İslami Delil
Aramaya dön
Fetva

Fetva Meclisi

Soru

Tefsir kitaplarının büyük âlimi Taberî’nin Şii olduğu söyleniyor doğru mudur, doğru ise kitabı okunur mu?

Cevap

İbni Cerir et-Taberî bu ümmetin büyük âlimlerinden imamlarından biridir. Müfessirlerin piridir. Tefsiri de tefsirlerin imamı gibidir. Onun adının “Şii” olarak anılması basit bir iftira cümlesinden öteye gidemez. Ali radıyallahu anhı anlatan özel bir kitap yazmış olmasından yola çıkılarak böyle bir söz söylenmiştir. Bu iddia için boş bir söz, kuru bir iftira, iz bile bırakmaz bir çamur dememiz yeterlidir. Allah Teâlâ ona rahmet etsin.
Orijinal kaynak

Benzer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Bu saydıkların bir hoca ile okunmadıkça bilgi birikimi bile oluşturmayabilir kaldı ki yan etkisi de söz konusu olur. Tefsir olarak size Mahmut Toptaş hocanın ŞİFA TEFSİRİ yeterli olur. Allah yardımcınız olsun.

Hocam kitap okumayı ve incelemeyi seven biriyim. Az çok Arapçam da var. Yani Kur
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Selamünaleyküm. Tahavi şerhi selefi akidesini izah bakımından, Nesefî ise kelam ağırlıklı akidevi izah bakımından önemli eserlerdir. Her ikisi de kütüphanede bulunması gereken ağır kitaplardır. Onları Arapça aslından okuyacak düzeyde alt yapısı olmayan biri için bu eserler sadece zihin karıştırmaya yarayabilir. Eserler ağırdır. Fizilali’l-Kuran bir dava kitabı olarak okunabilir, okunmalıdır. Tefsir olarak da İbni Kesir önemli bir kaynaktır. Taberî ise alimler düzeyinde bir tefsirdir. Siz, kendi seviyenize göre bir eser okumalısınız.

İbn Ebi'l-İzz'in Tahâvî Şerhinin okunmasında bir sakınca var mı, yoksa Ömer Nese
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Ebu’l-Ferec İbnu’l-Cevzi rahmetullahi aleyh, ümmetimizin derin âlimlerinden ve davette iyi işler yapmış isimlerinden biridir. Bu tefsirinin el-Muğni isimli başka bir tefsirinin özeti olduğu söylenir. Bilebildiğimiz kadarı ile Zadü’l-Mesir, muhtevası ile dolu dolu bir tefsirdir. Tefsir anında Kur'an ilimlerinin gerektirdiği konulara temas etmesi artı bir meziyetidir. Geniş tartışmalı konulara girmeden iyi bir Kur'an tefsiri okumak isteyen için pek güzel bir tefsirdir. Maalesef zikrettiği hadislerden bir bölümü, hadis ilmi açısından söz götürür hadisler olduğu için tefsiri tenkit edilmiştir. Zikrettiği kıssalar arasında tercih yapmayı okuyucuya bırakmış olması da başka bir sorun olabilir. Öyle veya böyle İbnu’l-Cevzi kütüphanelerin direklerindendir, tefsiri de bereketlidir. Arapça olarak anlayabiliyorsanız ve onu tek ses gibi görmeyecekseniz alın okuyun. Allah yardımcınız olsun.

Hocam İbnu’l-Cevzi’nin ZADÜ’L-MESİR isimli tefsiri bir ilahiyat talebesi olarak
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İbni Kesir, ümmetimizin önder alimlerinden biridir. Tefsir, hadis ve tarih ilminde önemli bir yer sahibidir. Bilhassa tefsiri emsalleri arasında çok önemli bir yere sahiptir. İstifade edilebilir ve kaynak olarak gösterilebilir bir kitaptır.

İbni Kesir kimdir; tefsiri var mıdır, ehlisünnet midir?
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İlimle meşgul olmayan biri için ideal tefsir kitabı M. Toptaş hocanın Şifa Tefsiri olabilir. Diğer tefsirler kendilerine göre ağırdır. Peygamberler Tarihi olarak da Asım Köksal’ın eseri okunabilir ama Peygamberler Tarihi'nden pratik şeyler çıkarmak zordur. Tefsir okudunuz mu zaten o tarihin özünü almış olursunuz.

Sizden Kur’an-ı Kerim tefsiri ve Peygamberler Tarihi kitabı tavsiyesi almak isti
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Evet, İbni Teymiye’ye ait bu isimde bir tefsirden söz edilmektedir ancak İbni Teymiye’nin böyle müstakil bir tefsiri olduğuna dair tereddütler vardır.

