Fetva Meclisi
Soru
Hocam, kardeşlerle İslam Tarihi üzerine çalışıyoruz. İhsan Süreyya Sırma Hoca, kitabında Makrizi’nin İmtau’l-Esma kitabını kaynak vererek Peygamber Aleyhisselam’ın Ubeyy bin Halef’i öldürdüğünü söylüyor. Belki çok önemli bir şey değil ama gerçekten merak ettiğimiz için sormak istedim. Bu bilgi sahih midir?
Cevap
Benzer fetvalar
Bu karalamayı yanlış biri ile paylaştınız. Elhamdülillah Müslüman’ız biz. Bu karalama ise Müslüman olmayan bir oryantalistin derlemesidir. Biz Mü'miniz. Elhamdülillah.
Şunu unutmamak gerekiyor: Peygamber aleyhisselam efendimiz bizim gibi bir insandı. İnsan olarak biz ne ile karşılaşıyorsak o da onların pek çoğu ile karşılaşmıştı. Yemesi içmesi, üşümesi terlemesi ve benzeri insan olmaktan kaynaklanan pek çok şey onda da vardı. Hristiyanların İsa aleyhisselamı ilahlaştırdıkları gibi bir hissiyatı biz sevgili Peygamber aleyhisselam efendimiz için taşımıyoruz, taşıyamayız. Ağlamışlığı hakkında elimizde bir istatistik yoktur ama şu anda hiçbir araştırma yapmadan sadece okuduğumuz hadislerden onun ağlamasına dair şu notlar hemen akla gelmektedir. Belki incelense daha fazlası da bulunabilir ya da özel hayatında ağladığı hâlde bize aktarılmamış durumlar da olabilir: Annesi Âmine’nin kabrini Ebva denen yerde ziyaret ettiğinde ağlamıştı. Dedesi Abdülmuttalib vefat ettiğinde ağlamıştı. Cebrail ona, torunu Hüseyin’in öldürüleceğini bildirdiğinde ağlamıştı. Oğlu İbrahim vefat ettiğinde ağlamıştı. Torunlarından biri vefat ettiğinde ağlamıştı. Kızı Ümmügülsüm onun yanında can çekişirken ağlamıştı. Amcası Hamza’nın yaralı bedenini gördüğünde Uhud’da ağlamıştı. Osman bin Mez’un isimli sahabinin vefatında ağlamıştı. Sa’d bin Ubade isimli sahabiyi hastalığında ziyaret ederken ağlamıştı. Sahabeden birinin kabri başında uzunca ağlamıştı.
Asırlardan beri tartışılan bir konudur bu konu. Bugüne kadar kimse kimseyi ikna edememiştir, siz de edemezsiniz. Ümmetimizin durumu ortadadır, böyle uçsuz bucaksız konuları tartışmanın kimseye bir yararı yoktur ama kardeşliğimize zararı vardır. Tartışmayın bunlar, bırakın herkes inandığı ile Rabbine gitsin.
Bir de şu sorunun cevabını inceleseniz; bunları öğrenmenin size stresten başka ne faydası olacak? Onlar veya o nesil imtihanlarını yaşayıp Rablerine gittiler. Ve itiraz edemeyecekleri hesaba gittiler. Biz, kendimizi incelemeli, hâlimizi araştırmalıyız. Bunları incelemek sadece moralimizi bozar, şeytanın bizi sömürmesine sebep olur. Allah Teâlâ hepimizi rızasına erdirsin.
Dinimiz ‘bana göre/bence’ düzeyinde bir din değildir. Allah onları cehennemlik ilan ederken bizden birinin cennete taşımakta ki heyecanı neye göre belirlenecek, bu bir hastalık değil midir? Bizim öncelikle kendi durumumuzu, halifesiz, başsız bir ceset görüntümüzü konuşmamız ve çare üretmemiz gerekir. O tür bir sözün ilmi bir dayanağı yoktur. Öyle bir Yahudi ve Hristiyan da yoktur zaten.
Bunlar korku filmi sahneleri gibi yazılmış senaryolardır. Bu ümmetin ilk mübarek neslini böyle şeylere alet etmek hiçbir şekilde kabul edilemez. Şakasının bile yapılması mümkün değildir. Ümmetimizin büyüklerinin yıpratılmasının kimin yararına olduğuna dikkat edin lütfen. Girmeyin bu tür tartışmalara, çevrenizi saran afetlere baksanız daha iyi olmaz mı?
cihad konusundaki diğer fetvalar
Cevabımızda, Türkiye'deki müminler için farzı ayın olmayacağını söyledik. Ve öyledir. Zira Suriye'deki kardeşlerimizin durumu ortadadır. Onlar için farz-ı ayın olmuştur. Onlar da ellerinden geleni yapmaktadırlar.
Cihat, bir müminin, Allah'ın dini için yapabileceğini yapması demektir. Eşine karşı onu iffetli tutması yapabileceklerinden sadece biridir. O bölüm de cihadının bir bölümü olabilir sadece. Bugün dünya hayatı kadının gücü üzerinden sürdürülüyor diyebileceğimiz kadar büyük kadın konuları vardır. Hayatı İslamlaştırmak gibi bir derdimiz bulunduğuna göre kadının İslam'a ses verecek, destek olacak her hareketi cihadıdır. Hele hele nesil yetiştirmek muazzam bir cihattır onun için.
Oradaki şartları, mecburiyetleri oradaki mü'min kardeşlere ve onları idare eden ulemaya bırakmak gerekir. Rahat ortamlarımızdan yön vermemiz makul değildir.
Oradaki durumun vahameti ve orada bulunanların neticesinde şehadet bile bulanan bir görev üslenmeleri konusunda tereddüdümüz yoktur. Ne var ki, buradan oraya gitmeye ne kadar hacet vardır, burası oradan daha mı iyidir gibi endişeler hakkında mütereddidiz. Temenni ederim kardeşiniz Allah'ın razı olacağı bir iş yapmış olur. Gençlerin söz dinlemeleri zor oluyor. Sözleri bir ucundan dinleyip karar veriyorlar. Oradaki durum ortada ama buradan oraya gitmek ne kadar işe yarayacak bilemiyorum. Sabredin, dua edin.
Cihat hayatı Allah'a teslim etmek demektir. Bugünkü cihadınız kendinizi yetiştirmek ise yarınki cihadınızın ne olacağı o zaman belli olacaktır. Tamam çocuk yetiştirmek iyi bir fikir ama o anda siz ve gündeminiz ne olacak belli değildir. En güzel planınız, yarının her şeyine hazır olmak olmalıdır. Yarın karşınıza bin bir çiçeği ile çıkacak bir dünyaya siz sadece çocuk yetiştirmek ve mal infak etmek üzere hazırlanırsanız ayazda kalırsınız. Daha gerçekçi ve daha geniş düşünmeye bakınız. Allah yardımcınız olsun.
Cihat, Allah'ın adını yüceltmek demektir. Ne ile nasıl ve nerede yüceltilecekse onu yapmak cihattır. Cihadı bu şekilde anlayabilirsiniz.