzer fetvalar
Selamünaleyküm. Bu âyet, net rakam vermek için değildir. Mü'min insanın gücünün yüksek olduğunu gösteren bir mesaj ihtiva etmektedir. Cihat her zaman farzdır ama zamana ve mekâna göre herkes için şekli ve oranı değişebilir.
Elbette kıyamete kadar cihat farzdır. Bunu kimse değiştiremez. Ama kimi yerde cihat kalemledir kimi yerde de dilledir. Bazı yerlerde ise silahladır. Mesela sizin bulunduğunuz yerdeki cihadınız hangi cihattır? Filan yerde zulüm altında olan Müslümanlar varsa, bu onların bağlı olduğu bir Halife'nin olmayışındandır. Bizim gidip onların yanında cihat etmemizin bir yararı yok ki! Onlara siyasette güçlü, malı olan, sözü geçen mü'min kardeşlerinin desteği gerekiyor. Bu da onlara bize hangi cihadın farz olduğunu gösterir bir işarettir.
Selamünaleyküm. Bu ağır bir iddia olur. Çünkü size farz olması oradaki meseleyi çözmüyor. Orada bir savaştan çok siyasetten desteklenen bir zulüm vardır. Bu zulüm de masalardan yürütülmektedir. Müslümanların masalardaki cihadı ifa etmeleri gerekir. O da her zaman üzerimizde farz bir ibadettir.
Kastettiğiniz Suriye’deki durum ise elbette cihat farzdır, tam anlamı ile farzdır ama kime ne kadar ve nasıl farzdır, bunu bilmek zorundayız. Mesela İstanbul’daki bir gence hangi cihat ve nasıl farzdır? Heyecanlı bir yürüyüşe katılmak mı yoksa başka bir görev mi? Dinimizi izlediğimiz haberlerin etkisinde kalarak yönlendirmeye teşebbüs edemeyiz maazallah. Bu heyecanlı ve ağlatan haberler geçtikten sonra, şimdi oluşturduğumuz kuralları nereye oturtacağız? Cihat kıyamete kadar farzdır. Onu farz eden de Allah Teâlâ’dır. Biz nasıl yönlendirebiliriz bir hükmü maazallah! Araştırdığımız şudur: Bize her bir fert olarak cihadın nasılı ve ne kadarı düşmektedir; bunu da ehli olan âlimler ve başımızdaki liderler belirler. Dünya hayatının sonuna kadar kalması için gelmiş bir ümmetiz. Hantallaşarak ya da katılaşarak kıyamete kadar sürecek bir projeyi günümüze daraltamayız. Bu bizim için vebal olur. Zannederim şimdiki asıl cihadımız, ilim adamlarımızı, ümmetimize kendisini hoca olarak lanse edenleri ‘bari böyle bir zamanda bir araya gelecek kıvama’ davet etmektir. Onlar bir arada olamadığı sürece günlük Suriyeler, Halepler, Musullar kaderimiz olmaya devam edecektir.
Selamünaleyküm. Nasıl şeytan, namazımızı ifsat etmek için akla hayale gelmez fitneler üretiyorsa aynı şekilde diğer ibadetleri de hakkıyla yapmamızı engellemek için fitneler üretmektedir. Mü'min insanın cihat etmesi en büyük ibadetlerdendir. O ibadeti hakkıyla yapabilmek için belli bir sıralamanın, zamanlamanın gözetilmesi şarttır. Farzı ayın olanları varken farzı kifaye olan işler üzerinden ecir beklemek efdal olan değildir elbette. Yine de cihat gibi bir ibadeti eda etmekle meşgul olan kardeşlerimizin niyetlerini Allah'a bırakmak uygun olandır. Biz, evla olanın oralara gitmek olmayacağını düşünürüz ama onların niyetlerini irdeleme hakkımızın olmadığını da biliriz.
Selamünaleyküm. Güzel kardeşim benim, Bu sözlerin çok samimi; ona itirazım yok ama istemekle uygun olanı yapmak aynı şeyler değildir. Hiçbir yerde insana ihtiyaç yok, desteğe ihtiyaç var her yerde. Destek de parayla, siyasetle oluyor. Sen yetiştir kendini, kapasiteli biri ol; binlerce şehit hazırlayacak işler yap. Daha iyi bir iş yapmış olursun. Sana dualar ederim.
cihad konusundaki diğer fetvalar
Cihat, bir müminin, Allah'ın dini için yapabileceğini yapması demektir. Eşine karşı onu iffetli tutması yapabileceklerinden sadece biridir. O bölüm de cihadının bir bölümü olabilir sadece. Bugün dünya hayatı kadının gücü üzerinden sürdürülüyor diyebileceğimiz kadar büyük kadın konuları vardır. Hayatı İslamlaştırmak gibi bir derdimiz bulunduğuna göre kadının İslam'a ses verecek, destek olacak her hareketi cihadıdır. Hele hele nesil yetiştirmek muazzam bir cihattır onun için.
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellemin Ubeyy bin Halef’i Uhud Gazvesi’nde öldürdüğü bilgisi doğrudur. Ondan önce veya sonra da kimseyi öldürmemiştir.
Oradaki şartları, mecburiyetleri oradaki mü'min kardeşlere ve onları idare eden ulemaya bırakmak gerekir. Rahat ortamlarımızdan yön vermemiz makul değildir.
Oradaki durumun vahameti ve orada bulunanların neticesinde şehadet bile bulanan bir görev üslenmeleri konusunda tereddüdümüz yoktur. Ne var ki, buradan oraya gitmeye ne kadar hacet vardır, burası oradan daha mı iyidir gibi endişeler hakkında mütereddidiz. Temenni ederim kardeşiniz Allah'ın razı olacağı bir iş yapmış olur. Gençlerin söz dinlemeleri zor oluyor. Sözleri bir ucundan dinleyip karar veriyorlar. Oradaki durum ortada ama buradan oraya gitmek ne kadar işe yarayacak bilemiyorum. Sabredin, dua edin.
Cihat hayatı Allah'a teslim etmek demektir. Bugünkü cihadınız kendinizi yetiştirmek ise yarınki cihadınızın ne olacağı o zaman belli olacaktır. Tamam çocuk yetiştirmek iyi bir fikir ama o anda siz ve gündeminiz ne olacak belli değildir. En güzel planınız, yarının her şeyine hazır olmak olmalıdır. Yarın karşınıza bin bir çiçeği ile çıkacak bir dünyaya siz sadece çocuk yetiştirmek ve mal infak etmek üzere hazırlanırsanız ayazda kalırsınız. Daha gerçekçi ve daha geniş düşünmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.
Cihat, Allah'ın adını yüceltmek demektir. Ne ile nasıl ve nerede yüceltilecekse onu yapmak cihattır. Cihadı bu şekilde anlayabilirsiniz.