Hocam İbni Teymiye’nin Tefsir’ül Kebir isimli bir tefsiri var mıdır? Yoksa onun

hz. ali konusundaki diğer fetvalar

FetvaDiyanet Fetva Kurulu

Said Nursi rahmetullahi aleyh bu ümmetin içinde imrenilecek makamlarda biri olarak bulunmakta olduğuna inanıyoruz. Ne değerinin düşürülmesine ne de put haline getirilmesine razı oluruz. O olduğu yerde güzeldir, değerlidir. Belirttiğiniz söz, iman davasına hizmeti itibariyle yaptıklarının takdiri manasında söylenmiş bir söz olarak sarf edildi ise “âmin” demek zorundayız. Daha başka bir maksat ise irdelenmeye değer bir söz olarak bile görmeyiz.

Hocam, Risale-i Nur sohbetinde Tarihçe-i Hayat isimli kitapta geçen bir cümleye
FetvaDiyanet Fetva Kurulu

İhtilaf ve farklılık bu ümmetin kaderidir. Hiçbir zaman bu ümmetin, Kur'an’ımızın ve sahih hadislerimizin çizgisini çizdiği temel konular dışında bir konuda “tek görüşlü, tek bakışlı” bir ümmet olması beklenmeyecektir. Esasen bu denli farklı görüşlerin bulunmasında da bir sıkıntı yoktur. Bu, büyük kâinat projesi ancak pek çok görüşün bir arada olması ile beşer takatınca yürütülebilir büyüklüktedir. Bu sebeple de farklı görüşlere ve farklı bakışlara rahmet nazarı ile bakmamız gerekmektedir. Sorunumuz, içimizde farklı düşüncelerin, mezheplerin olmasında değildir. Sorun, insanların düşüncelerini, mezheplerini dinin konması gereken yere koymalarındadır. Mesela bir kısım mü'minin Ali radıyallahu anhı daha fazla sevmesinde ne sakınca olacak? Sevsinler ve onlar da Şii olarak anılsınlar. Bu kadar basit görebiliriz bunu. Yalnız SADECE ALİ mantığına bürünmüş ve İslam’ın yerine de kendi ekollerini ve kaymalarını oturtmuş bir anlayışı kabul edemeyiz. Buna itirazımız olur. Zira bu anlayış bizi, İslam’ın yerine oturabilir ve onu lağvedebilir bir anlayışı kabule götürür. Bunu kabul edemeyiz, böyle bir mezhebi içimizden çıkmış dinimizi yaşamaya yönelik bir gelişme, gayret anlayışı olarak göremeyiz, görmeyiz. Bu, içimize sızmış bir şeytan projesinden başka bir şey değildir bu takdirde. Anlaşılan odur ki, biz namaz kılıp kılmadığımızla sınanacağımız gibi ihtilafla da sınanacağız. Ana çizgimiz olan Ashab-ı Kiramın çizgisini ne kadar koruyup kolladığımızdan imtihan olacağız. Bin bir mezhep de çıksa biz onlardan biri ile anılsak da neticede, Ashab-ı Kiramın izinde olacağız. Tek kalsak da, çilesini omuzlansak da, bu uğurda dünyayı kaybetsek de izimiz o iz olacaktır. Kendimizi hiçbir şekilde “Müslüman” isminden başka isme izafe ettirmeyeceğiz. Bu, bizim imtihanımızdır. İmtihanımızı da kazanacağız biiznillah. Bunun için varız. Bir düşman belasını bela olarak görürken iç bünyemizi kemirebilecek böyle bir imtihanı yok kabul edemeyiz. Bu ümmet ihtilafla, farklılıkla imtihan olmayı başarmak zorundadır. Ümmetimizin önünde duranlar ihtilaflarla yaşamayı öğretmelidirler, kendileri de örnek olmalıdırlar. Abdesti öğretip abdestin yerine geçebilecek teyemmümü de öğrettikleri gibi bir arada olmanın esas olduğunu ama farklılığa rağmen ümmet olmanın yine mümkün olduğunu da öğretmelidirler. Bunu bilmek ve yaşamak zorundayız. Allah’a emanet olunuz.

Hocam mezheplerle ilgili bir yazınızda “Biz gerek Şiilerle ve gerekse diğer mü’m

Paylaş

XWhatsAppTelegramFacebook
Bu içerikte bir hata mı var? Bize bildirin.

Site deneyimini iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Ayrıntılar için Çerez Politikası.